GAZA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gaza" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. gaza ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gaza ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gaza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GAZAPLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

GAZAPLANDIRMA

12 harfli kelimeler

GAZALBOYNUZU

11 harfli kelimeler

GAZAPLANMAK

10 harfli kelimeler

GAZALAHMAT, GAZAPLANMA

8 harfli kelimeler

GAZAPSIZ, GAZAYAĞI, GAZANFER, GAZANMAH, GAZANMAK, GAZAYAĞİ

7 harfli kelimeler

GAZAPLI, GAZAACI, GAZARMA, GAZAVAT, GAZAYAK, GAZAAZİ

6 harfli kelimeler

GAZALE, GAZAKE, GAZABA

5 harfli kelimeler

GAZAP, GAZAN, GAZAL, GAZAK, GAZAH, GAZAZ

4 harfli kelimeler

GAZA

Bazı kelimelerin anlamları

GAZA

İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olan kutsal savaş.

GAZAPLANDIRMA

Gazaplandırmak işi.

GAZAPLANMAK

Öfkelenmek, kızmak.

GAZAPLANDIRMAK

Öfkelendirmek, kızdırmak.

GAZANMAH

Kazanmak.

GAZAYAĞI

Taze iken yenen, çay kenarlarında yetişen bir ot. Yabani pancar. Yün çorap nakısı.

GAZAYAĞİ

Kazayağı: turşusu ve yumurta ile kâwurması yapılan bir bitki; kırlarda yetişir.

GAZANMAK

Kazanmak.

GAZARMA

Büyük taş bina. Rusça kökenli kazarma: kışla.

GAZALAHMAT

Çulluk.

GAZALBOYNUZU

Nilüfer.

GAZAPLANMA

Gazaplanmak işi.

GAZAACI

Çiftçilerin pulluk demirinden çamur ve toprağı kazıdıkları bir alet.

GAZAPSIZ

Öfkeli, kızgın, hiddetli olmayan.

GAZAPLI

Öfkeli, kızgın, hiddetli.

GAZANFER

İri aslan. Yiğit, yürekli, kuvvetli adam.

  -   -   -  

Anlamında GAZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GEZA

Arapça kökenli gaza: gaza.

KAKINMAK

Öfkelenmek, darılmak, kızmak. Uğraşmak, didinmek. Gazaba uğramak. Öfkelenmek.

GAZAK

Yünden örülen fanila, ceket, kazak. Hayvanların boğazına çan takmaya yarayan süslü halka. Çınar ya da pelit ağacı meyvesi. Ham meyve. Topaç: Benim gazak iyi dönmüyor. Bel kemeri. Karısına söz geçirebilen, kılıbık olmayan kişi. Kazak.

GAZAAZİ

İbrişim: İnciyi gazaaziye dizdim.

GAZAVAT

Gayret: öğle sıcağı basıncaya kadar biraz gazavat edinde ekini bitirelim.

AÇUV

Hiddet, gazap, öfke.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.

KAKIMAKLU

Gazaplı, hiddetli.

ACIH

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Yerelması. Hiddet, gazap, öfke.

GEZZEP

Gazap.

HAVAGAZI

Kömürün damıtılması ile elde edilen gaza, su gazı eklenerek elde edilen karışım. Karışım oranı % 70 taş kömürü gazı, % 30 su gazıdır.

GEZEB

Gazap.

ŞEFİLTE

Demir şişin ucuna bez bağlanıp gaza batırılarak yakılan bir çeşit aydınlanma aracı.

TULAMAK

Çok çoğalmak. (argo) gaza getirmek.

ÇIHMAK

Çıkmak. Çıkmak, başlamak; gazan gaynamiya çıhmadi.

GEZEF

Öfke, gazap.

GEZEL

İp boyamaya yarayan bir çeşit çiçekli bitki kökü. Sararıp dökülen yaprak. Arapça kökenli gazel: gazel; makamla okunan dini şiir. Arapça kökenli gazâl: gazal; ceylan. Gazel, sararmış yapraklar.

CEYLAN

Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).

ÖFKE

Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

LOPA

Koyulaşmış yiyecek, lapa. Köy düğünlerinde, kız ve oğlan sağdıçlarının evinde çıtanın üzerine meyve dizilerek yapılan şah'ın, gece kız ve oğlan evlerine götürülürken aydınlatma aracı olarak kullanılan, sopaya geçirilip gaza batırılmış tezek parçası. Küpes.