Sonu FOK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fok" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fok ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fok olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FOK

Etçiller takımının fokgiller familyasından, 1-2 metre boyunda, postu değerli, memeli deniz hayvanı, ayı balığı (Phoca).

  -   -   -  

Anlamında FOK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FOKURTU

Sıvıların fokurdama sırasında çıkardığı sesin adı.

FOSFAJEN

Fosfokreatin ve fosfoarjinin gibi enerjiyi depolamada işlev gören bileşikler.

FOKURDAMA

Fokurdamak işi.

FOKURDATMA

Fokurdatmak işi.

FOKOMELİ

Gövdeye yakın kemiklerin yokluğu veya küçük biçimlenmesi sonucu, ön ve arka bacakların kısa kalarak fok balığı görünümüyle belirgin yapılış bozukluğu.

DENİZRAHİBİ

Akdeniz foku.

ODAK

Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak, fokus. Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak.

FOKURDAK

Fokurdama özelliği olan.

ODAKLAMA

Odaklamak işi, fokuslama.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

ÇOKRAMAK

Mide ekşimek, kaynamak. Tencere içinde yemek kaynamak. Kaynamak, fokurdamak.

İZOTİYOSİYANAT

Sülfokarbimit olarak da bilinen, R-N=C=S şeklinde bileşik.

FOKURDATMAK

Fokurdamasını sağlamak.

FOKURDAMAK

Fokur fokur ses çıkararak kaynamak.

KREATİN

Omurgalı kasında bulunan azotlu bir bileşik. Kasın kasılması sırasında ATP sağlanması için kreatin fosfat olarak ADP'ye yüksek enerjili fosforu grubu veren bileşik. Vücutta oluşan ve kanda belli bir düzey gösteren azotlu bir bileşik. Glisinden, arjininin guanido grubundan ve bunlara ek olarak S-adenozil-metiyoninden bir metil grubunun katılmasıyla sentezlenen, fosfokreatin şeklinde omurgalı kasında bulunan, kas kasılması için depo enerji kaynağını oluşturan, azotlu bir organik bileşik. Kas kasılması sırasında hücre içi ATP seviyesini sürdürmek için kreatin fosfat olarak ADP'ye yüksek enerjili fosfor grubunu veren bileşik.

ODAKLAMAK

İyi görüntü elde etmek, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğini düzenlemek, fokuslamak.

ODAKLANMA

Odaklanmak işi, fokuslanma.

ÇIKRAŞMAK

Fokurdamak.

ODAKLANMAK

Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.

DENİZKÖPEĞİGİLLER

Fokgiller.