İçinde EĞRE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eğre" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eğre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

EĞRETİLEMEK

10 harfli kelimeler

EĞREKLEMEK, EĞRETİLEME, KIZILEĞREK

9 harfli kelimeler

EĞRETİLİK, EĞREKDERE, MEĞREŞMEK, EĞRETİLUK

8 harfli kelimeler

SEĞREMEK, MEĞREMEK, DÖLEĞREK

7 harfli kelimeler

EĞREMEK, EĞREĞAÇ, EĞRETLİ, EĞRELTİ

6 harfli kelimeler

NEĞREK, SEĞREK, ZEĞREK, DEĞREK, YEĞREK, GEĞREK, EĞRETİ

5 harfli kelimeler

EĞREN, EĞRET, EĞREK, EĞREÇ, HEĞRE, DEĞRE, BEĞRE, EĞREZ, YEĞRE

Bazı kelimelerin anlamları

EĞRE

Kağnı arabalarında okun mazıdan çıkarılması için takılan eğri çivi. Toprak damlı evlerin saçağı. Kağnı tekerinin dönmesini kolaylaştıran araç. (Alcılı Delice Ankara). Toprak dam çıkıntısı. (Yalvaç Isparta). Sokak kapısının üzerindeki örtü. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta).

EĞRETİLUK

Eğrelti otlarının bol olduğu alan.

EĞRETİLİK

Eğreti olma durumu.

EĞRETİLEMEK

Ödünç almak. Eğreti olarak yapmak.

EĞREKDERE

Iğdır şehri, Tuzluca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

EĞREĞAÇ

Tek hayvanla çekilen arabalarda iki ucu oklara geçirilen eğri ağaç kısım.

EĞRELTİ

Eğrelti otu.

EĞREMEK

Sıcak aylarda hayvanları gölgelik yerde toplamak.

MEĞREŞMEK

Meleşmek.

KIZILEĞREK

Amasya kenti, Sarıbuğday bucağına bağlı bir yer.

MEĞREMEK

Melemek.

EĞREKLEMEK

Kuşluktan sonra koyunları ağıla getirip yatırmak.

EĞRETLİ

Yıkılmak üzere olan.

SEĞREMEK

Az kımıldamak.

DÖLEĞREK

Düzümsü: Döleğrek yer.

EĞRETİLEME

Eğretilemek işi. İstiare.

  -   -   -  

Anlamında EĞRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EĞRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARKEGON

Eğrelti otlarında, bütün kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişilik organı.

İLİŞTİRMEK

İlişmesini sağlamak. Bağlamak, tutturmak, eğreti takmak, hafifçe tutturmak.

KASINTI

Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılmış olan eğreti dikiş. Büyüklenme, kurum, gurur. Büyüklenen, gururlanan ve bunu davranışlarıyla belli eden (kimse).

MUFLON

Pardösülerin içine iliklenerek veya fermuarla geçirilen bir tür çok kalın, eğreti astar. Yaban koyunu. İçinde keçe bulunan çok kalın, yumuşak, parlak tüylü kumaş.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

FUJER

Eğrelti otu.

KÜMÜLTÜ

Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi.

İLMEK

Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik. Değmek, dokunmak. Halı dokurken düğümleri bağlamak. Hafif bir düğüm yaparak bağlamak.

BALDIRIKARA

Nemli yerlerde yetişen birçok eğrelti otu türünün ortak adı, karabaldır.

İLİŞTİRİLMEK

İliştirme işi yapılmak, eğreti takılmak, hafifçe tutturulmak.

KAMP

Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.

İSTİARE

Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme. Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını eğreti olarak kullanma, eğretileme.

İARE

Eğreti, ödünç. Eğreti verme, ödünç verme.

ATKUYRUĞUGİLLER

Eğrelti otugillerden, örneği atkuyruğu olan bir bitki familyası.

KOLÇAK

Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven. Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent. Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılmış olan süs eşyası. Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası. Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. Zırhın kola geçirilen parçası.

ARİYETEN

Eğreti olarak, ödünç olarak.

BARAKA

Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.

KISKAÇ

Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. Açılıp kapanan eğreti merdiven. Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ.

GEYİKDİLİ

Eğrelti otugillerden, Kuzey ve Batı Anadolu'nun kıyı kesimlerinde yetişen, yaprakları uzunca dil biçiminde çok yıllık otsu bir bitki (Scolopendrium officinale).

ARIZİ

Sonradan olan, dıştan gelen. Geçici, eğreti.