Kelimeler arşivinde; içinde "kars" olan, toplam 64 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kars bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kars ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kars olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SİRİNGOKARSİNOM
KARSİNOMATOZİS, ANTİKARSİNOJEN
KORYOKARSİNOM, KORDOKARSİNOM, ADENOKARSİNOM, AKARSUBİLGİSİ, KARSİNOSARKOM, İNKARSERASYON, FİBROKARSİNOM
KARSİNOGENEZ, KARSİNOJENİK, KARSİNOLİZİS, KARSİNOMATÖZ
VAKARSIZLIK, KARSAMBALIK
ESKİKARSAK, KARSALAMAK, KARSİNOJEN, KARSOĞUDAN, TÜRKKARSAK, SAKARSİNEK, KARSAVURAN, TİKARSİLİN
KARSINÖNÜ, KARSINMAK, KARSİNOİD, KARSİNOMA, KARSOMUNU, KARSLILIK, KARSLAMAĞ, KARSLAMAK, KARSLILAR, ERKARSLAN, ÇIKARSAMA, KARSIZLIK, KARSAMBAÇ, KARSANBAÇ
KARSAVUL, KARSIZCA, VAKARSIZ, AŞKARSIZ, KARSAMBA, KARSIMAK, KARSANBA, KARSİNOM
KARSBAĞ, KARSTİK, KOKARSU, AKARSEL, KARSMAK
KARSEL, AKARSU, KARSON, KARSUK, KARSLI, KARSAL, KARSIN, KARSIZ, KARSAK, KARSAN
KARSU, KARST
KARS
KARS
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
İNKARSERASYON
Hapsedilme, sıkışma, boğulma, bir organ veya organ parçasının belli bir bölgede hapsedilmesi veya sıkışması.
KARSİNOSARKOM
Morfolojik olarak hem epitelial elemanlara ve hem de bağ doku elemanlarına benzeyen hücrelerden oluşan, genellikle iyi sınırlı, kesit yüzü sert ve kemikleşme içeren tümör. Köpek ve kedilerde nadiren memelerde görülür ve operayon sonrası hayatta kalma süresi ortalama 18 aydır, malign karma tümör.
KORYOKARSİNOM
Yavru zarlarının villuslarındaki trofoblastik hücrelerden köken alan, gebelikle ilişkili kötücül bir tümör, koryom, koryoepitelyom, koryonik karsionom, koryonik epitelyom, sinsityoma malignum. Hidatiform molenin dejenerasyonu, yavru atmayı takiben veya normal doğumdan sonra döl yatağında artık hâlindeki villuslardan gelişir.
ANTİKARSİNOJEN
Kanser oluşumunu engelleyen veya tümörün büyümesini önleyen madde.
KARSİNOJENİK
Kansere neden olan, kanser yapıcı.
VAKARSIZLIK
Vakarsız olma durumu.
KORDOKARSİNOM
Kordom.
KARSİNOMATÖZ
Kanserle ilgili olan. Kanser yapısında, kanser tabiatında.
KARSİNOMATOZİS
Kanserin metastazlarla vücuda yayılması hâli; vücudun birçok yerinde, metastaz sonucu, çok sayıda kanser odağının oluşması.
ADENOKARSİNOM
Bez dokusundan köken alan veya içerisinde tanınabilir özellikte bez dokusu içeren, kedi, köpek ve kısraklarda daha çok memelerde rastlanan kötücül tümör, adenokanser.
KARSİNOLİZİS
Kanser hücrelerinin röntgen ışınları, ilaç gibi etkenlerle tahrip edilmesi, yok edilmesi.
FİBROKARSİNOM
Skiröz karsinom.
AKARSUBİLGİSİ
Akarsuların düzen özelliklerini, bu düzeni yaratan doğal nedenler bakımından inceleyen bilim kolu.
KARSİNOGENEZ
Kanser oluşması, normal hücrelerden kanserli hücrelerin meydana gelmesi.
SİRİNGOKARSİNOM
Ter bezinin kötücül tümörü.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
DEĞİRMENLİK
Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl). Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu).
AKYAKA
Kars iline bağlı ilçelerden biri.
DİGOR
Kars iline bağlı ilçelerden biri.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
AV
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.
DÖKÜLMEK
Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.
ÇIKARCILIK
Çıkarcı olma durumu, çıkarseverlik, menfaatçilik, menfaatperestlik, menfaatperverlik, menfaat düşkünlüğü.
ÇAY
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Müzikli toplantı. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı.
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
ARPAÇAY
Kars iline bağlı ilçelerden biri.
DEBİ
Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım.