Sonu FİT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fit" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MİKROGAMETOFİT

13 harfli kelimeler

MEGAGAMETOFİT, KARPOSPOROFİT, HEMİKRİPTOFİT

10 harfli kelimeler

DERMATOFİT

9 harfli kelimeler

KRİPTOFİT, GAMETOFİT, FANEROFİT

8 harfli kelimeler

OSTEOFİT, MAKROFİT, KSEROFİT, PLOTOFİT, HİGROFİT, HİDROFİT, SPOROFİT, SAPROFİT, MÜSTEFİT, MÜLTEFİT

7 harfli kelimeler

HALOFİT, MESOFİT, TEROFİT, KELİFİT, LİTOFİT

6 harfli kelimeler

FİTFİT, EPİFİT, GRAFİT, SÜLFİT, FERFİT

5 harfli kelimeler

TÜFİT, ŞEFİT, PAFİT, VAFİT, NEFİT, İLFİT, RAFİT, MÜFİT, HAFİT

4 harfli kelimeler

AFİT

3 harfli kelimeler

FİT

Bazı kelimelerin anlamları

FİT

Birini başkasına karşı kışkırtma. Razı olma. Ödeşme. 30,5 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimi.

PLOTOFİT

Yüzmeye uyum sağlamış bitki.

HİGROFİT

Hayat süreçlerinde yüksek oranda neme ihtiyaç duyan bitkiler.

MİKROGAMETOFİT

Küçük ve erkek olarak kabul edilen sporları veren yapı.

KRİPTOFİT

Organları ve tomurcukları toprak altında korunan çok yıllık bitkiler.

MEGAGAMETOFİT

Heterosporlu bitkilerde megaspordan gelişen dişi gametofit.

HİDROFİT

Su hayatına uyum sağlamış bitkiler. Su bitkisi.

GAMETOFİT

Gametleri meydana getiren fertler ya da döller. Gametleri oluşturan fertler veya döller.

OSTEOFİT

Kemiklerde yerel çıkıntı tarzındaki kemik üremesi veya kabartısı. Kemik zarı yangısından kaynaklanır, kemik mahmuzu.

KARPOSPOROFİT

Karposporu olan bitki.

DERMATOFİT

Deri hastalıklarına sebep olan mantar. Canlı dokulara yayılmayan, ancak keratinli tabakalarda sınırlı kalan ve keratinolitik aktiviteli proteolitik enzimleriyle insanlarda ve hayvanlarda patolojik değişimlere neden olan mantar türleri. Başlıcaları; Microsporum, Trichophyton ve Epidermophyton nadiren görülenler ise, Keratinomyces allejoiin ve Scopulariopsis brevicaulis'dır. Antrofilik türler insanlarda zoofilik türler başlıca hayvanları enfekte eder. Geofilik dermatofitler ise normal olarak toprakta bulunur, ancak hayvan ve insanları enfekte etme yeteneğindedirler.

SPOROFİT

Döl değişimi gösteren bitkilerde diploit ya da eşeysiz (aseksüel) evre. Döl değişimi gösteren bitkilerde diploit veya eşeysiz evre.

FANEROFİT

Tomurcuk taşıyan sürgünlerin, yerden en az 50 cm kadar yukarıda olması.

KSEROFİT

Kök, gövde ya da yapraklarına su depo ederek kurak bölgelere uyum sağlamış bitkiler.

HEMİKRİPTOFİT

Tomurcukları toprak seviyesinde olan rozet şeklindeki bitkiler ile iki yıllık bitkiler.

MAKROFİT

Yüksek yapılı bitkiler.

  -   -   -  

Anlamında FİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİTLEMEK

Birini, başkasına karşı kışkırtmak, fitnelemek.

FİTLEME

Fitlemek işi.

FİTİLLİ

Fitili olan veya fitille ateşlenen. Üzerinde dokuma doğrultusunda fitiller olan (kumaş).

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

FİTNE

Karışıklık, kargaşa. Fitneci, ara bozucu.

FİTİLLENMEK

Fitil takılmak. Kızdırılmak, kışkırtılmak.

FİTİLSİZ

Fitili olmayan.

ÇÜRÜKÇÜL

Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.

FİTLENME

Fitlenmek işi.

AMFİ

Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.

FETTAN

Fitneci, karıştırıcı. Gönül ayartıcı, cilveli.

CAZGIR

Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.

FİTNECİ

Fitne çıkaran, karıştırıcı, ara bozucu, fitne fücur, fitne kumkuması.

ÇIKRIKÇI

Çıkrık yapıp satan kimse. Elyaf fitillerini incelterek iplik veya elyaf yünü durumuna getiren ve boş makaralara saran bir makine.

FİTİLCİ

Fitil yapan veya satan kimse. Kargaşalık çıkaran kimse.

FİTİLLEMEK

Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.

ARABOZAN

İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.

FİTİLLEME

Fitillemek işi.

ALAYBOZAN

Bir tür fitilli tüfek.

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.