Kelimeler arşivinde; içinde "gu" olan, toplam 1731 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OLGUNLAŞTIRABİLME, SEFALOTORAKOPAGUS
GÖKKUZGUNUMSULAR, UYGULANABİLİRLİK, GUMBOROHASTALIĞI, HİPERGUANİDİNEMİ, SOLUKBURGUMSULAR
BUNGUNLAŞTIRMAK, DURGUNLAŞTIRMAK, GÖKKUZGUNGİLLER, BULGULANABİLMEK, BULGULAYABİLMEK, DOLGUNLAŞTIRMAK, DUYGULANIVERMEK, GURURLANABİLMEK, OLGUNLAŞABİLMEK, SAKAGUCHİDENEYİ, SANGUİNİKOLİYAZ, SORGULANABİLMEK, SORGULATABİLMEK, SORGULAYABİLMEK, SORGUNCUKAHİLER, UYGULAYIMCIERKİ, VURGULANABİLMEK, VURGULAYABİLMEK
DUYGULANDIRMAK, OLGUNLAŞTIRMAK, UYGULAYIMCILIK, BULGULANABİLME, BULGULAYABİLME, BUNGUNLAŞTIRMA, DOLGUNLAŞTIRMA, DURGUNLAŞTIRMA, DUYGULANIVERME, GUMAŞLAYAMAMAK, GURURLANABİLME, GURURLANDIRMAK, HİPERKOAGULEMİ, OLGUNLAŞABİLME, SANGUİNİVORLUK, SORGULANABİLME, SORGULATABİLME, SORGULAYABİLME, UYGULANABİLMEK, UYGULATABİLMEK, UYGULAYABİLMEK, UYGULAYIMBİLİM, UYGULAYIMTASAR, VURGULANABİLME, VURGULAYABİLME, ZONGULDAKLILIK
KANGURUGİLLER, OLGUNLAŞTIRMA, PENGUENGİLLER, UYGULAYICILIK, ALAMANGUMPİLİ, ANTİKOAGULANT, DUYGULANDIRMA, EKSUNGULASYON, ERGUVANGİLLER, GAHIRGUHURRUH, GONGUDUDURNAM, GUMARAZLANMAK, GURAĞIZLANMAG, GURURLANDIRMA, HİPOKOAGULEMİ, KONFİGURASYON, LİNGUATULOZİS, REGURGİTASYON, SORGUÇKAVAKLI, SORGUNTATLISI, STRANGULASYON, SÜLFAGUANİDİN, UYGULAMACILIK, UYGULANABİLME, UYGULATABİLME, UYGULATTIRMAK, UYGULAYABİLME
BUNGUNLAŞMAK, DİYARIGURBET, DOLGUNLAŞMAK, DOYGUNLAŞMAK, DURGUNLAŞMAK, GÖKKUZGUNLAR, İGUANAGİLLER, KUZGUNKILICI, SOLGUNLAŞMAK, SORGUÇLANMAK, BULGURLANMAK, BULGURPINARI, CONGULDAŞMAK, ÇUNGURLAŞMAK, DİLKİGUYRUĞU, DOLGUNDURMAK, EBEMGİRGULAÇ, GUBERNAKULUM, GULAĞASMAMAK, GULDURDATMAK, GULDÜRGÜNÇAN, HARKGULLAKÇI, İNTEGUMENTUM, KARAGULLUKÇU, MEGAÖZOFAGUS, POSTÖZOFAGUS, SANGUİNİCOLA, SIĞIRGUYRUĞU, SOLUKBURGUCA, TRİANGULARİS, Devamını Oku »»
BOZGUNCULUK, BULGURCULUK, BULGURLAMAK, BULGURLANMA, BURGULANMAK, DOLGUNLAŞMA, DURGUNLAŞMA, DUYGUDAŞLIK, DUYGULANMAK, DUYGUSALLIK, DUYGUSUZLUK, GUATEMALALI, GUGUKGİLLER, GURBETÇİLİK, GURURLANMAK, KURGULANMAK, NİKARAGUALI, OLGUNLAŞMAK, SOLGUNLAŞMA, SORGULANMAK, SOYGUNCULUK, UYGULAYIMCI, UYGUNSUZLUK, VURGUNCULUK, AGUTİGİLLER, BONALGUNLUK, BUĞDAGUZELİ, BULGULANMAK, BULGURCULAR, BUNGUNLAMAK, Devamını Oku »»
BULGULAMAK, BULGURUMSU, BURGULAMAK, DUYGULANIM, DUYGULANMA, DUYGULULUK, EBEBULGURU, GUDUBETLİK, GURBETZEDE, GURULDAMAK, KURGUCULUK, KURGULANMA, MEŞGULİYET, OLGUNLAŞMA, OLGUSALLIK, ONGUNCULUK, PARAGUAYLI, PENGUENLER, SORGULAMAK, SORGULANIŞ, SORGULANMA, UYGULAMALI, UYGULANMAK, UYGULAYICI, VURGULAMAK, YUVGULAMAK, ANTİTRAGUS, AZGURUŞMAK, BİLİMKURGU, BULGULANIŞ, Devamını Oku »»
BAYSUNGUR, BOZGUNLUK, BULGULAMA, BULGURCUK, BULGURLUK, BUNGUNLUK, BURGULAMA, DOLGUNLUK, DOYGUNLUK, DURGUNLUK, DUYGUNLUK, ETİMESGUT, GÖKKUZGUN, GULYABANİ, GURBETLİK, GURKLAMAK, GURULDAMA, GURURLUCA, GUSLETMEK, GUSÜLHANE, KURGULAMA, KUZGUNCUK, OLGUCULUK, ORANGUTAN, SAGUCULUK, SOLGUNLUK, SORGUÇSUZ, SORGULAMA, URUGUAYLI, UYGULAMAK, Devamını Oku »»
AGULAMAK, AKSUNGUR, ANGUTLUK, BOZGUNCU, BULGURCU, BULGURLU, BULGUSAL, BURGUSUZ, DOLGUNCA, DUYGUDAŞ, DUYGUSAL, DUYGUSUZ, ERGUVANİ, GURBETÇİ, GURLAMAK, GUSLETME, GUVERNÖR, KURGUSAL, KURGUSUZ, OLGUNLUK, ONGUNLUK, SORGUÇLU, SORGUSUZ, SOYGUNCU, SUNGURLU, TUNGUZCA, TURGUTLU, UYGULAMA, UYGUNLUK, UYGUNSUZ, Devamını Oku »»
AGULAMA, ARGUVAN, BURGULU, DOĞURGU, DOLGULU, DUYGUCA, DUYGULU, ERGUVAN, GUARANİ, GUDUBET, GUGUKLU, GULGULE, GURLAMA, GURULTU, GURURLU, KANGURU, KURGUCU, KURGULU, KUZGUNİ, LANGUST, OLGUNCA, OLGUSAL, PENGUEN, SONURGU, UPUYGUN, UYGURCA, VURGULU, ZORGULU, AGGUCUK, ALAGURU, Devamını Oku »»
AGUCUK, ANGUDİ, BİGUDİ, BOZGUN, BULGUR, BUNGUN, DOLGUN, DOYGUN, DURGUN, DUYGUN, GUFRAN, GULDEN, GURBET, İGUANA, JAGUAR, KORGUN, KOYGUN, KUZGUN, LANGUR, MERGUP, MEŞGUL, MURGUL, OLGUCU, SAGUCU, SOLGUN, SORGUÇ, SORGUN, SOYGUN, SUNGUR, TUNGUZ, Devamını Oku »»
ANGUT, BULGU, BURGU, DOLGU, DOYGU, DURGU, DUYGU, GUANO, GUATR, GUDDE, GUGUK, GULAŞ, GULET, GURME, GURUP, GURUR, GUSTO, GUSÜL, KURGU, OLGUN, ONGUN, SORGU, SUNGU, UYGUN, UYGUR, VURGU, YABGU, ZORGU, ABGUN, AFGUN, Devamını Oku »»
AGUŞ, GUAJ, GURK, GURU, GUŞA, OLGU, SAGU, AGGU, ALGU, ARGU, ASGU, AŞGU, ATGU, AVGU, BAGU, CUGU, DGUI, GUBA, GUCA, GUCİ, GUDA, GUDİ, GUDU, GUDÜ, GUFA, GUGO, GUGU, GULA, GULE, GULF, Devamını Oku »»
AGU, GUT, EGU, GUC, GUÇ, GUD, GUK, GUL, GUM, GUN, GUP, GUR, GUŞ, GUZ
GU
GU
Hu anlamında ünlem: Gu Ahmet buraya gel. Ses: Bu gu uzaktan geliyor.
GÖKKUZGUNGİLLER
En iyi bilinen türü gökkuzgun olan gökkuzgunumsular takımının, gökkuzgunlar alt takımına giren bir familya.
OLGUNLAŞTIRABİLME
Olgunlaştırabilmek işi.
GUMBOROHASTALIĞI
Enfeksiyöz bursal hastalık.
HİPERGUANİDİNEMİ
Kanda guanidinin aşırı miktarda bulunması.
BULGULAYABİLMEK
Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
GURURLANABİLMEK
Gururlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUNGUNLAŞTIRMAK
Sıkıntılı duruma getirmek.
UYGULANABİLİRLİK
Yapılabilirlik.
DUYGULANIVERMEK
Çabucak duygulanmak.
SOLUKBURGUMSULAR
İnce, büklümleri sık ve iki ucu sivri kıvrımkılsılar soyu.
DOLGUNLAŞTIRMAK
Dolgunlaşma işini yaptırmak.
SEFALOTORAKOPAGUS
Baş ve göğüsleri birbirine yapışık ikizler; bu biçimle belirgin hilkat garibesi.
DURGUNLAŞTIRMAK
Durgun duruma getirmek.
BULGULANABİLMEK
Bulgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖKKUZGUNUMSULAR
Gökkuzgunlar, ağaçkakanlar, çobanaldatanlar ve sağanları içine alan kuşlar sınıfından bir takım.
Bu bölümde tanımı içerisinde GU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AGREMAN
Uygunluk.
AGULAMA
Agulamak işi.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.