EYME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eyme" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. eyme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eyme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eyme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

EYMENMEK

7 harfli kelimeler

EYMENİK, EYMENME

6 harfli kelimeler

EYMECE, EYMELİ, EYMENÇ

5 harfli kelimeler

EYMEÇ, EYMEK, EYMEN

4 harfli kelimeler

EYME

Bazı kelimelerin anlamları

EYME

Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu).

EYMEN

Daha uğurlu, daha bereketli. Sağ tarafta olan.

EYMENMEK

Korkmak, korkuyla canı sıkılmak, ürkmek. Utanmak, sıkılmak, çekinmek. Çekinmek, utanmak, sıkılmak. Tevahhuş etmek, çekinmek, korkmak, endişe etmek, ihtiraz etmek.

EYMEK

Ekmek. Eski türkçe egmek: iğmek; bükmek. Eğmek.

EYMECE

Ucuna hamur ya da et takılıp balık avlamak için kullanılan demirden yapılmış, yarım daire şeklinde bir çeşit olta. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. Eklem yerleri: Eymecelerim çok ağrıyor.

EYMEÇ

Baston. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. İki tekerlekli öküz arabalarında yüklerin düşmemesi için çakılan eğri ağaç. Kıvrıntı, viraj. Kesilmiş körpe ağaçların, üstündeki kabukları soyulduktan sonraki hali. Üç ya da dört kat olan yün. Pantolonun önündeki düğmeli ya da fermuarlı kısım. Bastona benzeyen deynek. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

EYMENÇ

Utangaç.

EYMENİK

Utangaç.

EYMELİ

Utangaç.

EYMENME

Korku, endişe, çekinme.

  -   -   -  

Anlamında EYME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OHLANMAĞ

Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.

DAMEK

Değmek. Dokunmak, deymek.

KOYTAK

Yel deymeyen yer, çukur. Yer altındaki boşluklar. Rüzgâr almayan çukur yer.

DEYMEYE

Deymesin anlamında ünlem.

KEVÜK

İçine ot basılmış hayvan derisi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Mısır sapı. Dişsiz kişi. Kuruyan tütünü asmağa yarayan araç. (Yaykıl Gerze Sinop).

DEMEN

Değirmen, karşılığı deymen. Değirmen.

UĞURLU

Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.

UĞURSUZ

Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.

GAT

Huzur makam. Elbise; gat geymek. Kat.

KEYE

Hevenk, sepet ve benzerleri şeyleri asmaya yarayan ağaçtan yapılmış çengel, çivi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Ağaçtan ağaca atlamakta kullanılan ip.

UĞUR

Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.

EGMEK

Eymek. Eğmek. Eğmek, bükmek.

MEYMENETSİZCE

Meymenetsiz bir biçimde.

DEYMAN

Değirmen. Değirmen, bk. deymen, demen.

GEGE

Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel.

ÜVEYME

Üveymek işi.

LAVUK

Gereksiz konuşan (kimse). Önemsiz konular üzerinde fazlaca duran, hareketleri ve sözlerinde meymenet olmayan (kimse).

OHLANMAK

Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.

DARALMA

Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.

UĞURSUZLUK

Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet, şomluk.