İçinde EYME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eyme" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eyme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eyme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eyme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FAHRİBEYMEZRASI

14 harfli kelimeler

MEYMENETSİZLİK

13 harfli kelimeler

MEYMENETSİZCE

11 harfli kelimeler

MEYMENETSİZ, SÜLEYMENCİK

10 harfli kelimeler

MEYMENETLİ, KEYMELEMEK, SÜMEYMEDEN

9 harfli kelimeler

GUŞEYMEYİ, SÜLEYMENİ, KUŞEYMEĞİ

8 harfli kelimeler

EYMENMEK, BEYMELİK, MEYMENET, GEÇEYMEN, KÖÇEYMEK, DÜLEYMEN, KÜÇEYMEK, DEYMENCİ, SEYMENLİ, ÇÖLEYMEN, SÜLEYMEN, BEYMELEK

7 harfli kelimeler

KUDEYME, SEYMENE, GEYMENE, FEYMENE, EYMENİK, ÜVEYMEK, DEYMEDE, DEYMEYE, EYMENME

6 harfli kelimeler

DEYMEN, YEYMEN, YEYMEK, TEYMEK, ÜVEYME, ÇEYMEK, ÇEYMEL, EYMENÇ, DEYMEK, SEYMEN, SEYMEL, SEYMEK, GEYMEK, MEYMEN, EYMECE, KEYMEK, EYMELİ

5 harfli kelimeler

GEYME, EYMEÇ, EYMEK, KEYME, HEYME, EYMEN

4 harfli kelimeler

EYME

Bazı kelimelerin anlamları

EYME

Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu).

MEYMENETSİZ

Uğursuz.

KUŞEYMEĞİ

Bir ilkbahar bitkisi, madımak.

GEÇEYMEN

Kadın baş örtüsü, gelinlerin başlarına giydikleri süslü örtü, taç.

GUŞEYMEYİ

Küçük uzunca yaprakb bir çeşit kır sebzesi.

MEYMENETSİZCE

Meymenetsiz bir biçimde.

SÜLEYMENCİK

Kertenkele. Kırmızı çiçekli, yumru köklü bir bitki. Küçük kertenkele.

SÜLEYMENİ

Atın karnında ya da sağrısındaki şişlik.

MEYMENET

Uğur (I).

FAHRİBEYMEZRASI

Elâzığ ilinde, Çaybağı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

MEYMENETSİZLİK

Uğursuzluk.

MEYMENETLİ

Uğurlu.

EYMENMEK

Korkmak, korkuyla canı sıkılmak, ürkmek. Utanmak, sıkılmak, çekinmek. Çekinmek, utanmak, sıkılmak. Tevahhuş etmek, çekinmek, korkmak, endişe etmek, ihtiraz etmek.

SÜMEYMEDEN

Düşünmeden.

KEYMELEMEK

Çiğnemek.

BEYMELİK

Çankırı ili, Çerkeş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında EYME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEYE

Hevenk, sepet ve benzerleri şeyleri asmaya yarayan ağaçtan yapılmış çengel, çivi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Ağaçtan ağaca atlamakta kullanılan ip.

UĞURLU

Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.

DARALMA

Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.

DEMEN

Değirmen, karşılığı deymen. Değirmen.

KEVÜK

İçine ot basılmış hayvan derisi. Meyve toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç. Mısır sapı. Dişsiz kişi. Kuruyan tütünü asmağa yarayan araç. (Yaykıl Gerze Sinop).

UĞURSUZ

Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.

OHLANMAĞ

Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.

GAT

Huzur makam. Elbise; gat geymek. Kat.

OHLANMAK

Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.

UĞUR

Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.

DEYMEYE

Deymesin anlamında ünlem.

EYMECE

Ucuna hamur ya da et takılıp balık avlamak için kullanılan demirden yapılmış, yarım daire şeklinde bir çeşit olta. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. Eklem yerleri: Eymecelerim çok ağrıyor.

DEYMAN

Değirmen. Değirmen, bk. deymen, demen.

ÜVEYME

Üveymek işi.

GEGE

Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel.

LAVUK

Gereksiz konuşan (kimse). Önemsiz konular üzerinde fazlaca duran, hareketleri ve sözlerinde meymenet olmayan (kimse).

KOYTAK

Yel deymeyen yer, çukur. Yer altındaki boşluklar. Rüzgâr almayan çukur yer.

EGMEK

Eymek. Eğmek. Eğmek, bükmek.

UĞURSUZLUK

Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet, şomluk.

DAMEK

Değmek. Dokunmak, deymek.