İçinde EĞRİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eğri" olan, toplam 83 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eğri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

STARLİNGEĞRİLERİ

14 harfli kelimeler

SEĞRİCEKLENMEK

11 harfli kelimeler

EĞRİLCENOTU, KUYRUĞUEĞRİ

10 harfli kelimeler

EĞRİDEMİRİ, SEĞRİCEKLİ

9 harfli kelimeler

EĞRİKAVAK, DEĞRİNMEK, EĞRİAMBAR, EĞRİBASAN, EĞRİBAYAT, EĞRİYAMAÇ, EĞRİBELEN, EĞRİBUCAK, SEĞRİŞMEK, EĞRİSÖĞÜT, EĞRİGÜNEY, EĞRİPINAR, EĞRİKAZIK, EĞRİKISAC, SEĞRİTMEK, BÖĞRÜEĞRİ, BOYNUEĞRİ, KAŞEĞRİSİ, EĞRİLTMEK, EĞRİOĞLAN, SÜTEĞRİSİ

8 harfli kelimeler

EĞRİMBOZ, EĞRİKMEK, EĞRİOĞLU, EĞRİKOCA, EĞRİKUYU, SEĞRİCEN, EĞRİMADI, EĞRİEKİN, SEĞRİCEK, KAŞIEĞRİ, EĞRİLMEK, EĞRİLTME, EĞRİTMEK, DEĞRİMEK, EEĞRİLCE, EĞRİAĞAÇ, SEĞRİMEK, EĞRİDERE

7 harfli kelimeler

EĞRİTAŞ, EĞRİNCE, EĞRİMLİ, EĞRİSİN, MEĞRİSE, EĞRİGÖL, EĞRİLCE, EĞRİLİK, EĞRİLİŞ, EĞRİLME, EĞRİTME, SEĞRİME, EĞRİBEL, EĞRİBÜK, EĞRİCEK, EĞRİÇAY, EĞRİGEZ, EĞRİGÖZ, SEĞRİKİ, EĞRİKÖY, EĞRİKUM, EĞRİMIH

6 harfli kelimeler

TEĞRİS, SEĞRİK, ŞEĞRİK, MEĞRİB, EĞRİSU, EĞRİÖZ, EĞRİÇE, DEĞRİM, EĞRİLİ, EĞRİCE

5 harfli kelimeler

HEĞRİ, EĞRİP, EĞRİK, EĞRİÇ, EĞRİM

4 harfli kelimeler

EĞRİ

Bazı kelimelerin anlamları

EĞRİ

Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

SEĞRİCEKLİ

Hoppa, oynak. Tikli, seğirme hastalığı olan : Dudağının sağ yanı seğriceklidir.

EĞRİBELEN

Ağrı şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Van ilinde, Dorutay bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KUYRUĞUEĞRİ

Bir çeşit at.

EĞRİAMBAR

Giresun ili, Dereli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

EĞRİDEMİRİ

Petek gözlerindeki balı almakta kullanılan araç. (Akpınar Bozüyük Bilecik).

EĞRİBASAN

Ankara şehrinde, Balâ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

EĞRİLCENOTU

İğneli tohumlu, bir çeşit kır bitkisi.

EĞRİBAYAT

Konya kenti, Aşağıpınarbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

EĞRİYAMAÇ

Tunceli şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

SEĞRİCEKLENMEK

Yerinde duramamak, kıpır kıpır oynamak.

SEĞRİŞMEK

Koşuşmak.

EĞRİKAVAK

Aydın şehrinde, Umurlu bucağına bağlı bir bölge. Elâzığ ili, Hazar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli ili, Ovacık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DEĞRİNMEK

Dönmek, dolaşmak.

STARLİNGEĞRİLERİ

Toplardamar dönüşüyle kalbe gelen kanla kalp fonksiyonları arasındaki ilişkiyi gösteren grafik eğrileri.

EĞRİBUCAK

Hatay şehri, Güvenç bucağına bağlı bir yer. Sivas şehri, Karayün nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında EĞRİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EĞRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜKÜM

Bükme işi. Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı. Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım.

ÇARPIK

Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.

BURMA

Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

ÇUVALDIZ

Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.

EĞRİLİ

Eğrisi olan.

DOĞRULMAK

Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek. Yönelmek. Para sağlanmak, kazanılmak. Yeniden güçlenmek, kalkınmak.

DOĞRU

Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

ÇELEK

Boynuzu kırık veya eğri hayvan.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

BEDİRİK

Temizlenip taranmış ve eğrilmeye hazır duruma getirilmiş yün veya pamuk topağı.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

BÜKÜLMEK

Bükme işine konu olmak, katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. İplik eğrilmek.

ÇARPIKLIK

Çarpık olma durumu, eğrilik.

CEMBİYE

Bir tür eğri kama, hançer. Ağzı eğri bir tür Arap bıçağı.

DİYAGONAL

Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş. Köşegen.

ARAPSAÇI

Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.

BARDA

Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.

ÇAP

Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.

EĞRİCE

Az eğri olan. Sığır sineği. Buttan yapılmış olan pastırma.