Kelimeler arşivinde; içinde "gard" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gard bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gard ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gard olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞGARDİYANLIK, YEDDİGARDAŞLAR, GARDALANDIRMAK
GARDIROPÇULUK, DERNEKGARDAŞI
BAŞGARDİYAN, GARDENPARTİ, YEDDİGARDAŞ, GARDİYANLIK, GARDALANMAK, GARDAKLAMAK
YEDİGARDAŞ, GARDIROPÇU
GARDIFREN, BEŞGARDAŞ, GARDAKLIK, ILGARDERE, GARDANLIK, GARDAŞLIK, GARDIRMAK, GARDEŞLİK
GARDELEN, ÜÇGARDAŞ, KAGARDAK, GARDOLAP, GARDİLOB, GARDIROP, GARDİYAN, GARDENYA, GARDAŞIN, BAGARDAK, BİYOGARD
GARDAZİ, GARDALI, GARDİYE, BEGARDI
GARDEŞ, GARDEL, GARDAŞ, GARDIŞ, GARDAK, GARDAH
GARDA, GARDI
GARD
GARD
Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum.
YEDDİGARDAŞ
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
GARDENPARTİ
Bir bahçede veya parkta yapılmış olan yemekli şölen.
GARDAKLAMAK
Tutturmak: Yakamı gardaklasana.
DERNEKGARDAŞI
Pazartesi.
BEŞGARDAŞ
Tokat, şamar.
GARDALANMAK
Büzülmek.
GARDIROPÇULUK
Giydiricilik.
GARDALANDIRMAK
Büzmek: Makine dikiş dikerken gardalandırıyor.
GARDIFREN
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.
GARDIROPÇU
Giydirici.
YEDİGARDAŞ
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
BAŞGARDİYAN
Gardiyanların başı.
GARDİYANLIK
Gardiyan olma durumu. Gardiyanın görevi.
YEDDİGARDAŞLAR
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
BAŞGARDİYANLIK
Başgardiyan olma durumu. Başgardiyanın yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde GARD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZENCİRCİ
Gardiyan.
BAYAH
Evet: -Bu işi gerçekten sen mi yaptın? -Bayah!. Demin, az önce, şimdi. Az önce: Bayah geldim ya gardaşım. Biraz önce. Biraz önce; demin. Demin, az önce. Az evvel.
KAMBİ
Gardeneai Lucida 'dan elde edilen vernik yapımında kullanılan parlak reçineye benzeyen aromatik zamk.
HESBİ
En candan, en yakın anlamında kullanılır: Hesbi gardaşum olsa gene yardım etmem. Kızamık, çiçek gibi hastalıklarda görülen kabarcıklar: Hesbiler yapışa da götüre.
GARDIRMAK
Bir şey gereksiz olarak çoğalmak: Tarlanın karkını su gardırdı.
MASURYUM
Simgesi Ma, atom kütlesi 43 g olan, kolumbit, gardolinit ve zirkonda çok az bulunan periyodik çizelgede yedinci grupta olan, nadir bulunan bir element.
GARDENYA
Kök boyasıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi (Gardenia). Bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği.
GARDİLOB
Fransızca kökenli garde-robe: gardrob; elbise dolabı.
GİYDİRİCİLİK
Giydiricinin yaptığı iş, gardıropçuluk.
AGAROZ
Agardaki jelleşmeden sorumlu bir bileşik. Elektroforez yönteminde destekleyici tabaka olarak kullanılan deniz yosunundan elde edilmiş polisakkarit yapısındaki polimer.
ARBALI
Ayarsız, dengesiz (terazi). Yiğit, gösterişli: Bu olan gardaşlarından da arbalı.
GARDALI
Potlu, kıvrıntılı: Ceketin arkası gardalı duruyor.
GİYDİRİCİ
Stüdyolarda oyuncuların giyimine yardım eden kimse, gardıropçu. Oyuncuların giysilerini giydiren kimse, gardıropçu.
GIRTLAKSILLAŞMA
Bir sesin çeşitli etkenler altında gırtlak sesine dönüşmesi olayı. Yazı dilimizde görülmeyen bir olaydır. Bazı Anadolu ağızlarında özellikle Orta ve Doğu Anadolu ağızlarında k>h, k>g>g şeklinde örnekler verir: yakışı>yakşı>yahşı, dakuz>dohuz, bakacak>bahacah; kardeş>gardaş>gardaş, koyun>goyun>goyun vb.
GARDA
Kırışık: Çamaşırda garda var. Kardeş: Buraya gel gardam.
GİYSİLİK
Giysi konulan yer, elbiselik. Giysi yapılmaya elverişli (kumaş), elbiselik. Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Gardrop. Tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.
TOMRUKÇU
Tutukevi bekçisi, gardiyan.
AGAR
Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.
GARMAK
Su birikmek. Karıştırmak: Hamuru gardım. Bir hastalığa yakalanmak: Rıza sıtmaya garmış. Olta, zincir çengeli. Kümes hayvanları çiftleşmek. Kara dut. Karmak. Karmak, karıştırmak.
GAFES
Kafes. Kavas, gardiyan.