Kelimeler arşivinde; içinde "ekte" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekte bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ekte ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekte olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEKTEKİBARNAK
CANIYÜREKTEN
UFAKÖLÇEKTE, TENEKTEPLAZ
GİDİREKTEN, ÇÖMLEKTEPE, İRİÖLÇEKTE, JAAGSİEKTE, SEKTELEMEK, SEKTEİKALP, YENİLEKTEN, YÜKSEKTEPE, DEZENFEKTE
SEKTEKKİÇ, ÖLÇEKTEPE, MERCEKTEN, GERÇEKTEN, ÇİÇEKTEPE, DİLEKTEPE, HEREKTERİ
TEKTENCİ, FİRZEKTE, BEKTENİS, BEKTEMÜR, BEKTEMİR, GERÇEKTE, YÜREKTEN, FLEKTERE, MEKTEPLİ
ZEKTEKE, İPEKTEN, ENJEKTE
YEKTEN, MEKTEP, TEKTEN, SEKTER, PEKTEN, BEKTEN
SEKTE, YEKTE
EKTE
EKTE
İstenmediği halde arkasına takılıp gelen, gölge gibi dolaşan. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu.
DEZENFEKTE
Mikroplardan temizlenmiş.
ÖLÇEKTEPE
Şanlıurfa ilinde, Suruç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TENEKTEPLAZ
Fibrine özgül trombolitik bir ilaç.
JAAGSİEKTE
Koyunların akciğer adenomatozisi. Atlarda Crotalaria cinsi bitkilerin tüketiminden kaynaklanan solunum sistemi belirtileriyle seyreden pirolizidin alkaloit zehirlenmesi.
SEKTEKİBARNAK
Kilim ve namazlıklarda görülen motif. (Yenikent Aksaray Niğde).
YENİLEKTEN
Yeni baştan.
SEKTELEMEK
Sıçrayarak yürümek.
SEKTEİKALP
Kalbin durması, kalp sektesi, kalp krizi.
ÇÖMLEKTEPE
Kastamonu ili, Azdavay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GİDİREKTEN
Gittikçe, giderek.
CANIYÜREKTEN
Canıgönülden.
İRİÖLÇEKTE
Özdeciksel çapta değil, göze görünür çapta olan.
UFAKÖLÇEKTE
Çok küçük boyutlarda, özdeciksel çaptaki olaylara ilişkin.
YÜKSEKTEPE
Mardin şehrinde, Kızıltepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SEKTEKKİÇ
Çocukların karşılıklı geçip bir ayak üstünde sıçrayarak oynadıkları oyun.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARİYA
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ARIŞ
Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. Çözgü.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ATEŞLEYİCİ
Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
ARTIKLAMAK
Yemekte artık bırakmak.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ARPALAMA
Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.