Kelimeler arşivinde; içinde "eğri" olan, toplam 83 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eğri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
STARLİNGEĞRİLERİ
SEĞRİCEKLENMEK
EĞRİLCENOTU, KUYRUĞUEĞRİ
EĞRİDEMİRİ, SEĞRİCEKLİ
EĞRİKAVAK, DEĞRİNMEK, EĞRİAMBAR, EĞRİBASAN, EĞRİBAYAT, EĞRİYAMAÇ, EĞRİBELEN, EĞRİBUCAK, SEĞRİŞMEK, EĞRİSÖĞÜT, EĞRİGÜNEY, EĞRİPINAR, EĞRİKAZIK, EĞRİKISAC, SEĞRİTMEK, BÖĞRÜEĞRİ, BOYNUEĞRİ, KAŞEĞRİSİ, EĞRİLTMEK, EĞRİOĞLAN, SÜTEĞRİSİ
EĞRİMBOZ, EĞRİKMEK, EĞRİOĞLU, EĞRİKOCA, EĞRİKUYU, SEĞRİCEN, EĞRİMADI, EĞRİEKİN, SEĞRİCEK, KAŞIEĞRİ, EĞRİLMEK, EĞRİLTME, EĞRİTMEK, DEĞRİMEK, EEĞRİLCE, EĞRİAĞAÇ, SEĞRİMEK, EĞRİDERE
EĞRİTAŞ, EĞRİNCE, EĞRİMLİ, EĞRİSİN, MEĞRİSE, EĞRİGÖL, EĞRİLCE, EĞRİLİK, EĞRİLİŞ, EĞRİLME, EĞRİTME, SEĞRİME, EĞRİBEL, EĞRİBÜK, EĞRİCEK, EĞRİÇAY, EĞRİGEZ, EĞRİGÖZ, SEĞRİKİ, EĞRİKÖY, EĞRİKUM, EĞRİMIH
TEĞRİS, SEĞRİK, ŞEĞRİK, MEĞRİB, EĞRİSU, EĞRİÖZ, EĞRİÇE, DEĞRİM, EĞRİLİ, EĞRİCE
HEĞRİ, EĞRİP, EĞRİK, EĞRİÇ, EĞRİM
EĞRİ
EĞRİ
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.
SEĞRİCEKLİ
Hoppa, oynak. Tikli, seğirme hastalığı olan : Dudağının sağ yanı seğriceklidir.
EĞRİBELEN
Ağrı şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Van ilinde, Dorutay bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KUYRUĞUEĞRİ
Bir çeşit at.
EĞRİAMBAR
Giresun ili, Dereli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
EĞRİDEMİRİ
Petek gözlerindeki balı almakta kullanılan araç. (Akpınar Bozüyük Bilecik).
EĞRİBASAN
Ankara şehrinde, Balâ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EĞRİLCENOTU
İğneli tohumlu, bir çeşit kır bitkisi.
EĞRİBAYAT
Konya kenti, Aşağıpınarbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EĞRİYAMAÇ
Tunceli şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
SEĞRİCEKLENMEK
Yerinde duramamak, kıpır kıpır oynamak.
SEĞRİŞMEK
Koşuşmak.
EĞRİKAVAK
Aydın şehrinde, Umurlu bucağına bağlı bir bölge. Elâzığ ili, Hazar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli ili, Ovacık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DEĞRİNMEK
Dönmek, dolaşmak.
STARLİNGEĞRİLERİ
Toplardamar dönüşüyle kalbe gelen kanla kalp fonksiyonları arasındaki ilişkiyi gösteren grafik eğrileri.
EĞRİBUCAK
Hatay şehri, Güvenç bucağına bağlı bir yer. Sivas şehri, Karayün nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜKÜM
Bükme işi. Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı. Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım.
ÇARPIK
Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ÇUVALDIZ
Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.
EĞRİLİ
Eğrisi olan.
DOĞRULMAK
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek. Yönelmek. Para sağlanmak, kazanılmak. Yeniden güçlenmek, kalkınmak.
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
ÇELEK
Boynuzu kırık veya eğri hayvan.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
BEDİRİK
Temizlenip taranmış ve eğrilmeye hazır duruma getirilmiş yün veya pamuk topağı.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
BÜKÜLMEK
Bükme işine konu olmak, katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. İplik eğrilmek.
ÇARPIKLIK
Çarpık olma durumu, eğrilik.
CEMBİYE
Bir tür eğri kama, hançer. Ağzı eğri bir tür Arap bıçağı.
DİYAGONAL
Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş. Köşegen.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
BARDA
Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
EĞRİCE
Az eğri olan. Sığır sineği. Buttan yapılmış olan pastırma.