Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eyme" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eyme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eyme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eyme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUDEYME
ÜVEYME
GEYME, HEYME, KEYME
EYME
EYME
Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu).
ÜVEYME
Üveymek işi.
KUDEYME
Leblebi.
GEYME
Kadınların iş gömleği. Elbise, çamaşır ve benzerleri giyilecek şey. Giyecek, elbise.
KEYME
beşibiryerde, altın lira. Hevenk, sepet ve benzerleri şeyleri asmaya yarayan ağaçtan yapılmış çengel, çivi. Su deposu. Kadın tellak. Gömlek (kadın için).
HEYME
Asma çardağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOYTAK
Yel deymeyen yer, çukur. Yer altındaki boşluklar. Rüzgâr almayan çukur yer.
EYMECE
Ucuna hamur ya da et takılıp balık avlamak için kullanılan demirden yapılmış, yarım daire şeklinde bir çeşit olta. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. Eklem yerleri: Eymecelerim çok ağrıyor.
UĞURLU
Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.
LAVUK
Gereksiz konuşan (kimse). Önemsiz konular üzerinde fazlaca duran, hareketleri ve sözlerinde meymenet olmayan (kimse).
UĞUR
Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.
DEYMEYE
Deymesin anlamında ünlem.
DARALMA
Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.
UĞURSUZ
Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.
EGMEK
Eymek. Eğmek. Eğmek, bükmek.
DEYMAN
Değirmen. Değirmen, bk. deymen, demen.
OHLANMAK
Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.
KEVÜK
İçine ot basılmış hayvan derisi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Mısır sapı. Dişsiz kişi. Kuruyan tütünü asmağa yarayan araç. (Yaykıl Gerze Sinop).
GEGE
Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel.
DEMEN
Değirmen, karşılığı deymen. Değirmen.
DAMEK
Değmek. Dokunmak, deymek.
OHLANMAĞ
Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.
MEYMENETSİZCE
Meymenetsiz bir biçimde.
UĞURSUZLUK
Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet, şomluk.
KEYE
Hevenk, sepet ve benzerleri şeyleri asmaya yarayan ağaçtan yapılmış çengel, çivi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Ağaçtan ağaca atlamakta kullanılan ip.
GAT
Huzur makam. Elbise; gat geymek. Kat.