Kelimeler arşivi içinde; başında "gu" olan, toplam 719 adet kelime bulunmaktadır. gu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GUMBOROHASTALIĞI
GURURLANABİLMEK
GUMAŞLAYAMAMAK, GURURLANABİLME, GURURLANDIRMAK
GUMARAZLANMAK, GURAĞIZLANMAG, GURURLANDIRMA
GUBERNAKULUM, GULAĞASMAMAK, GULDURDATMAK, GULDÜRGÜNÇAN
GUAİFENEZİN, GUATEMALALI, GUATROJENİK, GUBURLANMAK, GUCUKLANMAK, GUDDELENMEK, GUDULLAŞMAK, GUGUKGİLLER, GUGULDANMAK, GULDURDAMAK, GULLEPLEMEK, GULÜŞTÜRMEK, GUMBURDAMAK, GUNDAHLAMAK, GUNNUKLEMEK, GUNNÜKCÜLÜK, GURBETÇİLİK, GURRALANMAK, GURTMUNCUĞU, GURURLANMAK, GURURSUZLUK, GUSTATORYUS, GUŞLUHLEYİN, GUVAŞLANMAK, GUYRUHLAMAK
GUBARUHLUK, GUCAKLAMAK, GUDUBETLİK, GUGGUMAVAK, GUGUKSULAR, GULAÇLAMAH, GULASMAMAK, GULDURAMAK, GULUKLAMAK, GULUNLAMAK, GULUNTAMAK, GUPÜRDEMEK, GURBETZEDE, GURDALAMAH, GURDALAMAK, GURDEŞENEK, GURDLANMAG, GURTGULAĞA, GURTGULAĞI, GURTLANMAK, GURULDAMAK, GURUMSAMAK, GURURLANMA, GUZUGULAĞI, GUZUKULAĞI, GUZULDAMAK
GUATROJEN, GUBATARLA, GUBATLAMA, GUBERNARE, GUCULEMEK, GUCURDAMA, GUDUGUKKE, GUDUKDENA, GUGUMAVIK, GUGUMAVKA, GUGUMAVUK, GULABENİZ, GULLANMAK, GULYABANİ, GUNLAYICI, GUNNAYICI, GUNUYÜLEK, GUNÜLEMEK, GUPSETMEK, GURAMANIÇ, GURBETLİK, GURDANMAK, GURİNTENE, GURKLAMAK, GURSAHSIZ, GURŞANMAK, GURTARMAH, GURTARMAK, GURTDEŞEN, GURTOLMAK, Devamını Oku »»
GUANİDİN, GUANİLAT, GUANOFOR, GUANOZİN, GUBARMAĞ, GUBARMAH, GUBARMAK, GUBAŞMAH, GUBAŞMAK, GUBURLUK, GUBURNAT, GUBÜLLUK, GUCENMEK, GUCUKMAK, GUDERMEK, GUDUMSUZ, GUDURĞAN, GUDURMAK, GUDÜMSÜZ, GUGGULİK, GUGUKÇUK, GUGUKLAR, GUGUMAVK, GUGUŞCUK, GUGUŞÇUK, GUKKULİK, GUKLAMAK, GULAŞMAK, GULATÖZÜ, GULEŞMEK, Devamını Oku »»
GUANAKO, GUARANİ, GUBAŞCA, GUBAŞIK, GUBATÇA, GUBUDAK, GUBUZCA, GUBÜRTÜ, GUCACUK, GUCİLLİ, GUCUĞAZ, GUDAYMA, GUDETÇİ, GUDGUDA, GUDUBAZ, GUDUBET, GUDUBUK, GUDURET, GUDURUÇ, GUDURUK, GUDÜBET, GUDÜMLÜ, GUDYANI, GUGİRİK, GUGUCUK, GUGUFTU, GUGUKLU, GUGULİK, GUGUSKU, GUGUVAK, Devamını Oku »»
GUANİN, GUBATI, GUBBAN, GUBBEK, GUBURA, GUCCUK, GUCMAK, GUÇCİK, GUÇCUK, GUÇCÜK, GUÇÇÜG, GUDDÜS, GUDMEK, GUDRET, GUDRUP, GUDUNA, GUDUYH, GUFRAN, GUGARA, GUGGUŞ, GUGULA, GUGUTE, GUĞLEK, GUĞUÇİ, GUİNEA, GUJMAK, GUKCUK, GUKGUK, GULCUR, GULDEN, Devamını Oku »»
GUANO, GUATR, GUBAL, GUBAN, GUBAR, GUBAŞ, GUBAT, GUBBA, GUBUR, GUBUZ, GUBÜR, GUCAH, GUCAK, GUCCA, GUCCU, GUCEK, GUCEM, GUCEN, GUCİK, GUCUK, GUCUR, GUCUŞ, GUCÜK, GUCÜN, GUÇCA, GUÇKA, GUDAN, GUDDE, GUDEK, GUDEL, Devamını Oku »»
GUAJ, GUBA, GUCA, GUCİ, GUDA, GUDİ, GUDU, GUDÜ, GUFA, GUGO, GUGU, GULA, GULE, GULF, GULİ, GULK, GULP, GULU, GULÜ, GUMA, GUME, GUNK, GUNT, GUPA, GUPİ, GURA, GURD, GURG, GURH, GURİ, Devamını Oku »»
GUC, GUÇ, GUD, GUK, GUL, GUM, GUN, GUP, GUR, GUŞ, GUT, GUZ
GU
GU
Hu anlamında ünlem: Gu Ahmet buraya gel. Ses: Bu gu uzaktan geliyor.
GURURLANABİLME
Gururlanabilmek durumu.
GULDÜRGÜNÇAN
Develere takılan büyük çan.
GUATEMALALI
Guatemala halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
GURAĞIZLANMAG
Kurumaya yüz tutmak.
GURURLANDIRMAK
Gururlanmasına yol açmak, gururlanmasını sağlamak.
GUMBOROHASTALIĞI
Enfeksiyöz bursal hastalık.
GUMARAZLANMAK
Kıvanmak, övünmek.
GULAĞASMAMAK
Önemsememek, boşvermek. Önem vermemek.
GURURLANABİLMEK
Gururlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
GUAİFENEZİN
Gliseril gayakolat.
GUATROJENİK
Guatr'a neden olan; guatr yapıcı madde, guatrojen.
GULDURDATMAK
Dedikoduyu kızıştırmak.
GUMAŞLAYAMAMAK
Zengin olamamak.
GUBERNAKULUM
İleten, idare eden. İki şeyi birleştiren kordon veya şerit biçiminde oluşum. Nematodlarda erkek çiftleşme organının belirli bir kısmı.
GURURLANDIRMA
Gururlandırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
AGULAMA
Agulamak işi.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AGREMAN
Uygunluk.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.