Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gaze" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gaze ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gaze olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gaze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GAZE
Acun, evren, âlem.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İÇİNDEKİLER
Bir kitabın, derginin baş veya sonuna konulan, konu başlıklarını sayfa numaralarıyla gösteren liste, fihrist. Bir kitap, dergi, gazete, mektup vb.nin içinde bulunan konular veya kapsadığı şeyler, münderecat.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
BAŞYAZAR
Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir.
DÖRTLEME
Dörtlemek işi. Bir gazelin her beytinin başına iki dize eklenerek yapılmış olan nazım biçimi, terbi. Tarlayı dört kez sürme.
DAĞITICI
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi. Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş.
GAZELHANLIK
Gazelhanın yaptığı iş.
GAZETELİK
Gazete koymaya yarar küçük çatkı. Gazeteye haber olarak yazılacak nitelikte olan.
CERİDE
Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.
BAŞYAZI
Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.
GAZETECİ
Gazete yayımlayan kimse. Gazete satan kimse. Gazeteye yazı yazmayı, haber toplayıp vermeyi veya gazetenin yazı işlerinde çalışmayı iş edinen kimse.
GAZELİYAT
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü.
EK
Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.
BASIN
Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
BENT
Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.
BÜFE
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
GAZELHAN
Gazel okuyan, gazel söyleyen kimse.
İDAREHANE
Gazete, dergi vb. yayım kurumlarında yazı işlerine bakılan yer, yönetim yeri. Bir işi veya kuruluşu yönetenlerin bulundukları yer, büro.
GAZETECİLİK
Gazetecinin yaptığı iş.