Kelimeler arşivinde; içinde "koş" olan, toplam 147 tane kelime bulunuyor. İçerisinde koş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu koş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında koş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOŞULLANDIRILMAK
KOŞULLANDIRILMA
ÇAMURKOŞARLARI, KOŞULLANDIRMAK, KOŞUTLAŞTIRMAK
KOŞULLANDIRMA, KOŞTURABİLMEK, KOŞUTLAŞTIRMA
KOŞTURABİLME
KOŞTURULMAK, KOŞULLANMAK, KOŞUŞTURMAK, HASIRKOŞMAK, İKİLKOŞULLU, KOŞARGİLLER, KOŞAŞTIRMAK, KOŞULSUZLUK, KOŞUTKIYILI, KOŞUTTARTIM, TORAKOŞİZİS, YUKARIKOŞMA
KOŞTURULMA, KOŞULLAMAK, KOŞULLANMA, KOŞUŞTURMA, KAKOŞLAMAK, KOŞABİLMEK, KOŞAĞIRMAK, KOŞAMLAMAK, KOŞATLAMAK, KOŞMAPINAR, KOŞMARKELE, KOŞTURMACA, KOŞTURTMAK, KOŞUBOĞAZI, KOŞUKLAŞIM, KOŞUKSAMAK, KOŞUKTEKİN, KOŞULLANIŞ, KOŞULLULUK, KOŞUMCULUK, KOŞUTÇULUK, KOŞUTYÜZLÜ, KOŞUVERMEK
KOŞAMLAMA, KOŞTURMAK, KOŞUCULUK, KOŞULLAMA, KOŞABİLME, KOŞALAMAK, KOŞAPINAR, KOŞATLAMA, KOŞİNİLİN, KOŞTIRMAK, KOŞTURTMA, KOŞUKLAMA, KOŞUTDERE, KOŞUVERME
KOŞTURMA, KOŞULMAK, KOŞULSUZ, KOŞUŞMAK, KOŞUTLUK, AKKOŞNİL, KOŞAÇLIK, KOŞANMAK, KOŞARLAR, KOŞARMAK, KOŞINMAK, KOŞLAMAK, KOŞUKHAN, KOŞULLAR, KOŞULLUK, KOŞUNDAŞ, KOŞUYOLU, KUTKOŞUK
KOŞALIK, KOŞALTI, KOŞMACA, KOŞULLU, KOŞULMA, KOŞUMCU, KOŞUMLU, KOŞUNTU, KOŞUŞMA, AKKOŞAN, İÇKOŞAK, KOŞAMAK, KOŞAMEY, KOŞİNEL, KOŞLAMA, KOŞUKÇU, KOŞUKLU, KOŞULUK, KOŞUTAÇ, KOŞUTÇU, ÖNKOŞUL
KOŞMAK, KOŞNİL, KOŞUCU, ÇARKOŞ, KANKOŞ, KOŞACA, KOŞAMA, KOŞANA, KOŞANE, KOŞENÇ, KOŞERA, KOŞGAK, KOŞKER, KOŞKOŞ, KOŞKOZ, KOŞKUŞ, KOŞMAR, KOŞNAK, KOŞŞEK, KOŞTAŞ, KOŞULU, YANKOŞ
KOŞAÇ, KOŞAM, KOŞİN, KOŞMA, KOŞUK, KOŞUL, KOŞUM, KOŞUN, KOŞUT, KOKOŞ, KOŞAF, KOŞAK, KOŞAL, KOŞAN, KOŞAR, KOŞAT, KOŞER, KOŞĞA, KOŞKU, KOŞNİ, KOŞNU
KOŞU, KOŞA, KOŞE, KOŞG, KOŞK, KOŞT
KOŞ
KOŞ
Eğerde kuyruğun altından geçirilen kayış parçası. Av tüfeği, çifte. Semerlerin ucundaki urgan bağlamağa yarayan çapraz ağaç. (Güdül Ankara).
KOŞULLANDIRMA
Şartlandırma.
KOŞUTLAŞTIRMAK
Birine koşut duruma getirmek, paralelleştirmek.
KOŞULLANDIRILMA
Şartlandırılma.
KOŞTURULMAK
Koşma işi yaptırılmak.
KOŞTURABİLME
Koşturabilmek işi.
HASIRKOŞMAK
Hasır tezgâhını hazırlamak. (Yassıören Senirkent Isparta).
KOŞULLANMAK
Şartlanmak.
KOŞUTLAŞTIRMA
Koşutlaştırmak işi.
ÇAMURKOŞARLARI
(Limicolae),gibi familyaları vardır.
İKİLKOŞULLU
Verdien p, q önermeleri için, doğruluk değerleri aşağıdaki çizelgeyle verilen ve p simgelerinden biriyle gösterilen bileşik önerme :Anlamdaş. eşdeğerlik.
KOŞUŞTURMAK
Bir işi izlemek veya birçok işi yapmak amacıyla sürekli olarak gidip gelmek, koşuşmak.
KOŞULLANDIRILMAK
Şartlandırılmak.
KOŞULLANDIRMAK
Şartlandırmak.
KOŞARGİLLER
Kuşlar (Aves) sınıfının, yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, çamur koşarları (Limicolae) alt takımından, gagaları yay biçiminde, Kuzey Afrika ve Batı Asya çöllerinde yaşayan türlere sahip bir familya. (Cursoriidae),iyi bilinen türüdür.
KOŞTURABİLMEK
Koşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
AVUÇ
Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
ANTİLOP
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ÇAPKIN
Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
BÖLÜNME
Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
ÇIVGAR
Çift sürmekte veya araba çekmekte olan hayvanlara yardımcı olarak koşulan hayvan.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
CİRİT
At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun, cirit oyunu. Bu oyunda atılan değnek.
BOŞANMAK
Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.
ÇAPMAK
Koşturmak. Akın etmek, koşmak.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.