İçinde KOİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "koi" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde koi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu koi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında koi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GLUKOKORTİKOİTLER

15 harfli kelimeler

STROBİLOSERKOİT

12 harfli kelimeler

KOİLOSİTOTİK, PLEROSERKOİT, SİSTİSERKOİT, KOİLOSİTOZİS, KOİLLONYCHİA

11 harfli kelimeler

KORAKOİDEUS, SARKOİDOZİS

10 harfli kelimeler

HİPEREKOİK, PROSERKOİT, TROKOİDEUS, LİSENKOİZM, KRİKOİDEUS, FAKOİDİTİS, KORAKOİDES

9 harfli kelimeler

ANTRAKOİT, KRİKOİDES, HİPOEKOİK

8 harfli kelimeler

HELİKOİD, KONİKOİD, VARİKOİT, KOİLOSİT, FUKOİDİN, TİLAKOİT, HELİKOİT

7 harfli kelimeler

ANEKOİK, SARKOİD, KRİKOİT, DİSKOİT

6 harfli kelimeler

MUKOİT, MUKOİD, KOKOİT, KOİTUS, KOİLİN

5 harfli kelimeler

KOİNE

3 harfli kelimeler

KOİ

Bazı kelimelerin anlamları

KOİ

Kimyasal oksijen ihtiyacı.

PLEROSERKOİT

Bazı şerit cinslerinin ergin döneme yaklaşmış larva biçimi. Proserkoitten gelişen metasestod. Pseudophyllidea takımında bulunan sestodların üçüncü dönem larvası.

KOİLLONYCHİA

Demir eksikliğinden dolayı tırnakların içe bükeylenmesi ve matlaşması. Bazik çimento ile çalışanların parmaklarında oluşan cilt hastalığı.

LİSENKOİZM

Lysenko (1898-1976) tarafından ileri sürülen ve gen kavramını kabul etmeyip kazanılmış karakterlerinin kalıtımına dayanan bir görüş.

STROBİLOSERKOİT

Yalnızca Schistotaenia'larda görülen ve bir bölümü strobilasyona uğrayan sistiserkoid.

HİPEREKOİK

Hiperekojen.

KOİLOSİTOZİS

Sitoplazmasında balonumsu dejenerasyonu andıran tarzda geniş boşluklar içeren ve büzüşmüş çekirdekli koilositlerin varlığı. Genellikle papillomavirüs enfeksiyonlarında epitel hücre katlarında dikkati çeker.

SARKOİDOZİS

İnsanlarda nedeni belirlenememiş, bütün vücudu etkileyen, düğümcüklerle belirgin, granülomlu bir hastalık. Epitelioid makrofajlardan ve az sayıda lenfositten oluşan granülomlar belirgindir. Atlarda kıl dökülmesi, kabuklanma ve pullanmayla belirgin deri yangısı, iştahsızlık, bitkinlik ve egzersiz dayanıksızlığıyla belirgin hastalık.

TROKOİDEUS

Tekerlek gibi, döner.

PROSERKOİT

Genellikle posterior serkomeri bulunan ve coracidiumdan gelişen sestot larvası. Genellikle arka serkomeri bulunan ve korasidyumdan gelişen sestod larvası. Pseudophyllidea takımında bulunan sestodların ikinci dönem larvası.

KRİKOİDEUS

Halkalı, yüzüklü, halka veya yüzük biçiminde olan.

KOİLOSİTOTİK

Koilositozise ait veya onun benzeri olan.

SİSTİSERKOİT

Birçok Cycllophyllidea'da onkosferden gelişen metasestod, serkosistis. Bu larval form genellikle bir kuyruk ve iyi gelişmiş bir skolekse sahiptir. Anoplocephalidae, Davaneidae, Dipylidae ve Hymenolepididae ailesindeki sestodların kuyruklu ikinci larvası. Cysticercus larvaya benzeyen, içerisinde sıvı bulunmayan, arka kısımda bir çıkıntıya sahip sestod larvası.

KORAKOİDEUS

Karga gagasına benzeyen.

GLUKOKORTİKOİTLER

Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, karbohidrat, lipit ve protein metabolizmasında faaliyet gösteren 21 karbonlu steroit hormonlar. Kimyasal olarak androstan ve pregnan türevi olarak bilinen, böbrek üstü bezinin zona fasikülata ve retikülaris bölgelerinde üretilen, önceden doğal yollarla üretilirken günümüzde tamamen sentetik yolla elde edilen, steroit yapıda, şeker, yağ, protein metabolizması üzerine etkili olan ve ayrıca, yangı oluşumunu da önemli oranda engelleyen, kortizol, kortizon ve kortikosteron hormonlarına, kan glikoz düzeyini artırmasından dolayı verilen genel ad. Glikokortikoidler klinikte; ketozis, yangıyla karakterize eklem, tendo, bursa, deri, göz ve kulak hastalıkları, dolaşım şoku gibi hastalıkların tedavisiyle, doğumu teşvik etmek için kullanılırlar.

FAKOİDİTİS

Fakitis.

  -   -   -  

Anlamında KOİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANEKOJEN

Ultrasonografik terminolojide sıvı gibi hiçbir yansıma olmayan yapılarda görülen siyah renkteki görüntü, anekoik.

DLE

Diskoid lupus eritromatozis.

METİLPREDNİZOLON

Sentetik bir glukokortikoit.

PREDNİZON

Glukokortikoitler.

KORTİKOSTERON

Glukokortikoitler. Mineralokortikoitler.

HİPOEKOJEN

Ultrasonografik terminolojide koyu gri renkteki görüntü. Çok az ses dalgasının yansıdığı yumuşak dokularda görülür, hipoekoik.

KLAMİDYA

Kokoit, oval veya yuvarlak biçimde hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz, aside dirençli olmayan, 0, 2-1, 5 nm çapında boyutlara sahip zorunlu hücre içi bakteriler.

HİPEREKOJEN

Ultrasonografide kemik, metal ve gazda görülen açık gri-beyaz renk (fazla yansıma), hiperekoik.

DİFLİDİYOZİS

Kedi, köpek ve insanların ince bağırsaklarında parazitlenen Dipylidium caninum adlı sestodun ara konağı olan pire ve bitlerde gelişen sistiserkoidlerinin ağız yoluyla alınması sonucunda oluşan enfeksiyon.

KORTİKOSTEROİT

Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan steroit hormonlardan herhangi biri. Böbrek üstü bezi kabuğu tarafından salgılanan, birçok organ ve hücrenin fonksiyonu üzerine önemli etkileri olan 21 karbonlu steroit yapıdaki kortizol ve aldosteron gibi hormonlar ve bunlarla aynı yapıda üretilen benzerleri. Glukokortikoitler ve mineralokortikoitler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Herpesvirüsler gibi latent virüslerin yeniden aktivasyonuna neden olurlar.

FAKİTİS

Göz merceğinin yangısı, fakoiditis.

PROTEOCEPHALUS

Proserkoitleri krustaselerin hemasolünde, pleroserkoitleri küçük balıklarda, olgunları tatlı su balıklarında bulunan, boyun bölgesine sahip ve vücudu segmentsiz bir sestot cinsi.

KOİLOSİT

Normal alyuvarda olduğu üzere içbükey yüzeyli hücre. Koilositoziste büzüşmüş çekirdekli, balonumsu dejenerasyondan etkilenmiş epitel hücresi.

DEKSAMETAZON

Uzun süre etkili, yangı giderici, ağrı kesici etkileri olan özellikle şok ve egzama gibi durumlarda kullanılan glukokortikoit türevi bir ilaç.

MİKSOMATOZİS

Çok sayıda miksom oluşmasıyla belirgin patolojik durum. Dokunun yer yer mukoid birikimiyle belirgin dejenerasyon göstermesi. Bulaşıcı miksomatozis.

PROTEOSEFALOZ

Proteocephalus cinsi parazitlerin Proserkoitlerinin krustaselerin hemasolünde, pleroserkoitlerinin küçük balıklarda, olgunlarının ise tatlı su balıklarında meydana getirdiği bir hastalık.

MİKSOM

Mukoid madde içine dağılmış, yıldız görünümündeki embriyonel bağ doku hücrelerinden oluşan, yumuşak kıvamlı mezenkimal tümör. Mukoid dejenerasyona uğramış bağ doku tümörü.

GALAKTOLİPİT

Kloroplastların tilakoit zarlarındaki lipidin % 70 kadarını oluşturan diaçilgliserolün üçüncü karbonuna bağlı galaktoz taşıyan yüksüz bir lipit. Kloroplâstların tilâkoit zarlarındaki lipidin %70 kadarını oluşturan, diasilgliserolün üçüncü karbonuna bağlı galâktoz taşıyan yüksüz bir lipit.

KORTİZOL

Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan protein, karbonhidrat ve yağ metabolizması kontrolünde çok yönlü rol oynayan bir hormon. Böbrek üstü bezi korteksinden salgılanan protein, karbonhidrat ve yağ metabolizması kontrolünde çok yönlü rol oynayan bir hormon. Glikoz, protein ve yağ metabolizmasına etkili olan, mineralokortikoit etkinlik gösteren, bağışıklık sistemi, doğumu başlatma ve süt salgısı ve diğer birçok fonksiyonu etkileyen, böbrek üstü bezi kabuğundaki zona fasikulatada üretilen en önemli doğal bir glukokortikoit, hidrokortizon.

BREVİBACTERİUM

Birçok türü tuza dayanıklı olan ve süt proteinini hidrolize eden, Gram pozitif, sporsuz, hareketsiz, çubuk veya kokoit biçiminde, mutlak aerob bakteri cinsi.