Kelimeler arşivinde; içinde "krom" olan, toplam 108 tane kelime bulunuyor. İçerisinde krom bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu krom ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında krom olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KROMOARGENTAFFİN, RADYOKROMATOGRAF
FEOKROMOBLASTOM, ORTOPANKROMATİK
HEMOKROMATOZİS, HETEROKROMATİN, KROMATOTROPİZM, LÖKOKROMOTRİHİ, MİKROMANOMETRE
DİPLOKROMOZOM, FEOKROMOBLAST, FEOKROMOSİTOM, KSANTOKROMİYA, MAKROMUTASYON, METAKROMATİZM, MİKROKROMOZOM, MİKROMASTİGOT, MİKROMUTASYON, NONKROMAFİNOM
KROMOTROPİZM, AKROMELANİZM, FOTOKROMOJEN, HEMOKROMATOZ, KROMATOGRAFİ, KROMATOLİZİS, KROMOPROTEİN, KROMOSENTRUM, MAKROMİNERAL, MAKROMOLEKÜL, MONOKROMATİK, MONOKROMATÖR, OLİGOKROMEMİ, ORTOKROMATİK
AKROMATOPSİ, AKROMOTRİHİ, DİKROMATİZM, FOTOKROMİZM, HETEROKROMİ, İZOKROMOZOM, KROMATOGRAM, KROMOİZOMER, METAKROMASİ, METAKROMAZİ, NORMOKROMİK, PANKROMATİK, POLİKROMAZİ, SİTOKROMLAR, TRİKROMATİK
AKROMEGALİ, KROMATOFOR, KROMOPLAST, MİKROMETRE, ANİZOKROMİ, HEMATOKROM, HİPOKROMİK, KROMAKALİM, KROMATOFİL, KROMOBLAST, KROMOJENİK, KROMOZOMİN, MİKROMASTİ, ÖYKROMATİN
AKROMATİK, AKROMATİN, KROMOSFER, MAKROMELİ, SİNEKROMİ, ADENOKROM, AKROMATOZ, AKROMELİK, AKROMİYON, FERROKROM, KROMİDYUM, KROMOFOBİ, KROMONEMA, MİKROMELİ, ÖKROMATİN
KROMATİK, KROMATİN, KROMATİT, KROMOZOM, FİKOKROM, FİTOKROM, KROMAFİN, KROMATİD, KROMOFOB, KROMOFOR, KROMOJEN, KROMOMER, KROMOSİT, LİPOKROM, MAKROMER, MİKROMER, MİYOKROM, SİTOKROM
MAKROME, FEOKROM, LİOKROM, ÜROKROM
KROMAJ, KROMLU, KROMEL, KROMİT, KROMSU, NİKROM
KROME, KROMA
KROM
KROM
Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr). Bu elementten yapılmış.
ORTOPANKROMATİK
Duyarkatı ortopankromatik olan film.
METAKROMATİZM
Bir dokunun çeşitli ögelerinin aynı boyayla değişik renklerde boyanma niteliği göstermesi, metakromazi. Metakromazi.
DİPLOKROMOZOM
Sentromerin bölünmemesi ve yavru kromozomların birbirinden ayrılamamasıyla oluşan, duplikasyon geçirmiş, dört kromatit kapsayan anormal bir kromozom.
MAKROMUTASYON
Çeşitli karakterlerin bir arada ve aynı anda mutasyonu.
LÖKOKROMOTRİHİ
Şiddetli deri tahribatı olan yerlerde veya işaretleme amacıyla yapılan deri yanık yerlerinde pigment yapan hücrelerin parçalanması nedeniyle, iyileşmelerden sonra renksiz kıllı, açık gri veya beyaz lekelerin oluşması, akromotrihi.
HETEROKROMATİN
İnterfaz çekirdeğinde aşırı yoğunlaşma gösteren tekrarlanan DNA dizilerinden oluşmuş kromatin. Replikasyonu daha geç olur ve transkripsiyon bakımından faal değildir. Bu segmentler konstitütif heterokromatin olarak adlandırılır. Ayrıca farklı gelişme safhalarında yoğunlaşma gösteren ve dağılmış hâlde bulunanı ise fakültatif heterokromatin olarak adlandırılır. Örneğin memeli dişilerindeki faal olmayan X kromozomu. Çekirdekte kromatinin koyu görünen kısmı. Genç hücrelerle çok çalışan sinir hücrelerinde bu madde az bulunur. Transkripsiyon etkinliğinin az olduğu veya genomun etkisiz kısımlarını gösterir. Kromozomun, çokça nukleik asit depo eden ve sitoplazma ve çekirdekdeki nukleik asit metabolizmasını kontrol eden bölgesi. Bu bölge dinlenme halinde çekirdekte boyayı çok emen ve koyu renkli görülen kromatin bölgesidir.
KROMOARGENTAFFİN
Bikromatlar ve gümüş nitratlarla boyanma. Kromoarjentaffin.
RADYOKROMATOGRAF
Bir karışımın çeşitli bileşenlerinin etkinlik eğrisini, kromatografi yöntemiyle, ışınım bulucusu önünden geçen bir şerit üzerine çizmeye yarayan aygıt.
HEMOKROMATOZİS
Vücutta fazla miktarda demir emilimi sonucu oluşan ve dokularda hemosiderin benzeri bir pigmentin aşırı derecede birikimiyle belirgin, ender rastlanan bir metabolizma hastalığı, aşırı demir yükü hastalığı.
FEOKROMOBLAST
Kromafin hücrelerine dönüşen embriyololojik yapı.
KROMATOTROPİZM
Belli bir renkten oluşan uyartıya cevap olarak organizmanın oryantasyonu.
FEOKROMOSİTOM
Böbrek üstü bezinin medullasındaki veya sempatik paragangliyonlardaki kromaffin hücrelerden köken alan, loplu ve kapsüllü, çoğunlukla sığır ve köpeklerde görülen, genellikle tek taraflı iyicil tümör, feokromoblastom, meduller kromafinom, meduller paragangliom, kromafin hücre tümörü.
KSANTOKROMİYA
Deri ve omurilik sıvısının sarımsı renkte boyanması, sararma veya deri sarılığı.
MİKROMANOMETRE
Basınçlar arasındaki küçük farkların ölçülmesinde kullanılan bir manometre.
FEOKROMOBLASTOM
Feokromositom.
Bu bölümde tanımı içerisinde KROM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AEROSOL
Gaz içerisinde dağılmış ve gazla sarılmış 10 mikrometreden daha küçük çaplı sıvı veya katı parçacıklarından oluşan çok fazlı sistem. Uygun bir çözücüde çözdürülmüş etken maddeyle itici gazdan oluşan ve aletle çevreye püskürtüldüğü zaman küçük tanecikler hâlinde yayılan ilaç.
RENKSEMEZ
Beyaz ışığı çözümlemeden veren, akromatik. Hücrede boyayı kabul etmeyen.
KROMLU
Birleşiminde krom bulunan.
HAPLOİT
Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom takımı.
KROMATİK
Renkser. Kromozomlarla ilgili. Yarım tonlardan oluşan (ses dizisi).
RENKSER
Renklerle ilgili olan, kromatik.
KROME
Kromdan yapılmış veya kromla kaplanmış.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
KROMOZOM
Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.
KALITIM
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.
DİPLOİT
İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma.
KROMOPLAST
Değişik renkler taşıyan kromatofor.
KLOROPLAST
Yeşil bitkilerde hücrelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast.
KROMAJ
Metal yüzeyleri kromla kaplama işlemi. Bu işlemle kaplanmış yer.
ROZET
Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.
GENOM
Gametlerde bulunan kromozomlar.
KROMATİT
Bir kromozomun uzunlamasına iki yarısından her biri.
LİNİN
Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapı.
MİKRON
Bir metrenin milyonda biri, milimetrenin binde biri, mikrometre.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.