İçinde EYLE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eyle" olan, toplam 173 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eyle bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eyle ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eyle olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

YUKARIBEYLERBEYİ

15 harfli kelimeler

AŞAĞIBEYLERBEYİ, BİREYLEŞEBİLMEK, CHEYLETİELLİDAE

14 harfli kelimeler

BİREYLEŞTİRMEK, BEYLERMEZRAASI, BİREYLEŞEBİLME, SÜLEYMANBEYLER, ŞEYLETİELLOZİS

13 harfli kelimeler

BİREYLEŞTİRME, EYLEMESEYDİNE

12 harfli kelimeler

LEYLEKGAGASI, LEYLEKGİLLER, MEYLETTİRMEK, BEYLERYUKARI, CHEYLETİELLA, ÇİZEYLEMLEME, ÇOKDÜZEYLEME, EYLEYEBİLMEK, EYLEYİGÖRMEK, GİLEYLENMEYH, TEYLENDİRMEK, ZİKREYLENMEK

11 harfli kelimeler

EYLEMSİZLİK, KAHREYLEMEK, LEYLEKSİLER, LÜTFEYLEMEK, REDDEYLEMEK, SABREYLEMEK, SEYREYLEMEK, YÜZEYLEŞMEK, ZANNEYLEMEK, ŞÜKREYLEMEK, AHMETBEYLER, DİKEYLEŞMEK, EYLENDİRMEK, EYLEYEBİLME, FEYLESOFLUK, GASDEYLEMEK, GEREYLENMEK, GİLEYLENMEĞ, GİLEYLENMEK, GİREYLENMEK, HASANBEYLER, KUTLUBEYLER, LEYLEKAYAĞI, LEYLEKBURNU, MEYLETTİRME, NEYLERSEVÜZ, OSMANBEYLER, SALGEYLEMEK, ŞAHİNBEYLER, TEBSEYLEMEK

10 harfli kelimeler

AFFEYLEMEK, BEYLERBEYİ, BİREYLEŞME, DENEYLEMEK, EMREYLEMEK, EYLEMCİLİK, EYLEMLİLİK, KARALEYLEK, LÜTFEYLEME, REDDEYLEME, SABREYLEME, SEYREYLEME, ŞÜKREYLEME, YÜZEYLEŞME, ZANNEYLEME, ADALEYLEĞİ, BEYLERHANI, BİLEYLEMEK, BÜLEYLEMEK, DİKEYLEŞME, DURABEYLER, EFFEYLEMEK, EYLEKSİMEK, FEYLESOFÇA, GANİBEYLER, HAJİLEYLEK, KAHREYLEME, KARABEYLER, KURTBEYLER, LEYLEKGAGA, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

AFFEYLEME, DENEYLEME, EMREYLEME, LEYLEKLER, MEYLETMEK, PEYLENMEK, ALİBEYLER, BİLEYLEME, ÇEYLENÇÜŞ, DİŞEYLETİ, HASBEYLER, LEYLEKKÖY, LEYLEYKÖY, NEYLERSİZ, ULUBEYLER

8 harfli kelimeler

EYLEMLİK, EYLEMSİZ, FEYLESOF, MEYLETME, PEYLEMEK, PEYLENME, YÖNEYLEM, BEYLEMEK, BEYLERCE, BEYLERLİ, BEYLEŞME, ÇİZEYLEM, DEYLEMEK, EYLECENE, EYLENMEK, EYLESİNE, EYLEŞMEK, EYLETMEK, EYLEYİCİ, HEYLEMEK, HEYLENCE, LEYLEKLİ, NEYLEMEK, TEYLEMEK

7 harfli kelimeler

EYLEMCİ, EYLEMEK, EYLEMLİ, EYLEMSİ, PEYLEME, TREYLER, BEYLECE, EYLENTÜ, EYLEŞÜK, EYLETME, EYLEYİN, EYLEYSE, HEBEYLE, LEYLEYH, ÖREYLER, YEYLECİ

6 harfli kelimeler

EYLEME, LEYLEK, BEYLEM, BEYLER, ÇEYLEK, ÇEYLEN, EYLECE, EYLERİ, EYLESE, HEYLEÇ, LEYLEH, NEYLER, ZEYLEK

5 harfli kelimeler

EYLEM, BEYLE, ÇEYLE, EYLEK, EYLEN, GEYLE, HEYLE, LEYLE, NEYLE, ŞEYLE, YEYLE, ZEYLE

4 harfli kelimeler

EYLE

Bazı kelimelerin anlamları

EYLE

Öyle. O şekilde, bk. ele, öle, ôyle. öyle.

ŞEYLETİELLOZİS

Cheyletiella cinsi akarların genellikle köpek, kedi ve tavşanlarda ara sıra insanlarda oluşturduğu, kaşıntılı deri yangısıyla belirgin enfestasyon.

SÜLEYMANBEYLER

Zonguldak şehri, Ereğli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YUKARIBEYLERBEYİ

Gaziantep şehri, ŞehitKâmil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

LEYLEKGAGASI

Bir çizimin oranları bozulmadan daha küçük veya daha büyüğünün çizilmesi için kullanılan araç.

BEYLERMEZRAASI

Tunceli kenti, Mazgirt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

BİREYLEŞTİRMEK

Bireye özgü kılmak, başkalarından ayırmak.

BEYLERYUKARI

Kayseri ilinde, Yeşilhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AŞAĞIBEYLERBEYİ

Kilis şehrinde, Elbeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BİREYLEŞTİRME

Bireyleştirmek işi. ferdileştirme (bk. bireyselleştirme).

EYLEMESEYDİNE

Yapmasaydın, olmasaydı anlamına.

LEYLEKGİLLER

Leyleksilerden bir familya (Ciconiidae).

BİREYLEŞEBİLMEK

Bireyleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

CHEYLETİELLİDAE

Genellikle evcil hayvanlarda ara sıra insanlarda enfestasyona neden olan Cheyletiella cinsini içeren akar ailesi.

BİREYLEŞEBİLME

Bireyleşebilmek işi.

MEYLETTİRMEK

Meyletme işini yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında EYLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

AKTARİYE

Aktarın sattığı şeyler.

ALEM

Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

AFFEYLEME

Affeylemek işi.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

ARALIKTA

Öbür şeyler arasında, bu arada.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKBALIKÇIL

Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).

ARANMAK

Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AĞMAK

Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALTAYCA

Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.