Sonu GARD ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gard" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gard ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gard olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gard olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GARD

Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum.

BİYOGARD

Bifidobacterium türleriyle bazı laktik asit bakterilerinin birlikte oluşturdukları fermente süt ürünü.

  -   -   -  

Anlamında GARD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GARD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞGARDİYAN

Gardiyanların başı.

GIRTLAKSILLAŞMA

Bir sesin çeşitli etkenler altında gırtlak sesine dönüşmesi olayı. Yazı dilimizde görülmeyen bir olaydır. Bazı Anadolu ağızlarında özellikle Orta ve Doğu Anadolu ağızlarında k>h, k>g>g şeklinde örnekler verir: yakışı>yakşı>yahşı, dakuz>dohuz, bakacak>bahacah; kardeş>gardaş>gardaş, koyun>goyun>goyun vb.

GARDENYA

Kök boyasıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi (Gardenia). Bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği.

ARBALI

Ayarsız, dengesiz (terazi). Yiğit, gösterişli: Bu olan gardaşlarından da arbalı.

GARDAKLAMAK

Tutturmak: Yakamı gardaklasana.

GİYDİRİCİLİK

Giydiricinin yaptığı iş, gardıropçuluk.

GARDİLOB

Fransızca kökenli garde-robe: gardrob; elbise dolabı.

GARDALANDIRMAK

Büzmek: Makine dikiş dikerken gardalandırıyor.

GAFES

Kafes. Kavas, gardiyan.

GARDA

Kırışık: Çamaşırda garda var. Kardeş: Buraya gel gardam.

BAŞGARDİYANLIK

Başgardiyan olma durumu. Başgardiyanın yaptığı iş.

BAYAH

Evet: -Bu işi gerçekten sen mi yaptın? -Bayah!. Demin, az önce, şimdi. Az önce: Bayah geldim ya gardaşım. Biraz önce. Biraz önce; demin. Demin, az önce. Az evvel.

GARDALI

Potlu, kıvrıntılı: Ceketin arkası gardalı duruyor.

GARMAK

Su birikmek. Karıştırmak: Hamuru gardım. Bir hastalığa yakalanmak: Rıza sıtmaya garmış. Olta, zincir çengeli. Kümes hayvanları çiftleşmek. Kara dut. Karmak. Karmak, karıştırmak.

GİYDİRİCİ

Stüdyolarda oyuncuların giyimine yardım eden kimse, gardıropçu. Oyuncuların giysilerini giydiren kimse, gardıropçu.

GARDIRMAK

Bir şey gereksiz olarak çoğalmak: Tarlanın karkını su gardırdı.

GARDİYANLIK

Gardiyan olma durumu. Gardiyanın görevi.

GİYSİLİK

Giysi konulan yer, elbiselik. Giysi yapılmaya elverişli (kumaş), elbiselik. Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Gardrop. Tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.

AGAR

Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.

AGAROZ

Agardaki jelleşmeden sorumlu bir bileşik. Elektroforez yönteminde destekleyici tabaka olarak kullanılan deniz yosunundan elde edilmiş polisakkarit yapısındaki polimer.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük