Kelimeler arşivinde; içinde "kaçı" olan, toplam 52 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kaçı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kaçı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kaçı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAÇINILMAZLIK
KAÇINABİLMEK, KAÇIRABİLMEK, KAÇINMACILIK, KAÇIRIVERMEK
KAÇIRABİLME, KAÇINDIRMAK, KADIKAÇIRAN, KAÇINGANLIK, KAÇINABİLME, KAÇIRIVERME
KAÇIMSAMAK, KAÇIRILMAK, KAÇIVERMEK, KAÇINILMAZ, KAÇIŞILMAK, KAÇINDIRMA
KAÇINKARA, KAÇIŞILMA, DİNKAÇIĞI, KAÇIRILMA, KAÇIRTMAK, KAÇIVERME
KAÇIRTMA, KAÇIRMAK, KAÇINMAK, KAÇIŞMAK, ALKAÇICI, KAÇINGAN, KAÇIMSAR, KAÇILMAK, KAÇIKLIK, SUKAÇIĞI
KAÇIŞMA, KAÇIRIK, KAÇIKÖZ, KAÇIKÇA, KAÇILMA, KAÇINCI, KAÇINIK, KAÇINMA, KAÇINTI, KAÇIRIŞ, KAÇIRMA, BİRKAÇI
KAÇINI, KAÇINA, KAKAÇI
KAÇIŞ, KAÇIT, KAÇIK
KAÇI
KAÇI
Ne kadarı, kaç kişi.
KAÇIRABİLME
Kaçırabilmek işi.
KAÇIRIVERMEK
Çabucak veya ansızın kaçırmak.
KAÇINABİLME
Kaçınabilmek işi.
KAÇIMSAMAK
Bir işi yapmamak için sözde nedenler ileri sürmek.
KAÇIVERMEK
Çabucak kaçmak.
KAÇINDIRMAK
Kaçınmasına yol açmak.
KAÇIRILMAK
Kaçırma işi yapılmak veya kaçırma işine konu olmak.
KAÇINGANLIK
Geri durma, isteksiz davranma. Kaçıngan olma durumu.
KAÇINILMAZLIK
Kaçınılmaz olma durumu.
KAÇIRABİLMEK
Kaçırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAÇINMACILIK
Gerçekçi biçimde karşılanması gereken tedirgin edici durumlardan kaçınma eğilimi. (Sinircelerle ilgili görüntülerin çoğu kaçınma aracı sayılmaktadır.).
KADIKAÇIRAN
Birkaç gün süren yağmur.
KAÇIRIVERME
Kaçırıvermek işi.
KAÇINILMAZ
İstek ve irade dışında olan.
KAÇINABİLMEK
Kaçınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAÇI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİVANE
Deli, kaçık, budala. Bir şeye çok düşkün olan.
CARİYE
Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.
ÇEKİMSENMEK
Bir şeyi yapmaktan geri durmak, kaçınmak, el çekmek, istinkâf etmek.
ESİRGEMEK
Korumak, himaye etmek, vikaye etmek. Bir şeyi yapmaktan veya vermekten kaçınmak.
İÇTİNAP
Sakınma, çekinme, kaçınma.
HOŞT
Köpekleri ürkütüp kaçırmak için çıkarılan ses.
BAHT
Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih. Şans.
DİVANELİK
Kaçıklık, delilik.
ÇEKİNMEK
Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.
ÇEKİMSER
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.
ÇALIMLAMAK
Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek. Kandırmak. Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
AZITMAK
Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.
BELİRLENİMCİLİK
Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren öğreti, gerekircilik, determinizm.
GOCUNMAK
Bir şeyden alınmak. Çekinmek, kaçınmak.
ETİK
Töre bilimi. Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
GIDIKLAMAK
Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak. Eğlendirici, hoşa giden sözler söylemek.
HOVARDA
Zevki için para harcamaktan kaçınmayan (kimse). Hayat kadınının parasını yiyen erkek. Çapkın.
ÇATLATMAK
Çatlak duruma getirmek. Sabrını taşırmak. Çatlamasına yol açmak. Aklını kaçırmak.