Kelimeler arşivi içinde; başında "gaza" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. gaza ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gaza ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gaza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GAZAPLANDIRMAK
GAZAPLANDIRMA
GAZALBOYNUZU
GAZAPLANMAK
GAZALAHMAT, GAZAPLANMA
GAZAPSIZ, GAZAYAĞI, GAZANFER, GAZANMAH, GAZANMAK, GAZAYAĞİ
GAZAPLI, GAZAACI, GAZARMA, GAZAVAT, GAZAYAK, GAZAAZİ
GAZALE, GAZAKE, GAZABA
GAZAP, GAZAN, GAZAL, GAZAK, GAZAH, GAZAZ
GAZA
GAZA
İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olan kutsal savaş.
GAZAYAĞI
Taze iken yenen, çay kenarlarında yetişen bir ot. Yabani pancar. Yün çorap nakısı.
GAZANMAK
Kazanmak.
GAZAPLANDIRMAK
Öfkelendirmek, kızdırmak.
GAZAPLANDIRMA
Gazaplandırmak işi.
GAZAPLANMA
Gazaplanmak işi.
GAZARMA
Büyük taş bina. Rusça kökenli kazarma: kışla.
GAZAACI
Çiftçilerin pulluk demirinden çamur ve toprağı kazıdıkları bir alet.
GAZALAHMAT
Çulluk.
GAZAYAĞİ
Kazayağı: turşusu ve yumurta ile kâwurması yapılan bir bitki; kırlarda yetişir.
GAZAPLI
Öfkeli, kızgın, hiddetli.
GAZANFER
İri aslan. Yiğit, yürekli, kuvvetli adam.
GAZANMAH
Kazanmak.
GAZALBOYNUZU
Nilüfer.
GAZAPSIZ
Öfkeli, kızgın, hiddetli olmayan.
GAZAPLANMAK
Öfkelenmek, kızmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEZEL
İp boyamaya yarayan bir çeşit çiçekli bitki kökü. Sararıp dökülen yaprak. Arapça kökenli gazel: gazel; makamla okunan dini şiir. Arapça kökenli gazâl: gazal; ceylan. Gazel, sararmış yapraklar.
GAZAK
Yünden örülen fanila, ceket, kazak. Hayvanların boğazına çan takmaya yarayan süslü halka. Çınar ya da pelit ağacı meyvesi. Ham meyve. Topaç: Benim gazak iyi dönmüyor. Bel kemeri. Karısına söz geçirebilen, kılıbık olmayan kişi. Kazak.
GEZEB
Gazap.
ÇIHMAK
Çıkmak. Çıkmak, başlamak; gazan gaynamiya çıhmadi.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
ŞEFİLTE
Demir şişin ucuna bez bağlanıp gaza batırılarak yakılan bir çeşit aydınlanma aracı.
LOPA
Koyulaşmış yiyecek, lapa. Köy düğünlerinde, kız ve oğlan sağdıçlarının evinde çıtanın üzerine meyve dizilerek yapılan şah'ın, gece kız ve oğlan evlerine götürülürken aydınlatma aracı olarak kullanılan, sopaya geçirilip gaza batırılmış tezek parçası. Küpes.
GEZEF
Öfke, gazap.
ÖFKE
Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.
TULAMAK
Çok çoğalmak. (argo) gaza getirmek.
GEZZEP
Gazap.
KAKINMAK
Öfkelenmek, darılmak, kızmak. Uğraşmak, didinmek. Gazaba uğramak. Öfkelenmek.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
ACIH
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Yerelması. Hiddet, gazap, öfke.
AÇUV
Hiddet, gazap, öfke.
GAZAVAT
Gayret: öğle sıcağı basıncaya kadar biraz gazavat edinde ekini bitirelim.
GAZAAZİ
İbrişim: İnciyi gazaaziye dizdim.
KAKIMAKLU
Gazaplı, hiddetli.
HAVAGAZI
Kömürün damıtılması ile elde edilen gaza, su gazı eklenerek elde edilen karışım. Karışım oranı % 70 taş kömürü gazı, % 30 su gazıdır.
GEZA
Arapça kökenli gaza: gaza.