İçinde GAZA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gaza" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gaza bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gaza ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gaza olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GAZAPLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

GAZAPLANDIRMA

12 harfli kelimeler

GAZALBOYNUZU

11 harfli kelimeler

GAZAPLANMAK

10 harfli kelimeler

MAYAGAZANI, GAZALAHMAT, GAZAPLANMA

8 harfli kelimeler

MURGAZAN, GAZANFER, GAZANMAH, GAZANMAK, GAZAPSIZ, GAZAYAĞI, ÇALGAZAN, CILGAZAN, GAZAYAĞİ

7 harfli kelimeler

GAZARMA, GAZAVAT, GAZAYAK, YANGAZA, GAZAAZİ, GAZAACI, ÇANGAZA, CANGAZA, GAZAPLI

6 harfli kelimeler

GAZALE, GAZAKE, GAZABA

5 harfli kelimeler

GAZAN, GAZAK, GAZAH, GAZAZ, GAZAP, GAZAL

4 harfli kelimeler

GAZA

Bazı kelimelerin anlamları

GAZA

İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olan kutsal savaş.

CILGAZAN

Geveze. Oyunbozan, mızıkçı.

GAZALBOYNUZU

Nilüfer.

GAZAPSIZ

Öfkeli, kızgın, hiddetli olmayan.

MAYAGAZANI

Bulgur kaynatılan, iki kulplu büyük kazan.

GAZAPLANMA

Gazaplanmak işi.

ÇALGAZAN

Geveze. Dolandırıcı. Haylaz, yaramaz.

MURGAZAN

Dedikoducu, söz taşıyan.

GAZAPLANDIRMAK

Öfkelendirmek, kızdırmak.

GAZANMAH

Kazanmak.

GAZALAHMAT

Çulluk.

GAZANMAK

Kazanmak.

GAZAPLANDIRMA

Gazaplandırmak işi.

GAZAPLANMAK

Öfkelenmek, kızmak.

GAZAYAĞI

Taze iken yenen, çay kenarlarında yetişen bir ot. Yabani pancar. Yün çorap nakısı.

GAZANFER

İri aslan. Yiğit, yürekli, kuvvetli adam.

  -   -   -  

Anlamında GAZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞEFİLTE

Demir şişin ucuna bez bağlanıp gaza batırılarak yakılan bir çeşit aydınlanma aracı.

GAZAK

Yünden örülen fanila, ceket, kazak. Hayvanların boğazına çan takmaya yarayan süslü halka. Çınar ya da pelit ağacı meyvesi. Ham meyve. Topaç: Benim gazak iyi dönmüyor. Bel kemeri. Karısına söz geçirebilen, kılıbık olmayan kişi. Kazak.

HAVAGAZI

Kömürün damıtılması ile elde edilen gaza, su gazı eklenerek elde edilen karışım. Karışım oranı % 70 taş kömürü gazı, % 30 su gazıdır.

KAKIMAKLU

Gazaplı, hiddetli.

GEZEL

İp boyamaya yarayan bir çeşit çiçekli bitki kökü. Sararıp dökülen yaprak. Arapça kökenli gazel: gazel; makamla okunan dini şiir. Arapça kökenli gazâl: gazal; ceylan. Gazel, sararmış yapraklar.

ÖFKE

Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

ÇIHMAK

Çıkmak. Çıkmak, başlamak; gazan gaynamiya çıhmadi.

GAZAAZİ

İbrişim: İnciyi gazaaziye dizdim.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.

CEYLAN

Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).

GEZZEP

Gazap.

GAZAVAT

Gayret: öğle sıcağı basıncaya kadar biraz gazavat edinde ekini bitirelim.

ACIH

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Yerelması. Hiddet, gazap, öfke.

GEZEF

Öfke, gazap.

KAKINMAK

Öfkelenmek, darılmak, kızmak. Uğraşmak, didinmek. Gazaba uğramak. Öfkelenmek.

GEZA

Arapça kökenli gaza: gaza.

GEZEB

Gazap.

TULAMAK

Çok çoğalmak. (argo) gaza getirmek.

AÇUV

Hiddet, gazap, öfke.

LOPA

Koyulaşmış yiyecek, lapa. Köy düğünlerinde, kız ve oğlan sağdıçlarının evinde çıtanın üzerine meyve dizilerek yapılan şah'ın, gece kız ve oğlan evlerine götürülürken aydınlatma aracı olarak kullanılan, sopaya geçirilip gaza batırılmış tezek parçası. Küpes.