Kelimeler arşivi içinde; başında "kron" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. kron ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kron ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kron olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KRONOAMPEROMETRİ, KRONOFARMAKOLOJİ
KRONİKLEŞMEK
KRONİKÇİLİK, KRONİKLEŞME
KRONESTEZİ, KRONOLOJİK, KRONOMETRE
KRONOGRAF, KRONOLOJİ
KRONAKSİ, KRONERJİ, KRONİKÇİ
KRONİK
KRON
KRON
Danimarka, Estonya, İsveç, İzlanda Norveç ve Slovakya'nın para birimi.
KRONAKSİ
Bir elektrik akımının bir sinir veya kasla uyarım oluşturabilmesi için gereken kısa süre.
KRONOLOJİK
Zaman bilimsel.
KRONİKÇİLİK
Kronikçinin yaptığı iş.
KRONİKLEŞMEK
Kronik bir durum almak.
KRONİKLEŞME
Kronikleşmek işi.
KRONİKÇİ
Kronik yazan kimse.
KRONİK
Süreğen. Uzun süredir bir çözüm getirilmemiş. Olayların birbiri ardınca sıra ile yazıldığı tarih, vakayiname.
KRONOGRAF
Süreyazar.
KRONOAMPEROMETRİ
Çalışma elektrot potansiyelinin ani olarak değiştirilip uygulanan sabit potansiyelde (normal polorografide plato bölgesi) akım değişiminin zamana karşı ölçüldüğü ve akım-zaman ilişkisinin gözlendiği bir elektroanalitik teknik. Ölçümler milisaniye mertebesinde yapılır. Kinetik amaçlı kullanılır.
KRONERJİ
İlaç etkinliğinin kronokinetik ve kronestezik değişmelerden ileri gelen topluca değişimi için kullanılan deyim.
KRONOLOJİ
Zaman bilimi. Zaman dizini.
KRONOFARMAKOLOJİ
İlaç etkisinin gün içi ritme göre değişmesini inceleyen farmakoloji alt dalı.
KRONOMETRE
Süreölçer.
KRONESTEZİ
Biyolojik bir sistemin ilaca duyarlılığının gün içi ritme göre değişimi için kullanılan terim.
Bu bölümde tanımı içerisinde KRON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTRALİN
Sedef hastalığı ve kronik deri yangılarının tedavisinde kullanılan hiperplastik epidermiste DNA sentezini ve mitotik aktiviteyi engelleyerek etki gösteren antrakuinon türevi bileşik.
ASENKRON
Uyumsuz, senkron, eş zaman karşıtı.
MİKROMETRE
Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop vb. optik aletlerle incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan alet. Mikron. Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan alet.
SÜREÖLÇER
Belirli bir işin, işlemin, yarışmanın veya teknik alanda belli bir işin kısa süresini ölçmek amacıyla kullanılan alet, kronometre.
APİOSOMA
Silindirik, konik veya ayaklı kupa biçiminde vücuda sahip, serbest yüzeyinde oldukça az sayıda kirpik bulunan, üçgen, yuvarlak veya yumurta biçiminde makronükleusa sahip silli bir protozoon cinsi.
VAKAYİNAME
Günü gününe yazılmış olayları içine alan eser, kronik.
ALKAPTONÜRİ
İnsan ve orangutanlarda fenilalanin-trozin metabolizmasındaki bozukluktan kaynaklanan, alkapton ve oksidasyon ürünlerinin idrarla atılmaları, idrarın koyu renkli oluşu, eklem yangısı, kıkırdak ve ligamentlerin kahverengi-sarı renkteki görünümüyle belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal hastalık, okronozis.
ASTEATOZİS
Deride yağ salgısının azlığı veya yokluğu sonucu derinin kuru ve kabuklu görünümü. İç ve dış parazitozlar, kronik enfeksiyonlar gibi uzun süren hastalıklarda yağ bezlerinin etkinliklerinin azalması sonucu ortaya çıkar.
AZOTEMİ
Kanda üre ve benzerleri azotlu bileşiklerin aşırı miktarda artışı. Akut ve kronik böbrek yetmezliği, şok, idrar yollarında tıkanma, kalp yetmezliği ve böbreklerin perfüzyon yetmezliği gibi nedenlerle kanda üre, ürik asit, kreatinin gibi azot içeren bileşiklerin bulunmasıyla belirgin biyokimyasal bozukluk, üremi.
ANJİYOPATİ
Atardamar, toplardamar ve kılcal damarlar dâhil olmak üzere kan damarlarındaki patolojik değişimlerin genel adı. Özellikle kronik şeker hastalığında görülür.
ARJİRİ
Deri, konjonktiva ve benzerleri dokularda kronik gümüş zehirlenmesi sonucunda oluşan kalıcı gri renk değişimi.
SENKRON
Eş zaman, asenkron karşıtı.
MİLİMİKRON
Bir mikronun binde biri (m).
BİZMUTOZİS
İshal, anüri, ağız ve deri yangısıyla belirgin kronik bizmut zehirlenmesi.
SÜREYAZAR
Belirli bir işin kısa süresini çizerek belirleyen araç, kronograf.
ASBESTOZİS
İnce asbest tozlarının veya liflerinin solunum yoluyla alınması ve akciğerde birikmesiyle oluşan, yaygın granülomlu fibroz bağ doku artışı, amfizem, plöra mezoteliomu ve bronşektaziyle belirgin kronik seyirli, insanlarda görülen akciğer hastalığı. Hayvanlarda da benzer akciğer lezyonları bildirilmiş olmakla birlikte, mezoteliomlarla asbestozis arasında insanlardakine benzer tarzda yakın bir ilişki kurulamamıştır.
AFLATOKSİKOZİS
İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.
UYUMSUZ
Uyumu olmayan, ahenksiz, imtizaçsız. Eş zamanlı olmayan, başlama ve bitme anları başka olan (olaylar), asenkron.
AKTİNOMİKOZİS
Sığırlarda, seyrek olarak atlarda, domuzlarda, koyunlarda, köpeklerde ve insanlarda, yüz kemiklerinde, özellikle de alt ve üst çene kemiklerinde, granülomlu yangıyla belirgin, Actinomyces bovis, tarafından oluşturulan, bulaşıcı, kronik seyirli bakteriyel hastalık, Halk dilinde kel yara, hanazir, domuzbaşı.
SÜREĞEN
Ne kadar süreceği belli olmaksızın sürüp giden, müzmin, kronik. Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık), müzmin, kronik, akut karşıtı. Uzun zamandan beri süren, müzmin, kronik.