İçinde GEZE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "geze" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde geze bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu geze ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında geze olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MOTORLUGEZER, UYURGEZERLİK

10 harfli kelimeler

GEZELETMEK, GEZENNEMEK, ÇEMİŞGEZEK, YERDEGEZEN, YÜZERGEZER, DAĞDAGEZEN, KOMŞUGEZEN, KALLEGEZEN, GEZEBİLMEK

9 harfli kelimeler

GEZEBİLME, GEZELLEME, GEZEĞENLE, GEZENGEVİ, KALAGEZEN, DEREGEZEN, UYURGEZER, GEZELEMEK

8 harfli kelimeler

KEŞGEZEN, GEZEKLİK, GEZERGİÇ, GEZELEME

7 harfli kelimeler

GEZEZAN, GEZENGİ, GEZENİK, GEZENKİ, GEZENTE, GEZENEK, GEZEREV, GEZERGİ, GEZERLİ, GEZEVİR, GEZEVÜR, GEZEMEK, GEZEZEN, TÖGEZEK, GEZEKÇİ, GEZEGEN, GEZENTİ, GEZEĞEN, GEZENEG, GEZELEK, GEZELGE, GEZENAY, GEZENDE, GEZENÇİ, GEZEMEG

6 harfli kelimeler

GEZEKİ, GEZEYH, GEZEEN

5 harfli kelimeler

GEZEL, GEZEN, GEZEK, GEZEY, GEZER, GEZEF, İGEZE, GEZEB, EGEZE, GEZEM

4 harfli kelimeler

GEZE

Bazı kelimelerin anlamları

GEZE

Gelinin çeyiz kaldırma töreni. Düğünden sonra oğlan ve kız tarafının verdikleri karşılıklı ziyafet. Öküz arabasının iki oku arasına, açıklığı koruması için gerilen ağaç. Gezinti yeri.

KALLEGEZEN

Havuç.

GEZELLEME

Çok konuşma.

GEZELETMEK

Can sıkıntısından boşuboşuna gezmek.

MOTORLUGEZER

Tek yuvgulu küçük motordan oluşan, enüst hızı genellikle 100 km/saat'in altında, iki tekerlekli, üstü açık, küçük yolcu taşıtı.

UYURGEZERLİK

Uyurgezer olma durumu, somnambulizm.

YÜZERGEZER

Karada olduğu gibi suda da kullanılabilen (araba, tank, uçak vb. araç), amfibi.

GEZENNEMEK

Can sıkıntısından boşuboşuna gezmek.

GEZEĞENLE

Çok gezen kişi.

DAĞDAGEZEN

Kurt. Domuz.

KOMŞUGEZEN

Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi.

ÇEMİŞGEZEK

Tunceli iline bağlı ilçelerden biri.

GEZEBİLMEK

Gezme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YERDEGEZEN

Yılan.

GEZEBİLME

Gezebilmek işi.

GEZENGEVİ

Kudret helvası.

  -   -   -  

Anlamında GEZE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MARS

Tavlada oyunculardan birinin, karşı taraf pul toplamaya başlamadan kendi pullarının tamamını toplayıp iki sayı kazanması. Güneş'e olan uzaklığı, yerin Güneş'e olan uzaklığından daha çok olan dış gezegenlerin ilki olan kızıl gezegen, Merih.

GEZGİNCİ

Gezerek iş gören, gezici, seyyar.

AMFİBİ

İki yaşamlılar. Yüzergezer.

KALKMAK

Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.

DÜNYA

Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

KILAVUZ

Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.

JÜPİTER

Gezegenlerin en büyüğü ve Güneş'e yakınlık bakımından beşincisi, Erendiz, Müşteri.

NEPTÜN

Güneş'e yakınlık bakımından sekizinci olan gezegen.

KOLCU

Bir şeyi korumak için bekleyen veya kol gezen görevli, muhafız. Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse.

LEKE

Kirliliği gösteren iz. Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm. Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.

PLANET

Gezegen.

GEZELEME

Gezelemek işi. Gelin ve damadın düğünden sonra akrabalarına yaptıkları ziyaret.

GÜNEŞ

Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

AYLAK

İşsiz, boş gezen, avare (kimse).

PLÜTON

1930 yılında keşfedilen, Güneş'e en uzak gezegen.

MERKÜR

Güneş sisteminin Güneş'e en yakın olan gezegeni, Utarit.

GÖKEVİ

Gök olaylarını yıldızların, güneş, ay ve gezegenlerin konumlarını, hareketlerini küresel bir kubbenin iç yüzeyinde, çeşitli araçlarla gösteren yapı, yıldızlık, planetaryum.

GEZENTİ

Vaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven, gezeğen.

PARALAKS

Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı. Dünya'nın yarıçapını bir gezegenden veya Dünya Güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı.

KAVUŞUM

Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima.