Kelimeler arşivinde; içinde "fob" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fob bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fob ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fob olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SİTOTROFOBLAST
MEFOBARBİTAL, KLOSTROFOBİK
KLOSTROFOBİ
HİDROFOBİK, TROFOBLAST, TERMOFOBİK, LENFOBLAST
AGORAFOBİ, KROMOFOBİ, AKAROFOBİ, KSENOFOBİ, HİDROFOBİ
FOTOFOBİ, HİDROFOB, KROMOFOB, TERMOFOB, BAZOFOBİ
FOTOFOB, LİYOFOB
FOBİ
FOB
FOB
Malların geminin güvertesine geçtikten sonra oluşacak her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası F grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat.
KLOSTROFOBİK
Kapalı yer korkusuna ait, bu korkuyla ilgili.
MEFOBARBİTAL
Kimyaca n-metilfenobarbital olup vücutta n-demetilasyonla fenobarbitale dönüşüp etkin olan fenobarbital türevi ilaç.
AGORAFOBİ
Alan korkusu.
TERMOFOBİK
Nispeten düşük sıcaklılarda yaşayan.
KLOSTROFOBİ
Kapalı yer korkusu.
KROMOFOBİ
Hücrenin hafif boyanma veya hiç boya almama niteliği veya boyanmaya karşı direnç gösteriş hâli.
LENFOBLAST
Lenfoyit dokulardaki olgun lenfositlere bölünen öncü hücreler.
TROFOBLAST
İmplantasyon, hormon salgılanma ve plasenta oluşumunda rol oynayan, koryon kesesinin villuslarında yer alan besleyici hücreler. Memelilerde embriyo gelişmesi sırasında teşekkül eden, başlangıçta iki tabaka hâlinde olan, tek tek hücrelerden meydana gelmiş sitotrofoblâst denilen iç tabaka ile çok çekirdekli sinsityum durumundaki hücrelerden meydana gelmiş sinsityotrofoblâst denilen dış tabakadan oluşmuş blâstosistin dış hücre kılıfı.
AKAROFOBİ
Akar, böcek ve solucan gibi küçük canlılardan korkma durumu.
HİDROFOBİ
Su korkusu.
KSENOFOBİ
Yabancılara karşı duyulan ve hastalık hâline getirilebilen düşmanlık ve korku.
FOTOFOBİ
Gözün ağ tabakasının aşırı duyarlılığı nedeniyle hayvanın normal gün ışığında göz kapaklarını kapalı tutması, ışığa bakamama. Işıktan korkma.
SİTOTROFOBLAST
Yavru zarlarından dölüte en yakın tabakayı oluşturan, villusların iç kısmında yer alan, hücre sınırları çok belirginlik gösteren, trofoblastların oluşturduğu koryon kesesinin esas hücreleri.
HİDROFOBİK
Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen. Kuduz hastalığıyla ilgili olan. Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen, suya ilgisi zayıf olan veya suda güçlükle eriyebilen.
HİDROFOB
Bir bileşiğin, suyla yeterince reaksiyona girmeyen, suda az çözünen ya da hiç çözünmeyen grubu. Aralarından suyu çıkarıp topluluklar oluştururlar. Polar olmayan grup, kutupsuz grup. Su ile ıslanmayan, çoğu kez kolloidal olan madde. Su sevmeyen. Suda çözünmeyen polar olmayan molekül veya gruplar.
Bu bölümde tanımı içerisinde FOB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMFİPATİK
Bir molekülün yapısında hem hidrofobik hem de hidrofilik grubun bulunması. Protein ve lipitler de amfipatik özellik gösterebilir. Bir molekülün yapısında suyu seven ve sevmeyen grupların bir arada bulunması.
LÖSİN
insan ve hayvan besini için temel olan, hidrokarbon yan zincirleri bulunan hidrofobik bir amino asit. Beyaz kristallerden oluşan, suda ve alkolde az çözünen, eterde çözünmeyen, insan ve hayvanlar için esansiyel olan, hidrokarbon yan zincirleri bulunan hidrofobik bir aminoasit. Suda az bir miktarda çözünen ve mısır tanesinde bol bulunan, kemik, cilt ve kas dokusunun gelişmesinde rol oynayan sembolü Leu ve L olan alifatik bir esansiyel amino asit.
ALANİN
Bir metil yan zinciri olan basit bir amino asit; alfa-amino propiyonik asit. Renksiz kristallerden oluşan, soğuk suda az fakat sıcak suda iyi çözünen, eterde çözünmeyen hemen hemen tüm proteinlerde bulunan, bir metil yan zinciri olan basit bir amino asit, alfa-amino propiyonik asit. Vücutta glukoz metabolizmasında kullanılan bir amino asit olan ve karbonhidratlardan enerji üretiminde katkı sağlayan, sembolü Ala ve A olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli esansiyel olmayan amino asit.
METİYONİN
Sülfür kapsayan bir amino asit. Metabolik reaksiyonlar için sülfür ve metil grubu sağlayan, insan besininin temel maddelerinden biri. Bütün ökaryotlarda metiyonin, bakterilerde ve mitokondrilerde ise formillenmiş metiyonin polipeptit zincirlerinin sentezinde kullanılan ilk amino asittir. Suda çözünen, alkolde çok az çözünen, eterde çözünmeyen, kükürt içeren, protein ve yağ metabolizmasında önemli rol oynayan esansiyel bir aminoasit. Sembolü Met ve M olan vücutta metil ve sülfür gruplarını sağlayan hidrofobik yan zincire sahip yan zinciri kükürt içeren, yağların parçalanmasına, karaciğer ve arterlerde yağ oluşumunun önlenmesine yardımcı olan, kemik gelişimini artıran esansiyel bir amino asit.
YILGI
Fobi.
PROLİN
Bir hidrokarbon yan zinciri olan halkasal bir amino asit. Hidrokarbon yan zinciri olan halkasal bir aminoasit. Hidrofobik yan zincire sahip, diğer amino asitlerden farklı olarak imino grubu taşıyan, kollojenin büyük bir kısmını oluşturan, kemik, kıkırdak, eklem, tendon ve kalp kasını güçlendiren, sembolü Pro ve P olan, esansiyel olmayan bir amino asit.
PEPTİTLEŞME
Her bir taneciğin etrafında iyonik yüklü elektriksel çift tabaka oluşturan elektrolitleri ilave ederek hidrofobik kolloidal çözeltilerin kararlı hale getirilmesi.
BLASTOSİST
Memelilerde döllenmiş yumurtanın peş peşe bölünerek uterus boşluğuna ulaştıktan sonraki ilk farklılaşmış durum olup dışta hücrelerden oluşmuş bir kılıfla (trofoblast) gelişmenin ileri evrelerinde embriyoyu meydana getirecek olan küçük bir hücre kitlesi. Dıştan trafoblast adı verilen ince bir tabakayla çevrilmiş, ortasında gıda maddelerince zengin sıvıyla dolu bir boşluk ve bir tarafında ise ileride embriyoyu oluşturacak bir hücre kümesinden oluşan embriyoda blastula evresini izleyen gelişim dönemindeki gebelik ürünü, blastula, blastosit. İnekte embriyonun 7-1. günleri. Memelilerde döllenmiş yumurtanın peş peşe bölünerek uterus boşluğuna ulaştıktan sonraki ilk farklılaşmış hâli. Dışta hücrelerden oluşmuş bir kılıf (trofoblâst) ile gelişmenin ileri safhalarında embriyoyu meydana getirecek olan küçük bir hücre kitlesini kapsar.
İZOLÖSİN
Alifatik yan zincirli, hidrofobik bir amino asit. Suda az çözünen alkolde ve eterde çözünmeyen tadı acı olan, alifatik yan zincirli esansiyel bir aminoasit. Hemoglobin üretimiyle kan şekeri ve enerji düzeyinin ayarlanmasında önemli ve birçok proteinde bulunan esansiyel amino asit.
VALİN
Alifatik, dallanmış hidrokarbon yan zinciri olan, polar olmayan, insan ve bazı hayvanların besini için alınması gerekli bir amino asit. Beyaz kristallerden oluşan, alifatik dallanmış hidrokarbon yan zincirleri olan, polar olmayan, insan ve bazı hayvanların besini için alınması gerekli olan ve protein sentezine katılan bir aminoasit. Uyarıcı etkilere sahip olan, eksikliğinde vücutta negatif hidrojen dengesi oluşan, valin, lösin ve isolösinle birlikte daha iyi doku onarımı ve azot dengesi temini için kullanılan, sembolü Val ve V olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli esansiyel amino asit.
FENİLALANİN
Aromatik bir yan zinciri olan kutupsuz, insan besini için temel bir amino asit. Suda çözünen, alkolde az çözünen, aromatik bir yan zinciri olan kutupsuz esansiyel bir aminoasit. Bütün amino asitlerin oluşumunda temel olan, artrit ağrılarının kontrolünde çok etkili olan, mental dikkati yükselten, merkezi sinir sistemi üzerine etkili iştahı azaltan, sembolü Phe ve F olan, aromatik ve hidrofobik yan zincirli esansiyel bir amino asit.
İMPLANTASYON
Blastosistlerin anne döl yatağının duvarına çok sıkı veya gevşek bir biçimde tutunması, içe yerleşme. Blastosistin dışında yer alan trofoblast hücreleriyle döl yatağı arasında fizyolojik ve biyokimyasal etkileşimler yapısal değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olur. İçe yerleşme, preimplantasyon ve gerçek implantasyon olmak üzere iki evrede gerçekleşir. Yerleştirme, tutturma.
LİPOPROTEİNLER
Diyetle alınan veya karaciğerle yağ dokusunda sentezlenen lipitleri kullanılmak ve depolanmak üzere dokular arasında taşıyan, suda çözünebilen lipit protein kompleksleri. Lipoprotein tanecikleri hidrofob trigliserit ve kolesterol esterleri çekirdeğinin etrafını saran tek tabakalı amfipatik fosfolipitler, kolesterol ve apolipoproteinlerden oluşur. Lipoproteinler dört temel sınıfa ayrılır; yüksek yoğunluklu, düşük yoğunluklu ve çok düşük yoğunluklu lipoproteinler ile şilomikronlar.
BESNOİTİOZİS
Sığır, at, koyun, keçi ve diğer otçullarda Besnoitia cinsi protozoonların neden olduğu, sokucu sinekler tarafından mekanik olarak taşınan veya enfekte kedi dışkısında bulunan, ookistlerin ağız yoluyla alınmasıyla bulaşan, etkenlerin birçok dokuda kalın duvarlı kist oluşmasıyla ve klinik olarak ateş, anazarka, anasarka, iştahsızlık, fotofobi, sklerodermatitis ve değişen derecelerde kıl dökülmesi gibi belirtilere neden olan hastalık, fil derisi hastalığı. Hastalık geçmişte globidiyozis olarak adlandırılmaktaydı.
KORYOM
İyicil veya kötücül trofoblastik hücre çoğalması. Koryokarsinom.
KORYOKARSİNOM
Yavru zarlarının villuslarındaki trofoblastik hücrelerden köken alan, gebelikle ilişkili kötücül bir tümör, koryom, koryoepitelyom, koryonik karsionom, koryonik epitelyom, sinsityoma malignum. Hidatiform molenin dejenerasyonu, yavru atmayı takiben veya normal doğumdan sonra döl yatağında artık hâlindeki villuslardan gelişir.
GLİSİN
Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollagen ve elâstin gibi proteinlerin yapısına giren en basit amino asit. Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollajen ve elastin gibi proteinlerin yapısına giren en basit aminoasit, aminoasetik asit. Genelde beyin sapı ve omurilik sinapslarında salınan, inhibitör işlev yapan, sembolü Gly ve G olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli nörotransmiter esansiyel olmayan bir amino asit.