Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gard" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gard ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gard olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gard olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GARD
Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum.
BİYOGARD
Bifidobacterium türleriyle bazı laktik asit bakterilerinin birlikte oluşturdukları fermente süt ürünü.
Bu bölümde tanımı içerisinde GARD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARDENYA
Kök boyasıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi (Gardenia). Bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği.
GAFES
Kafes. Kavas, gardiyan.
GARDİLOB
Fransızca kökenli garde-robe: gardrob; elbise dolabı.
AGAR
Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.
GARDIRMAK
Bir şey gereksiz olarak çoğalmak: Tarlanın karkını su gardırdı.
ARBALI
Ayarsız, dengesiz (terazi). Yiğit, gösterişli: Bu olan gardaşlarından da arbalı.
AGAROZ
Agardaki jelleşmeden sorumlu bir bileşik. Elektroforez yönteminde destekleyici tabaka olarak kullanılan deniz yosunundan elde edilmiş polisakkarit yapısındaki polimer.
GARDALANDIRMAK
Büzmek: Makine dikiş dikerken gardalandırıyor.
GİYSİLİK
Giysi konulan yer, elbiselik. Giysi yapılmaya elverişli (kumaş), elbiselik. Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Gardrop. Tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.
GARDİYANLIK
Gardiyan olma durumu. Gardiyanın görevi.
GİYDİRİCİ
Stüdyolarda oyuncuların giyimine yardım eden kimse, gardıropçu. Oyuncuların giysilerini giydiren kimse, gardıropçu.
BAŞGARDİYAN
Gardiyanların başı.
GARDAKLAMAK
Tutturmak: Yakamı gardaklasana.
BAYAH
Evet: -Bu işi gerçekten sen mi yaptın? -Bayah!. Demin, az önce, şimdi. Az önce: Bayah geldim ya gardaşım. Biraz önce. Biraz önce; demin. Demin, az önce. Az evvel.
BAŞGARDİYANLIK
Başgardiyan olma durumu. Başgardiyanın yaptığı iş.
GARMAK
Su birikmek. Karıştırmak: Hamuru gardım. Bir hastalığa yakalanmak: Rıza sıtmaya garmış. Olta, zincir çengeli. Kümes hayvanları çiftleşmek. Kara dut. Karmak. Karmak, karıştırmak.
GARDALI
Potlu, kıvrıntılı: Ceketin arkası gardalı duruyor.
GARDA
Kırışık: Çamaşırda garda var. Kardeş: Buraya gel gardam.
GİYDİRİCİLİK
Giydiricinin yaptığı iş, gardıropçuluk.
GIRTLAKSILLAŞMA
Bir sesin çeşitli etkenler altında gırtlak sesine dönüşmesi olayı. Yazı dilimizde görülmeyen bir olaydır. Bazı Anadolu ağızlarında özellikle Orta ve Doğu Anadolu ağızlarında k>h, k>g>g şeklinde örnekler verir: yakışı>yakşı>yahşı, dakuz>dohuz, bakacak>bahacah; kardeş>gardaş>gardaş, koyun>goyun>goyun vb.