İçinde GUD geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gud" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gud bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gud ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gud olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GONGUDUDURNAM

11 harfli kelimeler

GUDULLAŞMAK, DUYGUDAŞLIK, GUDDELENMEK

10 harfli kelimeler

GUDUBETLİK

9 harfli kelimeler

GUDUKDENA, AYBAGUDUR, EDİRGUDUR, GUDUGUKKE

8 harfli kelimeler

PANGUDUZ, GUDURMAK, GUDURĞAN, GUDERMEK, GUDÜMSÜZ, KARAGUDA, GANGUDUZ, GUDUMSUZ, DUYGUDAŞ

7 harfli kelimeler

GUDUBUK, GUDÜMLÜ, GUDUBAZ, GUDURET, GUDURUÇ, GUDURUK, GUDGUDA, GUDETÇİ, GUDÜBET, GUDAYMA, GUDYANI, GUDUBET, ÜLGUDÜR

6 harfli kelimeler

GUDUYH, GUDUNA, BİGUDİ, ZAGUDA, ANGUDİ, GUDRUP, GUDRET, GUDMEK, GUDDÜS

5 harfli kelimeler

GUDEL, GUDDE, GUDAN, GUDEK, GUDÜM, GUDÜL, GUDÜK, GUDUL, GUDUZ, GUDİH, GUDİK, GUDUK

4 harfli kelimeler

GUDÜ, GUDİ, GUDA, GUDU

3 harfli kelimeler

GUD

Bazı kelimelerin anlamları

GUD

Yanmış ekmek. Tandırın içine düşen, piştikten sonra alınan ekmek.

EDİRGUDUR

Karmakarışık.

GUDUGUKKE

Anlamsız (söz için).

KARAGUDA

Kâbus.

PANGUDUZ

Giydiğini çabuk eskiten, yıpratan.

GUDULLAŞMAK

Kütleşmek.

GONGUDUDURNAM

Kadınların kona kona oynadıkları bir oyun.

GUDDELENMEK

Kurnazlık yapmak.

GUDURĞAN

Yaramaz, azgın kimse.

AYBAGUDUR

Maymun.

GUDERMEK

Otlatmak.

DUYGUDAŞLIK

Aynı duyguları paylaşma, empati. Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilme, empati.

GUDURMAK

Kudurmak.

GUDUKDENA

Ağaçkakan.

GUDUBETLİK

Gudubet olma durumu.

GUDÜMSÜZ

Sözünü tartmadan konuşan, densiz. Uğursuz.

  -   -   -  

Anlamında GUD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GUD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SEMPATİZAN

Duygudaş.

ODAKLANMAK

Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.

SOĞUK

Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. Üşütecek derecede ısısı olan. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Sevimsiz ya da yersiz, antipatik. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Cinsel istek duymayan. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

CODMANÜÇGENİ

Yeni oluşan kemik dokusunda periostun meydana getirdiği yükselti nedeniyle radiografilerde görülen üçgen şeklindeki alan. Osteosarkomlara, birincil veya metastatik tümörlere, enfeksiyona veya yerel subperiostal irritasyonlara özgü bir bulgudur, Codman mahmuzu.

BEZE

Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.

TASFİYECİ

Herhangi bir toplumsal olgudan yabancı ögelerin ayıklanması taraftarı olan kimse. Özleştirmeci.

PLÖROPNÖMONİ

Akciğerlerle birlikte göğüs zarının yangısı, peripnömoni. Genellikle fibrinli akciğer yangılarında görülen bir bulgudur. Özellikle sığır, koyun, keçi ve atlarda görülür.

PERİVASKULİTİS

Damarın çevresindeki kılıf veya dokunun yangısı. Kedilerin enfeksiyöz peritonisinde damar yangısıyla birlikte önemli bir bulgudur.

LÖKOPENİ

Dolaşan kanda lökosit sayısının ani düşmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık. Kanda lökosit sayısında azalma. Dolaşım kanındaki akyuvarların sayıca aşırı derecede azalması, alöki. Özellikle viral ve kimi bakteriyel hastalıklarda, radyasyon ve eğrelti otu zehirlenmelerinde önemli bir bulgudur.

SARMAÇ

Bigudi. Van kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

KURU

Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

BAKLAN

Anguda benzeyen kırmızı renkli bir tür yaban kazı (Otis tarda). Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

BULGUCUK

Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu.

EŞANLIK

Yinelenen bir olguda eşanlı olma hali.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

GANGLİYONİTİS

Gangliyonun yangısı. Kuduz, domuzların Teschen hastalığında ve sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi için tipik bir bulgudur, gangliyonöritis, gangliyitis.

EMPATİ

Duygudaşlık.

GUDYANI

Kurnaz: Niçin öyle gudyanı söylüyorsun.

KUÇİYH

Küçük köpek; bk. ayrıca gudiyh.