GUD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gud" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. gud ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gud ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gud olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

GUDDELENMEK, GUDULLAŞMAK

10 harfli kelimeler

GUDUBETLİK

9 harfli kelimeler

GUDUGUKKE, GUDUKDENA

8 harfli kelimeler

GUDÜMSÜZ, GUDURMAK, GUDERMEK, GUDURĞAN, GUDUMSUZ

7 harfli kelimeler

GUDUBAZ, GUDUBUK, GUDUBET, GUDURET, GUDURUÇ, GUDURUK, GUDÜBET, GUDÜMLÜ, GUDYANI, GUDAYMA, GUDGUDA, GUDETÇİ

6 harfli kelimeler

GUDRUP, GUDRET, GUDMEK, GUDUNA, GUDUYH, GUDDÜS

5 harfli kelimeler

GUDEL, GUDAN, GUDÜM, GUDÜL, GUDÜK, GUDDE, GUDUZ, GUDEK, GUDİH, GUDUL, GUDİK, GUDUK

4 harfli kelimeler

GUDU, GUDÜ, GUDİ, GUDA

3 harfli kelimeler

GUD

Bazı kelimelerin anlamları

GUD

Yanmış ekmek. Tandırın içine düşen, piştikten sonra alınan ekmek.

GUDUKDENA

Ağaçkakan.

GUDUBET

Yüzüne bakılmayacak kadar sevimsiz ve çirkin.

GUDUBAZ

Kurnaz, akıllı.

GUDURĞAN

Yaramaz, azgın kimse.

GUDÜMSÜZ

Sözünü tartmadan konuşan, densiz. Uğursuz.

GUDURET

Kudret.

GUDURUÇ

Küçük çömlek, güveç.

GUDDELENMEK

Kurnazlık yapmak.

GUDUBETLİK

Gudubet olma durumu.

GUDUGUKKE

Anlamsız (söz için).

GUDURMAK

Kudurmak.

GUDULLAŞMAK

Kütleşmek.

GUDUBUK

Yalan, palavra.

GUDUMSUZ

Uğursuz adam. Kıskanç adam. Açgözlü, obur adam.

GUDERMEK

Otlatmak.

  -   -   -  

Anlamında GUD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GUD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PERİVASKULİTİS

Damarın çevresindeki kılıf veya dokunun yangısı. Kedilerin enfeksiyöz peritonisinde damar yangısıyla birlikte önemli bir bulgudur.

BULGUCUK

Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu.

PLÖROPNÖMONİ

Akciğerlerle birlikte göğüs zarının yangısı, peripnömoni. Genellikle fibrinli akciğer yangılarında görülen bir bulgudur. Özellikle sığır, koyun, keçi ve atlarda görülür.

GANGLİYONİTİS

Gangliyonun yangısı. Kuduz, domuzların Teschen hastalığında ve sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi için tipik bir bulgudur, gangliyonöritis, gangliyitis.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

EMPATİ

Duygudaşlık.

CODMANÜÇGENİ

Yeni oluşan kemik dokusunda periostun meydana getirdiği yükselti nedeniyle radiografilerde görülen üçgen şeklindeki alan. Osteosarkomlara, birincil veya metastatik tümörlere, enfeksiyona veya yerel subperiostal irritasyonlara özgü bir bulgudur, Codman mahmuzu.

ODAKLANMAK

Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.

KUÇİYH

Küçük köpek; bk. ayrıca gudiyh.

EŞANLIK

Yinelenen bir olguda eşanlı olma hali.

SARMAÇ

Bigudi. Van kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TASFİYECİ

Herhangi bir toplumsal olgudan yabancı ögelerin ayıklanması taraftarı olan kimse. Özleştirmeci.

BAKLAN

Anguda benzeyen kırmızı renkli bir tür yaban kazı (Otis tarda). Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

SOĞUK

Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. Üşütecek derecede ısısı olan. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Sevimsiz ya da yersiz, antipatik. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Cinsel istek duymayan. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

KURU

Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

LÖKOPENİ

Dolaşan kanda lökosit sayısının ani düşmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık. Kanda lökosit sayısında azalma. Dolaşım kanındaki akyuvarların sayıca aşırı derecede azalması, alöki. Özellikle viral ve kimi bakteriyel hastalıklarda, radyasyon ve eğrelti otu zehirlenmelerinde önemli bir bulgudur.

BEZE

Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.

SEMPATİZAN

Duygudaş.

GUDYANI

Kurnaz: Niçin öyle gudyanı söylüyorsun.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.