İçinde FİZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "fiz" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu fiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FİZOHEMATOMETRA, GİNANDROMORFİZM

14 harfli kelimeler

ANTROPOMORFİZM, METAFİZİKÇİLİK, RADYOFİZYOLOJİ, FİZİKOKİMYASAL, FİZOHİDROMETRA, FİZYOPATOLOJİK, PATOFİZYOLOJİK

13 harfli kelimeler

FİZYOTERAPİST, EPİFİZYOLİZİS, FİZYOPATOLOJİ, GONADOTROFİZM, HİPOFİZEKTOMİ, NÖROFİZYOLOJİ, PATOFİZYOLOJİ, YUSUFİZZETTİN

12 harfli kelimeler

FİZYOKRATLIK, ADENOHİPOFİZ, ENDOMORFİZİM, FİZYOKRATLAR, HOMEOMORFİZM, KATASTROFİZM, PANTAMORFİZM, SİNAPTOFİZİN

11 harfli kelimeler

EGZOMORFİZM, FİZİKOKİMYA, FİZYOLOJİST, FİZYOTERAPİ, KÜLTÜRFİZİK, METAFİZİKÇİ, METAMORFİZM, EPİFİZYALİS, EPİFİZYODEZ, MESOMORFİZM, MONOMORFİZM, NÖROHİPOFİZ, PARAMORFİZM, PLEOMORFİZM, POLİMORFİZM

10 harfli kelimeler

ASTROFİZİK, FİZİBİLİTE, FİZYOLOJİK, İZOMORFİZM, JEOFİZİKÇİ, RADYOFİZİK, FİZİKÖTESİ, DİRİLFİZİK, EPİFİZİTİS, FİZYOKRASİ, İATROFİZİK, İSOMORFİZM, OTOMORFİZM, TRİMORFİZM

9 harfli kelimeler

BİYOFİZİK, FİZYOKRAT, FİZYOLOJİ, FİZYONOMİ, METAFİZİK, DİMORFİZM, DİSRAFİZM, FİZOKLİST, FİZOMETRA, GÖKFİZİĞİ, NÖRAPOFİZ, NÖROFİZİN, YERFİZİĞİ, ZİGAPOFİZ

8 harfli kelimeler

FİZİKSEL, FİZYOLOG, JEOFİZİK, AMORFİZM, APOFİZİS, FİZOSTOM, MORFİZMA

7 harfli kelimeler

AMFİZEM, FİZİKÇE, FİZİKÇİ, DİYAFİZ, FİZAFYA, FİZALYA, FİZİRİM, FİZİTİS, HEMOFİZ, HİPOFİZ, METAFİZ

6 harfli kelimeler

FİZİKİ, SOFİZM, APOFİZ, EPİFİZ, HAFİZE, NAFİZE, RAFİZİ, ÜROFİZ

5 harfli kelimeler

FİZİK, NAFİZ, FİZAA, FİZME, HAFİZ

4 harfli kelimeler

FİZA

3 harfli kelimeler

FİZ

Bazı kelimelerin anlamları

FİZ

Kurnaz: Fizlina diyecek yoh.

GONADOTROFİZM

Vücudun iç salgı sisteminde cinsiyet bezlerinin hâkim rol oynaması durumu.

GİNANDROMORFİZM

Ginandromorf olma durumu. Dişi ve erkek eşey karakterlerini bir arada gösterme; bireyin bir yarısının dişi, diğer yarısının erkek karakteri göstermesi. ginandromorf olma durumu. Dişi ve erkek eşey karakterlerini bir arada gösterme. Bireyin bir yarısının dişi, diğer yarısının erkek karakteri göstermesi.

FİZOHİDROMETRA

Döl yatağı boşluğunda gaz ve sıvı toplanması.

RADYOFİZYOLOJİ

Radyobiyoloji.

FİZOHEMATOMETRA

Döl yatağı boşluğunda gaz ve kan toplanması.

PATOFİZYOLOJİK

Fizyopatolojik.

NÖROFİZYOLOJİ

Sinir sisteminin fizyolojisi ile uğraşan bilim dalı.

HİPOFİZEKTOMİ

Hipofiz bezinin ameliyatla çıkarılması.

FİZYOPATOLOJİ

Hastalığın organ veya sistemde oluşturduğu görev bozukluklarını konu alan bilim dalı, patofizyoloji.

FİZYOTERAPİST

Fizik tedavi ve rehabilitasyon değerlendirmelerini ve uygulamalarını yapan kimse.

ANTROPOMORFİZM

İnsan biçimcilik.

FİZYOPATOLOJİK

Fizyopatolojiyle ilgili, patofizyolojik. Hastalığın organ veya sistemde oluşturduğu görev bozukluğuyla ilgili, bu nitelikte görev bozukluğuna bağlı olan.

METAFİZİKÇİLİK

Metafizikçinin işi veya mesleği.

EPİFİZYOLİZİS

Epifiz ayrılması.

FİZİKOKİMYASAL

Fizikokimya veya fizikokimyasal özellikleri ile ilgili.

  -   -   -  

Anlamında FİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTROFİZİK

Yıldız fiziği.

BİLGİCİ

Sofizmden yana olan (kimse, düşünce vb.), sofist.

BAŞKALAŞIM

Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.

BİYOFİZİK

Fizyolojide geçen fiziksel olayların bilimi, biyolojik fizik.

ATLAS

Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

BİLLURLAŞMA

Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.

DİYALEL

Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılmış olan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü.

COĞRAFYA

Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü.

BİYOMEKANİK

Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

BAYGINLIK

Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

DEVİMSEL

Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.

BİLEŞİK

Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

BİLGİCİLİK

Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.

BAROSKOP

Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.