Kelimeler arşivinde; içinde "fiş" olan, toplam 65 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fiş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fiş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fiş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FİŞTİLLENMEK, FİŞFİRTLEMEK
FİŞTEKLEMEK, FİŞŞEKLEMEK, FİŞEKLENMEK, FİŞFİŞLEMEK
FİŞİRDEMEK, FİŞEKLEMEK, FİŞEKLİKLİ, FİŞİLDEMEK, FİŞEKÇİLİK, FİŞTEKLEME
FİŞİLEVİK, AFİŞÇİLİK, FİŞGERMEK, FİŞKERMEK, FİŞKİRMEK, FİŞLETMEK, FİLDİRFİŞ, FİŞEKHANE, FİŞLENMEK
SUFİŞEĞİ, FİŞGİLEK, FİŞEKSİZ, FİŞLEMEK, FİŞEKLİK, FİŞİRDEK, FİŞLENME, FİŞDİRİK, FİŞLAĞAN, FİŞLETME, MİKROFİŞ
FİŞEKÇİ, FİŞİREK, FİŞEKLİ, FİŞGENE, FİŞGELE, FİŞELEK, FİŞLEME, FİŞGANA
FİŞEYH, FİŞENK, FİŞLİK, FİŞENG, AFİŞÇİ, FİŞTİL, FİŞARE, FİŞLAN, FİŞTEK, FİŞTAK, FİŞŞEK, FİŞSİZ
FİŞKA, AFİŞE, FİŞON, FİŞNE, FİŞEK, FİŞAN, FİŞLİ, FİŞKİ, FİŞKE, MAFİŞ
FİŞE, AFİŞ
FİŞ
FİŞ
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.
FİŞFİRTLEMEK
Sürüklemek.
FİŞİLEVİK
Yerinde duramayan, hareketli.
FİŞTEKLEMEK
Sinsice destekleyip kışkırtmak, fıştaklamak.
FİŞEKLEMEK
Kışkırtmak.
FİŞİRDEMEK
Çocuk ayak altında çok dolaşmak. Yerinde duramamak. Cilve yapmak.
FİŞTİLLENMEK
Kumaş tarazlanmak, pürtüklenmek.
FİŞEKLENMEK
Birdenbire yerinden doğrulmak ve aynı hızla harekete geçmek: Oğlan bu sözü duyar duymaz fişektendi.
FİŞŞEKLEMEK
Kışkırtmak.
FİŞTEKLEME
Fişteklemek işi, fıştaklama.
FİŞFİŞLEMEK
Herhangi bir malı yağma etmek.
FİŞİLDEMEK
Çocuk ayak altında çok dolaşmak.
AFİŞÇİLİK
Afişçinin yaptığı iş.
FİŞGERMEK
Ağaçlar tomurcuklanmak.
FİŞEKÇİLİK
Fişekçinin yaptığı iş.
FİŞEKLİKLİ
Fişekliği olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
FİŞEKLİ
İçinde fişek bulunan.
FİŞLENMEK
Fişleme işi yapılmak.
FİŞLİ
Fişe yazılmış olan. Fişi olan. Güvenlik kuruluşlarında kaydı bulunan (kimse).
FİŞLEMEK
Fiş üzerine yazmak. Bir işle ilgili konuda fiş açmak. Güvenlik kuruluşu, bir kişi hakkında dosya açmak.
AFİŞÇİ
Afiş yapan veya asan kimse.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde "çat pat" diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
ATEŞBAZ
Ateşle hüner gösteren oyuncu. Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse.
FİŞEKSİZ
İçinde fişeği bulunmayan.
FİŞLEME
Fişlemek işi.
FİŞLENME
Fişlenmek işi.
FİŞLİK
Fiş koymaya yarar yer veya kutu. Fiş olmaya veya fiş yapılmaya uygun olan.
FİŞEKLİK
Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.
FİŞEKÇİ
Fişek yapan veya satan kimse.
FİTİLLEMEK
Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.
FİŞEKHANE
Fişek yapılmış olan yer.
ASI
Asma işi. Afiş.
DOLDURMAK
Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.