Kelimeler arşivi içinde; başında "eyme" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. eyme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eyme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eyme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EYMENMEK
EYMENİK, EYMENME
EYMECE, EYMELİ, EYMENÇ
EYMEÇ, EYMEK, EYMEN
EYME
EYME
Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu).
EYMENÇ
Utangaç.
EYMENME
Korku, endişe, çekinme.
EYMEÇ
Baston. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. İki tekerlekli öküz arabalarında yüklerin düşmemesi için çakılan eğri ağaç. Kıvrıntı, viraj. Kesilmiş körpe ağaçların, üstündeki kabukları soyulduktan sonraki hali. Üç ya da dört kat olan yün. Pantolonun önündeki düğmeli ya da fermuarlı kısım. Bastona benzeyen deynek. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
EYMEK
Ekmek. Eski türkçe egmek: iğmek; bükmek. Eğmek.
EYMENMEK
Korkmak, korkuyla canı sıkılmak, ürkmek. Utanmak, sıkılmak, çekinmek. Çekinmek, utanmak, sıkılmak. Tevahhuş etmek, çekinmek, korkmak, endişe etmek, ihtiraz etmek.
EYMECE
Ucuna hamur ya da et takılıp balık avlamak için kullanılan demirden yapılmış, yarım daire şeklinde bir çeşit olta. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. Eklem yerleri: Eymecelerim çok ağrıyor.
EYMENİK
Utangaç.
EYMEN
Daha uğurlu, daha bereketli. Sağ tarafta olan.
EYMELİ
Utangaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EGMEK
Eymek. Eğmek. Eğmek, bükmek.
GAT
Huzur makam. Elbise; gat geymek. Kat.
UĞURSUZLUK
Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet, şomluk.
OHLANMAĞ
Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.
GEGE
Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel.
OHLANMAK
Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.
KOYTAK
Yel deymeyen yer, çukur. Yer altındaki boşluklar. Rüzgâr almayan çukur yer.
DEYMEYE
Deymesin anlamında ünlem.
ÜVEYME
Üveymek işi.
UĞURLU
Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.
MEYMENETSİZCE
Meymenetsiz bir biçimde.
DEYMAN
Değirmen. Değirmen, bk. deymen, demen.
UĞUR
Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.
UĞURSUZ
Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.
KEYE
Hevenk, sepet ve benzerleri şeyleri asmaya yarayan ağaçtan yapılmış çengel, çivi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Ağaçtan ağaca atlamakta kullanılan ip.
LAVUK
Gereksiz konuşan (kimse). Önemsiz konular üzerinde fazlaca duran, hareketleri ve sözlerinde meymenet olmayan (kimse).
DEMEN
Değirmen, karşılığı deymen. Değirmen.
DAMEK
Değmek. Dokunmak, deymek.
KEVÜK
İçine ot basılmış hayvan derisi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Mısır sapı. Dişsiz kişi. Kuruyan tütünü asmağa yarayan araç. (Yaykıl Gerze Sinop).
DARALMA
Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.