Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gu" olan, toplam 118 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÜMÜKLÜGOGU
BİLİMKURGU
GILDIRGU, GUYŞURGU, TAŞDOLGU
DOĞURGU, SONURGU, BAŞOLGU, CALANGU, CILLIGU, ÇITIRGU, ÇITURGU, DAVULGU, KUŞURGU, SAVURGU, SINANGU, TİMUŞGU, TOGTOGU, VURUŞGU, YADIRGU, YADURGU, YALANGU
ALANGU, AZIRGU, GABUGU, GİREGU, HULAGU, ISIRGU, KAZAGU, ONURGU, TALAGU, URUNGU
BULGU, BURGU, DOLGU, DOYGU, DURGU, DUYGU, KURGU, SORGU, SUNGU, VURGU, YABGU, ZORGU, ANİGU, BANGU, BASGU, BEYGU, BOZGU, CANGU, CONGU, CUNGU, ÇALGU, ÇANGU, ÇAVGU, ÇOLGU, ÇONGU, DORGU, DUŞGU, FOLGU, FONGU, GARGU, Devamını Oku »»
OLGU, SAGU, AGGU, ALGU, ARGU, ASGU, AŞGU, ATGU, AVGU, BAGU, CUGU, GUGU, HOGU, ONGU, OYGU, SOGU, TOGU, UMGU, UYGU, YUGU
AGU, EGU
GU
GU
Hu anlamında ünlem: Gu Ahmet buraya gel. Ses: Bu gu uzaktan geliyor.
CALANGU
Kahramanlık, zafer.
GILDIRGU
Çocukların oynadığı, ucunda tekerlek olan değnek.
DOĞURGU
Ortaya çıkan sonuç.
BİLİMKURGU
Gelecek çağları, yapılan düşsel yolculukları konu alan, insanlığın evrimini, bilimsel gelişmelerin sonuçlarının ne olacağını göstermek ereği güden anlatı türü.
SAVURGU
Pekmez kaynatırken karıştırmaya yarayan delikli kepçe biçiminde sukabağı.
TAŞDOLGU
(Mimarlık) İki yana bakan yüzleri düzgün örülmüş bir duvarın içini harç ve kaba taşlarla doldurma.
SÜMÜKLÜGOGU
Salyangoz.
GUYŞURGU
Denk, balya edilmiş eşya.
ÇITIRGU
Küçük dolu tanesi.
ÇITURGU
Fırtına.
CILLIGU
Çalılık.
KUŞURGU
Yük, denk.
DAVULGU
Kocayemiş ağacı ve meyvesi. Malatya ilinde, Hasançelebi nahiyesine bağlı bir bölge.
BAŞOLGU
Bir edebiyat eserinin asıl konusunu meydana getiren başlıca olgu. Bir yapıtın temel konusunu oluşturan başlıca olgu.
SONURGU
Bir başlangıcın, bir olgunun, bir ilginin renkli ve zorunlu görülen sonucu, vargısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde GU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AGREMAN
Uygunluk.
AGULAMA
Agulamak işi.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.