Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ekte" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ekte ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ekte olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ekte olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UFAKÖLÇEKTE
DEZENFEKTE, İRİÖLÇEKTE, JAAGSİEKTE
GERÇEKTE, FİRZEKTE
ENJEKTE
SEKTE, YEKTE
EKTE
EKTE
İstenmediği halde arkasına takılıp gelen, gölge gibi dolaşan. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu.
UFAKÖLÇEKTE
Çok küçük boyutlarda, özdeciksel çaptaki olaylara ilişkin.
JAAGSİEKTE
Koyunların akciğer adenomatozisi. Atlarda Crotalaria cinsi bitkilerin tüketiminden kaynaklanan solunum sistemi belirtileriyle seyreden pirolizidin alkaloit zehirlenmesi.
DEZENFEKTE
Mikroplardan temizlenmiş.
SEKTE
Olmakta olan bir şeyin birdenbire durarak kesilmesi, durgu. İnme, felç. Bozukluk.
ENJEKTE
İç itilmiş.
GERÇEKTE
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.
FİRZEKTE
Ahırın altında tezek atmağa yarayan delik.
İRİÖLÇEKTE
Özdeciksel çapta değil, göze görünür çapta olan.
YEKTE
Eteklik. Ferace. Yenen, üstün. Seçilmeye değer. Akıllı. Eteklik. (Karacaören Kütahya).
Bu bölümde tanımı içerisinde EKTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ARPALAMA
Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
ARIŞ
Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. Çözgü.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ATEŞLEYİCİ
Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.
ARİYA
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
ARTIKLAMAK
Yemekte artık bırakmak.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.