Kelimeler arşivi içinde; başında "fok" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. fok ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fok ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FOKUSLANMAK, FOKURDATMAK
FOKURDAMAK, FOKURDATMA, FOKUSLANMA, FOKUSLAMAK
FOKGİLLER, FOKURDAMA, FOKUSLAMA
FOKOMELİ, FOKSTROT, FOKURDAK
FOKALMA, FOKURTU
FOKYE, FOKUS, FOKAL
FOK
FOK
Etçiller takımının fokgiller familyasından, 1-2 metre boyunda, postu değerli, memeli deniz hayvanı, ayı balığı (Phoca).
FOKURDAMA
Fokurdamak işi.
FOKGİLLER
Soğuk denizlerin kıyılarında yaşayan, etçiller takımının yüzgeç ayaklılar alt takımından bir familya.
FOKURTU
Sıvıların fokurdama sırasında çıkardığı sesin adı.
FOKUSLAMAK
Odaklamak.
FOKURDAK
Fokurdama özelliği olan.
FOKUSLAMA
Odaklama.
FOKUSLANMA
Odaklanma.
FOKURDAMAK
Fokur fokur ses çıkararak kaynamak.
FOKURDATMA
Fokurdatmak işi.
FOKSTROT
Dört tempolu bir dans.
FOKOMELİ
Gövdeye yakın kemiklerin yokluğu veya küçük biçimlenmesi sonucu, ön ve arka bacakların kısa kalarak fok balığı görünümüyle belirgin yapılış bozukluğu.
FOKYE
El ve yüz şişmesiyle beliren ve bu şişliklerde kanın hareketi hissedilen bir çeşit hastalık.
FOKUSLANMAK
Odaklanmak.
FOKURDATMAK
Fokurdamasını sağlamak.
FOKALMA
Soyulmuş, ayıklanmış (fındık, ceviz ve benzerleri için).
Bu bölümde tanımı içerisinde FOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
FOSFAJEN
Fosfokreatin ve fosfoarjinin gibi enerjiyi depolamada işlev gören bileşikler.
ODAKLANMAK
Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.
DENİZKÖPEĞİGİLLER
Fokgiller.
ODAKLAMA
Odaklamak işi, fokuslama.
ODAKSAL
Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal.
SFİNGOLİPİT
Özellikle beyin ve sinir dokusunda bol bulunan, alkolü sfingozin olan bir fosfolipit. Seramide bağlı bir fosfokolin, fosfoetanolamin veya mono/oligosakkarit ünitesi içeren lipit sınıfı. Sfingomiyelin, serebrozit, gangliyositleri içerir ve hücre zarlarının ana yapısal elamanıdır.
ODAK
Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak, fokus. Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak.
PHOCİDAE
Fokgiller.
ODAKLAMAK
İyi görüntü elde etmek, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğini düzenlemek, fokuslamak.
ODAKLANMA
Odaklanmak işi, fokuslanma.
SFİNGOMİYELİN
Sinirlerin miyelin kılıfında bol bulunan, sfingozine bağlı iki yağ asidi, bir fosfat grubu ve buna bağlı kolin içeren bir zar fosfolipidi. Seramite bağlı fosfokolin veya fosfoetanolamin içeren, gliserin içermeyen lipit olarak da bilinen, miyelin kılıfta bol bulunan sfingolipit.
ÇIKRAŞMAK
Fokurdamak.
İZOTİYOSİYANAT
Sülfokarbimit olarak da bilinen, R-N=C=S şeklinde bileşik.
KREATİN
Omurgalı kasında bulunan azotlu bir bileşik. Kasın kasılması sırasında ATP sağlanması için kreatin fosfat olarak ADP'ye yüksek enerjili fosforu grubu veren bileşik. Vücutta oluşan ve kanda belli bir düzey gösteren azotlu bir bileşik. Glisinden, arjininin guanido grubundan ve bunlara ek olarak S-adenozil-metiyoninden bir metil grubunun katılmasıyla sentezlenen, fosfokreatin şeklinde omurgalı kasında bulunan, kas kasılması için depo enerji kaynağını oluşturan, azotlu bir organik bileşik. Kas kasılması sırasında hücre içi ATP seviyesini sürdürmek için kreatin fosfat olarak ADP'ye yüksek enerjili fosfor grubunu veren bileşik.
KREATİNİN
Kasta, kanda ve idrarda bulunan ve dehidrasyon ile kreatinden teşekkül eden halkasal bir bileşik. Kas, kan ve idrarda bulunan, fosfokreatinin dehidrasyonu ve halkalaşmasıyla meydana gelen idrarla atılan bir bileşik. İdrarla atılım hızının ölçülmesi, böbrek işlevlerinin incelenmesi ve tanı amacıyla kullanılır.
DENİZRAHİBİ
Akdeniz foku.
ÇOKRAMAK
Mide ekşimek, kaynamak. Tencere içinde yemek kaynamak. Kaynamak, fokurdamak.
TRİTAGONİST
Üçüncü oyuncu. Antik tiyatroya Sofokles'in getirdiği üçüncü oyuncu. Üçüncü oyuncu. Eski Yunan tiyatrosundaki üç oyuncudan üçüncüsü. Antik tiyatroya bu üçüncü oyuncuyu getiren Sophokles'tir.