Kelimeler arşivi içinde; başında "gara" olan, toplam 151 adet kelime bulunmaktadır. gara ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gara ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GARANTİLEYEBİLMEK
GARANTİLEYEBİLME
GARABÖYÜYHLÜYH
GARANTİLETMEK, GARANTİSİZLİK
GARAGABARCUK, GARALTILAMAK, GARANTİLEMEK, GARANTİLETME, GARAVİRLEMEK
GARACAOĞLAN, GARAGAVIRGA, GARAMANGARK, GARANTİLEME, GARANTÖRLÜK, GARAZKARLIK, GARAZSIZLIK
GARADÖŞEME, GARAGAVLIK, GARAGÜLLAP, GARAJCILIK, GARAKLAMAK, GARAMTURAH, GARANTİSİZ, GARARLAMAK, GARAVURGUN, GARAZSIZCA
GARABAHAR, GARABALIK, GARABASAN, GARABATAH, GARABULUT, GARACİĞER, GARADABAK, GARADÜZEN, GARAEŞGÜN, GARAGALEM, GARAGAVIK, GARAGAVUH, GARAGAVUK, GARAGAYIŞ, GARAGEBİL, GARAGOÇAH, GARAGUCAK, GARAĞABAR, GARAHIMAH, GARAKULAK, GARAKÜTÜK, GARAMAÇCI, GARAMETLİ, GARANTİLİ, GARARTMAH, GARARTMAK, GARASAHIZ, GARASAKIZ, GARATAVIK, GARATAVUK, Devamını Oku »»
GARABÖCÜ, GARABUNA, GARAÇIRA, GARAGADA, GARAGEÇİ, GARAGURA, GARAHMAK, GARAHÜLÜ, GARAKMAK, GARAKOVA, GARALALE, GARALAMA, GARALMAK, GARAMSAL, GARANGAŞ, GARANGUŞ, GARANLIĞ, GARANLIH, GARANLIK, GARANLUH, GARANNIG, GARANNUH, GARANNUK, GARANTÖR, GARARMAH, GARARMAK, GARAVOLA, GARAVRUK, GARAYAĞI, GARAZKAR, Devamını Oku »»
GARABAN, GARABAŞ, GARABET, GARAÇAV, GARADON, GARAFAN, GARAFİL, GARAGAN, GARAGEÇ, GARAGIŞ, GARAGOL, GARAGÜZ, GARAĞAN, GARAĞUL, GARAHAN, GARAHAT, GARAJCI, GARALIH, GARALIK, GARALTI, GARALTU, GARAMAK, GARAMAN, GARAMAT, GARAMBI, GARAMET, GARAMIK, GARAMIT, GARAMSA, GARAMUH, Devamını Oku »»
GARACA, GARACI, GARAĞI, GARAĞU, GARAİP, GARAMA, GARAMİ, GARANA, GARANI, GARAVA, GARAVU
GARAC, GARAG, GARAJ, GARAK, GARAN, GARAZ
GARA
GARA
Kara. Siyah, kara - gara dutmah: Dargın olmak - gara zelve: Güreşte bir oyun. Maden suyu.
GARANTİLETME
Garantiletmek işi.
GARAVİRLEMEK
Karar vermek, kararlaştırmak: Ben bu işi garavirledim.
GARALTILAMAK
Saklamak, örtmek: Garaltılayıver de görmesinler.
GARANTİLETMEK
Garantileme işini yaptırmak.
GARAGAVIRGA
Kuşbaşından daha ufak doğrandıktan sonra tavada kavrulan yağlı et.
GARAGABARCUK
Yalınayak gezen çocukların ayağında ya da el içinde çıkan bir çeşit çıban.
GARANTİLEYEBİLME
Garantileyebilmek durumu.
GARABÖYÜYHLÜYH
Derebeylik.
GARAMANGARK
Bol bol, çok miktarda: İşte alın, garamangark yeyin artık.
GARANTİSİZLİK
Güvencesizlik.
GARANTİLEMEK
Bir işin gerçekleşmesi için gereken önlemleri almak, sağlama bağlamak.
GARACAOĞLAN
Karacaoğlan; 'hetirceyh'in küçüğü.
GARANTİLEME
Garantilemek işi.
GARANTÖRLÜK
Garantör olma durumu, güvencecilik.
GARANTİLEYEBİLMEK
Garantileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
GÜVENCE
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
FOSURTU
Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses.
EMZİK
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme. Sigara ağızlığı. İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik. Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon.
CIZBIZ
Izgarada pişirilmiş (et).
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AĞRAZ
Garazlar.
GARİPLİK
Garip olma durumu, garabet.
GRİL
Izgara.
GARAZSIZ
Kin beslemeyen, garazı olmayan.
ARABALIK
Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.
GARAZSIZLIK
Garazsız olma durumu.
GARAZLI
Kin güden, garazı olan, garazkâr.
ÇAĞRIŞMAK
Birbirini çağırmak. Hep birden bağırarak yaygara etmek.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
FOSURDATMAK
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.