Kelimeler arşivinde; içinde "kros" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kros bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kros ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kros olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİKROSPORANGİYUM, MAKROSPORANGİYUM
MİKROSPORİDİYAL
MAKROSPOROZOİT, ÜLTRAMİKROSKOP, MAKROSİMBİYONT, DİKROSÖLİYOZİS
BİYOMİKROSKOP, MAKROSPOROFOR, MAKROSPOROFİL, MOTOKROSÇULUK, MİKROSPOROSİT, MİKROSPOROFİL, MİKROSPORİDAN
MİKROSATELİT, MİKROSEFALİK, MİKROSKUAMOS, MAKROSİTOZİS, AMİKROSKOPİK
MİKROSMATİK, MİKROSİLYUM, MİKROSPORUM, MİKROSEFALİ, NEKROSPERMİ, MİKROSİKLİK, MAKROSİTEMİ, AKROSİYANOZ, MİKROSKOBİK, KROSİNGOVER, MİKROSİNEMA, MAKROSKOBİK
MAKROSKOPİ, MİKROSEFAL, NEKROSKOPİ, NEKROSİTOZ, MOTOKROSÇU, MİKROSTOMİ, MİKROSKOPİ, MAKROSEFAL, MAKROSİTER
MİKROSKOP, MAKROSPOR, MİKROSPOR, MİKROSOMİ
MAKROSİT, AKROSTİŞ, MOTOKROS
AKROS
KROS
KROS
Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılmış olan koşu.
BİYOMİKROSKOP
Kendine özgü bir ışık ile kullanılan çift göz mercekli mikroskop.
MİKROSPOROFİL
Üzerinde mikrosporangiyumun geliştiği küçük yaprak ya da yaprak şeklindeki yapı. Tohumsuz bitkilerde bir tek damarlı doku şeridi içeren küçük bir yaprak.
MİKROSPORİDİYAL
Mikrosporidiyalara ait veya mikrosporidiyaların neden olduğu.
MAKROSPOROZOİT
Hücre bölünmesi ile oluşan ürünler arasındaki birleşmenin yapıldığı büyük sporozoit.
MAKROSİMBİYONT
Ortak yaşayan iki organizmadan büyük olanı.
ÜLTRAMİKROSKOP
Işık mikroskobu ile görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesini sağlayan optik alet. Bayağı mikroskopda görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesine yardım eden bir optik alet.
MAKROSPOROFOR
Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı. Yapraksı megasporofil. Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı.
MOTOKROSÇULUK
Motokrosçu olma durumu.
MAKROSPORANGİYUM
Megaspor meydana getiren sporangiyum, megasporangiyum.
DİKROSÖLİYOZİS
Dicrocoelium cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. Hayvanlarda ve insanlarda safra kanallarında veya kesesinde parazitlenen Dicrocoelium dendriticum'un metaserkerleriyle enfekte karıncaların veya bu karıncalarla bulaşık yeşilliklerin yenilmesi sonucunda oluşan enfeksiyon.
MİKROSPORANGİYUM
Mikrosporlar kapsayan sporangiyum. Polen kesesi.
MAKROSPOROFİL
Makrosporangiyumları taşıyan yapı, megasporofil.
MİKROSPOROSİT
Mayoz geçirerek haploit mikrosporu veren mikrospor ana hücresi.
MİKROSPORİDAN
Microspora şubesinde bulunan herhangi bir protozoon. Microspora şubesine ait. Mikrosporidiyan.
MİKROSATELİT
DNA'nın çok kısa olan zinciri olup yüksek derecede polimorfiktir ve akrabalık analizleri için ideal bir markırdır.
Bu bölümde tanımı içerisinde KROS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİKROP
Mikroskopla görülebilen, çürümeye, mayalanmaya ve hastalıklara yol açan bir hücreli canlı. Kendisinden kötülük ve zarar gelen kimse.
MİKROSKOBİK
Mikroskopla görülebilecek kadar küçük olan.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
MİKROCERRAHİ
Mikroskop altında çok özel araçlarla yapılmış olan ameliyat.
BAKTERİYOSKOPİ
Bakterilerin mikroskopla incelenmesi işlemi.
MUVAŞŞAH
Akrostiş.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
HAŞLAMLILAR
Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.
LAM
Mikroskopta incelenecek maddelerin üzerine konulduğu dar, uzun cam parçası. Dar, çok ince metal parça.
BİYOPSİ
Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.
MİKROSİNEMA
Mikroskopla görülebilecek nesnelerin görüntülerini tespit etmekle uğraşan sinema kolu.
MİKROLİT
Bazı taşların yapısında bulunan, prizma biçiminde ve mikroskopla görülebilen billurlar.
LAMEL
Mikroskopla yapılmış olan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası. Çok ince tabaka.
MİKROMETRE
Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop vb. optik aletlerle incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan alet. Mikron. Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan alet.
NANOTEKNOLOJİ
Maddenin atomik veya moleküler boyutta işlenerek mikroskobik boyutta ürünlerin üretilmesi yöntemi.
METALOGRAFİ
Maden, alaşım ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini ve billurlaşma özelliklerini mikroskopla inceleyerek çözümünü yapan bilim kolu.
OBJEKTİF
Nesnel, subjektif karşıtı. Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerde cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek veya mercek sistemi.
MİKROORGANİZMA
Mikroskopla görülebilen organizma.
HAYVANCIK
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan. Hayvancağız.
MANTAR
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.