Kelimeler arşivinde; içinde "kos" olan, toplam 147 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kos bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kos ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kos olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BRONKOSPAZMOLİTİK, SARKOSPORİDİYOZİS
DİSKOSPONDİLİTİS, LÖKOSİTOZOONOZİS
GLİKOSEREBROSİT, GLUKOSEREBROSİT
KORTİKOSTEROİT
EYKOSANOİTLER, KORTİKOSTERON, PSİKOSTİMÜLAN
KOSTAKLANMAK, DOLİKOSEFALE, FAKOSİSTİTİS, GLİKOSİNOLAT, KOSAANAHTARI, KOSKOSLANMAK, KOSPAKLANMAK, LÖKOSİTOPENİ, ONKOSERKOZİS, PSİKOSOMATİK, TORAKOSENTEZ
DOLİKOSEFAL, KOSTAKLANMA, KOSTÜMCÜLÜK, BRONKOSKOPİ, BRONKOSPAZM, FURKOSERKER, GLİKOSTATİK, KOSKOSLAMAK, LÖKOSİTOZİS, MUKOSERVİKS, SERKOSİSTİS, SUBKOSTALJİ, TORAKOSTOMİ
ÇEKOSLOVAK, TRİKOSEFAL, VARDAKOSTA, ARKOSOLYUM, BRONKOSKOP, FİYASKOSUZ, GRAMATİKOS, KOSAÇEKİCİ, KOSKOCAMAN, KOSLETLEME, KOSTEKTOMİ, LÖKOSİTÜRİ, MİKOSTERİN, MİKOSTEROL, ONKOSERKOM, PREKOSİYAL, TİLMİKOSİN, VARİKOSİTE
KOSTÜMLÜK, EKOSANDIR, EKOSİSTEM, EKOSONDER, KOSALTILI, KOSLANMAK, KOSTANDİL, KOSTATOMİ, KOSTETMEK, KOSTÜMSÜZ, LEUKOSKOP, LÖKOSİDİN, LÖKOSİTOZ, LÖKOSİYAN, PİNAKOSİT, RİZİKOSUZ, TRİKOSİST, VARİKOSEL
ASKOSPOR, KOSTÜMCÜ, KOSTÜMLÜ, KALKOSİN, KALKOSİT, KOSALMAK, KOSKOSLU, KOSLAMAK, KOSTAKLI, KOSTALAK, KOSTALİS, KOSTATOM, KOSTİYAZ, KOSULMAK, NARKOSAN, ONKOSFER, RİNKOSÖL, STİKOSOM
KOSİNÜS, KOSKOCA, MAKOSEN, EKOSFER, KOSALAK, KOSDERE, KOSENGİ, LÖKOSİT, MARAKOS, MUKOSEL, ONKOSİT
FİSKOS, KOSTAK, KOSTER, KOSTİK, KOSTÜM, CAMKOS, KOSBAK, KOSBİR, KOSDAK, KOSDEN, KOSDİK, KOSELE, KOSERE, KOSKOÇ, KOSKON, KOSKOS, KOSMAK, KOSMEK, KOSNAK, KOSOVA, KOSPAK, KOSPİS, KOSSAK, KOSTEK, KOSTİL, KOSÜRE
EKOSE, HAKOS, KOSAF, KOSAK, KOSAT, KOSGA, KOSKA, KOSOT, KOSSO, KOSTA, KOSTO, KOSTÜ, KOSUK, KOSUR, ONKOS
KOSA, AKOS, KOSE, KOSI, KOSİ, KOSU
KOS
KOS
Yara üstündeki kabuk. Üzüm bağı. Ceviz. Sokak kapısının arkasına vurulan ağaç dayak. Davar ağılı. Kapı arkalarına yapılan ağaç sürgü. Yara kabuğu.
PSİKOSTİMÜLAN
Merkezi sinir sistemindeki nöronları doğrudan veya disinhibisyon suretiyle uyaran ilaçların bir grubu.
GLİKOSİNOLAT
Kolza tohumunda bulunan, tiroit bezinin fonksiyonlarını bozan hardal yağı glikozitleri.
GLİKOSEREBROSİT
Serebrosit.
EYKOSANOİTLER
Arakidonik asit ve bundan türeyen prostaglandin, tromboksan, lökotrienler gibi maddelere verilen genel ad.
KOSTAKLANMAK
Zarif, kibar görünmeye çalışmak, çalım satmak, gösteriş yapmak.
DOLİKOSEFALE
Başın önden arkaya en uzun çapı.
KORTİKOSTERON
Glukokortikoitler. Mineralokortikoitler.
GLUKOSEREBROSİT
Glikoz şekeri içeren serebrosit. Gaucher hastalığında beyinde birikir.
KOSAANAHTARI
Kosayı söküp takmak için kullanılan araç. (Kemalpaşa İzmir).
KORTİKOSTEROİT
Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan steroit hormonlardan herhangi biri. Böbrek üstü bezi kabuğu tarafından salgılanan, birçok organ ve hücrenin fonksiyonu üzerine önemli etkileri olan 21 karbonlu steroit yapıdaki kortizol ve aldosteron gibi hormonlar ve bunlarla aynı yapıda üretilen benzerleri. Glukokortikoitler ve mineralokortikoitler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Herpesvirüsler gibi latent virüslerin yeniden aktivasyonuna neden olurlar.
LÖKOSİTOZOONOZİS
Evcil ve yabani ördek ve kazlarda Leucocytozoon simondi'nin neden olduğu Simulium türü sinekler tarafından taşınan hastalık.
FAKOSİSTİTİS
Göz merceği kapsülasının yangısı.
BRONKOSPAZMOLİTİK
Bronşlardaki spazmı çözen ilaç.
DİSKOSPONDİLİTİS
Omurlar arası diskin komşu omurlardaki osteomiyelitisle birlikte seyreden yangısı. Bakteriler, travma, mantarlar ve hareket eden yabancı cisimlere bağlı olarak biçimlenir.
SARKOSPORİDİYOZİS
Sarkokistozis.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
MUAZZAM
Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman. Alışılmışın sınırlarını aşan. Güçlü, önemli.
ACISU
Maden suyu. İçmeye elverişli olmıyan tuzlu, kireçli, kükürtlü su. Deniz kenarından kaynıyarak çıkan tuzlu su. Çıban, sivilce ve yanığın içindeki sarı su, iltihap. Sabunlaşma sonunda kalan kostik suyu. Karın ağrısına iyi gelen kekik veya filiskin (Mentha silvestris) suyu. Eskiden firengiye ilâç olarak kullanılan ve iyodür dö sodyumla yapılan bir ilâç. Rakı. Madensuyu. Orta derecede tuzluluğu olan su. Ankara ilinde, Beypazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Denizli şehri, Sarayköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli şehri, Derbent bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Asarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sinop şehrinde, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ili, İğdir nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon şehrinde, Akçaabat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AGRANÜLOSİT
Sitoplâzmasında granülleri olmayan lökosit. Örnek: Lenfosit, monosit. Taneciksiz akyuvarlar.
AGRONÜLOSİT
Stoplazmasında granülleri bulunmayan lökosit.
KOSTÜMCÜ
Kostüm diken, hazırlayan veya satan kimse.
BEDAV
Koskoca, çok büyük.
BİYOENERJİK
Bir ekosistem içerisindeki enerji akımı.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
KOSTÜMLÜ
Kostüm giymiş olan. Alışılmış ve günlük giysilerin dışında bazı özel giysiler giyilen.
ASKUS
Askomisetlerde bulunan ve askosporlar içeren kese benzeri yapı.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.
ÇEKOSLOVAK
Çekoslovakya'da yaşayan kimse.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
KOSTÜMLÜK
Kostüm yapmaya elverişli.
BİYOENERJETİK
Bir ekosistemde enerji akışı. Canlı organizmalarda enerji değişmelerinin incelenmesi. Canlı hücrelerde enerjinin açığa çıkması, dönüşümü, depolanması ve kullanılmasını inceleyen enerji bilimi.
BİYODEĞİŞİM
Mikroorganizmaların büyümesinin sebep olduğu organik madde değişikliği. Cinsler, türler ve ekosistemler bakımından belli bir alandaki canlıların değişim ve sapmalar göstermesi.
KOSTAKLANMA
Kostaklanmak işi.
ABOVVA
Kınama ünlemi: Abovva, koskoca adam küçük bir işi yapamadı.
KOSTÜMCÜLÜK
Kostümcünün yaptığı iş.