Kelimeler arşivinde; içinde "gara" olan, toplam 213 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gara bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gara ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gara olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GARANTİLEYEBİLMEK
GARANTİLEYEBİLME
AKCILHGARABALI, GARABÖYÜYHLÜYH
GARANTİLETMEK, GARANTİSİZLİK, TAVIKGARAĞISI
GARANTİLEMEK, SİGARASIZLIK, YAYGARACILIK, GALGIDIGARAN, GARAGABARCUK, GARALTILAMAK, GARANTİLETME, GARAVİRLEMEK
GARANTİLEME, GARAZSIZLIK, ALAGARANLIK, ALAGARANNUK, GARACAOĞLAN, GARAGAVIRGA, GARAMANGARK, GARANTÖRLÜK, GARAZKARLIK, SİGARACILIK
GARANTİSİZ, RÜZGARALTI, GARADÖŞEME, GARAGAVLIK, GARAGÜLLAP, GARAJCILIK, GARAKLAMAK, GARAMTURAH, GARARLAMAK, GARAVURGUN, GARAZSIZCA, HAGARAGORT, LİNLİNGARA, TOZMANGARA, YAYGARALIK, ZANGARAKÇI, ZEYTUNGARA
GARANTİLİ, IZGARALIK, IZGARASIZ, SİGARALIK, SİGARASIZ, YAYGARACI, ALAGARANI, ÇIVGARACI, GARABAHAR, GARABALIK, GARABASAN, GARABATAH, GARABULUT, GARACİĞER, GARADABAK, GARADÜZEN, GARAEŞGÜN, GARAGALEM, GARAGAVIK, GARAGAVUH, GARAGAVUK, GARAGAYIŞ, GARAGEBİL, GARAGOÇAH, GARAGUCAK, GARAĞABAR, GARAHIMAH, GARAKULAK, GARAKÜTÜK, GARAMAÇCI, Devamını Oku »»
AGARAGAR, GARANTÖR, GARAZSIZ, IZGARALI, SİGARACI, SİGARALI, AYGARANI, GARABÖCÜ, GARABUNA, GARAÇIRA, GARAGADA, GARAGEÇİ, GARAGURA, GARAHMAK, GARAHÜLÜ, GARAKMAK, GARAKOVA, GARALALE, GARALAMA, GARALMAK, GARAMSAL, GARANGAŞ, GARANGUŞ, GARANLIĞ, GARANLIH, GARANLIK, GARANLUH, GARANNIG, GARANNUH, GARANNUK, Devamını Oku »»
CIZGARA, GARABET, GARAJCI, GARANTİ, GARAZLI, GARGARA, YAYGARA, AŞIGARA, CINGARA, ÇANGARA, ÇAYGARA, GAPGARA, GARABAN, GARABAŞ, GARAÇAV, GARADON, GARAFAN, GARAFİL, GARAGAN, GARAGEÇ, GARAGIŞ, GARAGOL, GARAGÜZ, GARAĞAN, GARAĞUL, GARAHAN, GARAHAT, GARALIH, GARALIK, GARALTI, Devamını Oku »»
GARAİP, GARAMİ, IZGARA, SİGARA, CIGARA, CUGARA, GARACA, GARACI, GARAĞI, GARAĞU, GARAMA, GARANA, GARANI, GARAVA, GARAVU, GOGARA, GUGARA, ILGARA, MIGARA, NAGARA
GARAJ, GARAZ, GARAC, GARAG, GARAK, GARAN
GARA
GARA
Kara. Siyah, kara - gara dutmah: Dargın olmak - gara zelve: Güreşte bir oyun. Maden suyu.
GARANTİLEYEBİLME
Garantileyebilmek durumu.
GARANTİLETMEK
Garantileme işini yaptırmak.
YAYGARACILIK
Yaygaracı olma durumu, şirretlik.
SİGARASIZLIK
Sigarasız olma durumu.
GARANTİLETME
Garantiletmek işi.
GARANTİLEYEBİLMEK
Garantileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GARABÖYÜYHLÜYH
Derebeylik.
AKCILHGARABALI
Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz.
GALGIDIGARAN
Tahteravalli. (İnönü Eskişehir).
GARANTİLEMEK
Bir işin gerçekleşmesi için gereken önlemleri almak, sağlama bağlamak.
GARAGABARCUK
Yalınayak gezen çocukların ayağında ya da el içinde çıkan bir çeşit çıban.
GARANTİSİZLİK
Güvencesizlik.
TAVIKGARAĞISI
Karanlıkta görememe hastalığı.
GARALTILAMAK
Saklamak, örtmek: Garaltılayıver de görmesinler.
GARAVİRLEMEK
Karar vermek, kararlaştırmak: Ben bu işi garavirledim.
Bu bölümde tanımı içerisinde GARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
ARABALIK
Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.
GARANTİLEME
Garantilemek işi.
GARİPLİK
Garip olma durumu, garabet.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ÇAĞRIŞMAK
Birbirini çağırmak. Hep birden bağırarak yaygara etmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
GARAZSIZLIK
Garazsız olma durumu.
CIZBIZ
Izgarada pişirilmiş (et).
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
FOSURDATMAK
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.
GRİL
Izgara.
EMZİK
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme. Sigara ağızlığı. İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik. Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon.
GARAZSIZ
Kin beslemeyen, garazı olmayan.
GARAZLI
Kin güden, garazı olan, garazkâr.
AĞRAZ
Garazlar.
FOSURTU
Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.