Kelimeler arşivinde; içinde "gaza" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gaza bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gaza ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gaza olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GAZAPLANDIRMAK
GAZAPLANDIRMA
GAZALBOYNUZU
GAZAPLANMAK
MAYAGAZANI, GAZALAHMAT, GAZAPLANMA
MURGAZAN, GAZANFER, GAZANMAH, GAZANMAK, GAZAPSIZ, GAZAYAĞI, ÇALGAZAN, CILGAZAN, GAZAYAĞİ
GAZARMA, GAZAVAT, GAZAYAK, YANGAZA, GAZAAZİ, GAZAACI, ÇANGAZA, CANGAZA, GAZAPLI
GAZALE, GAZAKE, GAZABA
GAZA
İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olan kutsal savaş.
CILGAZAN
Geveze. Oyunbozan, mızıkçı.
GAZALBOYNUZU
Nilüfer.
GAZAPSIZ
Öfkeli, kızgın, hiddetli olmayan.
MAYAGAZANI
Bulgur kaynatılan, iki kulplu büyük kazan.
GAZAPLANMA
Gazaplanmak işi.
ÇALGAZAN
Geveze. Dolandırıcı. Haylaz, yaramaz.
MURGAZAN
Dedikoducu, söz taşıyan.
GAZAPLANDIRMAK
Öfkelendirmek, kızdırmak.
GAZANMAH
Kazanmak.
GAZALAHMAT
Çulluk.
GAZANMAK
Kazanmak.
GAZAPLANDIRMA
Gazaplandırmak işi.
GAZAPLANMAK
Öfkelenmek, kızmak.
GAZAYAĞI
Taze iken yenen, çay kenarlarında yetişen bir ot. Yabani pancar. Yün çorap nakısı.
GAZANFER
İri aslan. Yiğit, yürekli, kuvvetli adam.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞEFİLTE
Demir şişin ucuna bez bağlanıp gaza batırılarak yakılan bir çeşit aydınlanma aracı.
GAZAK
Yünden örülen fanila, ceket, kazak. Hayvanların boğazına çan takmaya yarayan süslü halka. Çınar ya da pelit ağacı meyvesi. Ham meyve. Topaç: Benim gazak iyi dönmüyor. Bel kemeri. Karısına söz geçirebilen, kılıbık olmayan kişi. Kazak.
HAVAGAZI
Kömürün damıtılması ile elde edilen gaza, su gazı eklenerek elde edilen karışım. Karışım oranı % 70 taş kömürü gazı, % 30 su gazıdır.
KAKIMAKLU
Gazaplı, hiddetli.
GEZEL
İp boyamaya yarayan bir çeşit çiçekli bitki kökü. Sararıp dökülen yaprak. Arapça kökenli gazel: gazel; makamla okunan dini şiir. Arapça kökenli gazâl: gazal; ceylan. Gazel, sararmış yapraklar.
ÖFKE
Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.
ÇIHMAK
Çıkmak. Çıkmak, başlamak; gazan gaynamiya çıhmadi.
GAZAAZİ
İbrişim: İnciyi gazaaziye dizdim.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
GEZZEP
Gazap.
GAZAVAT
Gayret: öğle sıcağı basıncaya kadar biraz gazavat edinde ekini bitirelim.
ACIH
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Yerelması. Hiddet, gazap, öfke.
GEZEF
Öfke, gazap.
KAKINMAK
Öfkelenmek, darılmak, kızmak. Uğraşmak, didinmek. Gazaba uğramak. Öfkelenmek.
GEZA
Arapça kökenli gaza: gaza.
GEZEB
Gazap.
TULAMAK
Çok çoğalmak. (argo) gaza getirmek.
AÇUV
Hiddet, gazap, öfke.
LOPA
Koyulaşmış yiyecek, lapa. Köy düğünlerinde, kız ve oğlan sağdıçlarının evinde çıtanın üzerine meyve dizilerek yapılan şah'ın, gece kız ve oğlan evlerine götürülürken aydınlatma aracı olarak kullanılan, sopaya geçirilip gaza batırılmış tezek parçası. Küpes.