İçinde GERÇ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gerç" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gerç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gerç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gerç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞTİRİLMEK

16 harfli kelimeler

ÖZGERÇEKLEŞTİRİM, GERÇEKLEŞEBİLMEK, GERÇEKLEŞTİRİLME

15 harfli kelimeler

GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, GERÇEKLEŞEBİLME, GERÇEKLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞTİRME, GERÇEKMEDÜZLER

12 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞMEK, İÇGERÇEKLEME, GERÇEKLENMEK, GERÇEKÜSTÜCÜ

11 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞME, GERÇEKLEMEK, GERÇEKLEYİN, GERÇEKÇİLİK

10 harfli kelimeler

GENEGERÇEK, GERÇEKLEME, GERÇEKÜSTÜ

9 harfli kelimeler

GERÇEKTEN, GERÇEKLİK, GERÇEKSİZ

8 harfli kelimeler

GERÇEKÇİ, GÖGERÇİN, GERÇİĞİN, GERÇESİZ, GERÇEMEK, GERÇEKLİ, GERÇEKTE, GERÇEKER, GERÇEKCİ

7 harfli kelimeler

GERÇELİ

6 harfli kelimeler

GERÇİH, GERÇİK, GERÇEK

5 harfli kelimeler

GERÇİ

4 harfli kelimeler

GERÇ

Bazı kelimelerin anlamları

GERÇ

Eğlenme, alay.

GERÇEKMEDÜZLER

(Scyphozoa),en iyi bilinen türüdür.

GERÇEKLEŞTİRİLME

Gerçekleştirilmek işi.

GERÇEKLENMEK

Doğru bilmek, doğruluğuna inanmak.

GERÇEKLEŞTİRME

Gerçekleştirmek işi, realizasyon.

ÖZGERÇEKLEŞTİRİM

Kişiliğin bütün yönlerinin dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi.

GERÇEKLEŞEBİLMEK

Gerçekleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GERÇEKLEMEK

Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak, doğrulamak, teyit etmek.

GERÇEKLEŞTİRİLMEK

Gerçek duruma getirilmek.

İÇGERÇEKLEME

Bir gözlem yordamı ya da bir ölçme aracına alınan yanıtların geçerliğini ölçmek üzere, yanıtları kendi içinde tutarlılık süzgecinden geçirme, bk. geçerlik saptama yolları, geçerlik sınaması.

GERÇEKÜSTÜCÜLÜK

Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.

GERÇEKLEŞTİRMEK

Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.

GERÇEKLEŞEBİLME

Gerçekleşebilmek işi.

GERÇEKÜSTÜCÜ

Gerçeküstücülükten yana olan, sürrealist. Gerçeküstücülükle ilgili olan (görüş, eser vb.), sürrealist.

GERÇEKLEŞME

Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

GERÇEKLEŞMEK

Gerçek olmak, gerçek duruma gelmek, meydana gelmek, tahakkuk etmek.

  -   -   -  

Anlamında GERÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GERÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ANKA

Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

ARAŞTIRMAK

Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AKILSIZ

Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt.

AKIŞ

Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

AKILSAL

Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

AYILMAK

Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.