Kelimeler arşivinde; içinde "guc" olan, toplam 52 tane kelime bulunuyor. İçerisinde guc bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu guc ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında guc olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAKAGUCHİDENEYİ
SOLUKBURGUCA
GUCUKLANMAK
GUCAKLAMAK, DUYGUCULUK, KURGUCULUK
OLGUCULUK, SAGUCULUK, KARAGUCAK, GUCURDAMA, GARAGUCAK, GUCULEMEK
BULGUCAN, BULGUCUK, GUCENMEK, GAKGUCİK, GUCUKMAK
GUCİLLİ, GUCUĞAZ, GUGUCUK, DUYGUCA, SORGUCU, TURGUCU, YARGUCU, KURGUCU, AGGUCUK, BULGUCU, GUCACUK, DONGUCU
AGUCUK, GUCCUK, OLGUCU, SAGUCU, GUCMAK, GOGUCA
GUCCU, DAGUC, GUCÜN, GUCÜK, GUCUŞ, GUCUR, GUCUK, GUCAH, GUCİK, GUCAK, GUCEN, GUCEM, GUCEK, GUCCA
GUCA, GUCİ
GUC
GUC
Güç. Güç, zor.
GUCULEMEK
Korkutmak.
SAKAGUCHİDENEYİ
Guanidin türevlerinin ve özellikle arjinin aminoasidinin varlığını belirlemek amacıyla yapılan deney.
GUCURDAMA
Gucurdamak işi.
GUCUKLANMAK
Korkmak, kaygılanmak.
KARAGUCAK
Güreşte sarılma, tutuşma, kavrama.
SAGUCULUK
Ağıtçılık.
KURGUCULUK
Kurgu işini yapma, montajcılık.
BULGUCUK
Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu.
DUYGUCULUK
Yazında duygunun ya da duyarlığın önderliğini benimsemiş görünme. Ör:J.J. Rousseau' nun duyguculuğu.
GUCENMEK
Gücenmek.
GARAGUCAK
Güreş oyunları tekniğini bilmeden yapılan güreş.
OLGUCULUK
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.
GUCAKLAMAK
Kucaklamak.
SOLUKBURGUCA
Solukburgumsulardan ileri gelen hastalıkların genel adı.
BULGUCAN
Anlayışlı kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde GUC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KISTA
Öykü, kıssa. Tuzak: Sana kışta gucuklar.
POZİTİVİST
Olgucu.
TIPIŞTIMAK
Hafif ses çıkarmak : Dökülen yapraklar yire dokandıkça tıpıştıyor. Küçük çocuk yeni yürümek : Haydi çocuğum tıpıştıyıvir de gel gucağıma.
MONTAJCI
Kurgucu.
SORGUÇLU
Sorgucu olan.
AÇIKLAMALIK
Bir bulgu ya da buluşun belirli bir yönüne ilişkin geniş bilgi edinmek için, bulgucu ya da bulucudan istenen belge.
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
SORGUÇSUZ
Sorgucu olmayan.
OLGUCU
Olguculukla ilgili olan, olguculuk yanlısı, pozitivist.
MONTAJCILIK
Kurguculuk.
BAYKUŞ
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı.
GUCAH
Kucak - gucahlallar: kucaklarlar.
KIZGUŞU
Erkeğinin göğüs ve boyun kısmı yeşil hareli, güzel sorgucu olan, güvercinden ufak, siyah tüylü, sarı ayaklı, eti yenen bir kuş.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
POZİTİVİZM
Olguculuk.
GÖKSUGIZI
Güvercinden küçük, siyah renkli, başında güzel sorgucu olan bir çeşit kuş.