Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gud" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gud ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gud olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gud olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GUD
Yanmış ekmek. Tandırın içine düşen, piştikten sonra alınan ekmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GUD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
BEZE
Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.
CODMANÜÇGENİ
Yeni oluşan kemik dokusunda periostun meydana getirdiği yükselti nedeniyle radiografilerde görülen üçgen şeklindeki alan. Osteosarkomlara, birincil veya metastatik tümörlere, enfeksiyona veya yerel subperiostal irritasyonlara özgü bir bulgudur, Codman mahmuzu.
BAKLAN
Anguda benzeyen kırmızı renkli bir tür yaban kazı (Otis tarda). Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
BULGUCUK
Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu.
PERİVASKULİTİS
Damarın çevresindeki kılıf veya dokunun yangısı. Kedilerin enfeksiyöz peritonisinde damar yangısıyla birlikte önemli bir bulgudur.
EŞANLIK
Yinelenen bir olguda eşanlı olma hali.
GUDYANI
Kurnaz: Niçin öyle gudyanı söylüyorsun.
LÖKOPENİ
Dolaşan kanda lökosit sayısının ani düşmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık. Kanda lökosit sayısında azalma. Dolaşım kanındaki akyuvarların sayıca aşırı derecede azalması, alöki. Özellikle viral ve kimi bakteriyel hastalıklarda, radyasyon ve eğrelti otu zehirlenmelerinde önemli bir bulgudur.
SEMPATİZAN
Duygudaş.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
GANGLİYONİTİS
Gangliyonun yangısı. Kuduz, domuzların Teschen hastalığında ve sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi için tipik bir bulgudur, gangliyonöritis, gangliyitis.
ODAKLANMAK
Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.
GUDUBETLİK
Gudubet olma durumu.
SOĞUK
Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. Üşütecek derecede ısısı olan. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Sevimsiz ya da yersiz, antipatik. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Cinsel istek duymayan. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.
EMPATİ
Duygudaşlık.
TASFİYECİ
Herhangi bir toplumsal olgudan yabancı ögelerin ayıklanması taraftarı olan kimse. Özleştirmeci.
PLÖROPNÖMONİ
Akciğerlerle birlikte göğüs zarının yangısı, peripnömoni. Genellikle fibrinli akciğer yangılarında görülen bir bulgudur. Özellikle sığır, koyun, keçi ve atlarda görülür.
KURU
Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.
KUÇİYH
Küçük köpek; bk. ayrıca gudiyh.