EKTO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ekto" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. ekto ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ekto ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ekto olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

EKTOPARAZİTİSİT

13 harfli kelimeler

EKTOKOMMENSAL

12 harfli kelimeler

EKTODERMOZİS

11 harfli kelimeler

EKTOMENİNKS

10 harfli kelimeler

EKTOTERMAL, EKTOPLAZMA

9 harfli kelimeler

EKTOTRİKS, EKTOKOLON, EKTOKARDİ, EKTOBLAST

8 harfli kelimeler

EKTOPİYA, EKTODERM, EKTOTERM

7 harfli kelimeler

EKTOFAJ, EKTOPİK

6 harfli kelimeler

EKTOPİ

4 harfli kelimeler

EKTO

Bazı kelimelerin anlamları

EKTO

Dış.

EKTOMENİNKS

Beyin dış zarı.

EKTOKOMMENSAL

Konağın dış yüzeyinde yaşayan kommensal simbiyont.

EKTOKARDİ

Kalbin doğuştan normal yeri dışında bulunuşu.

EKTOTERMAL

Soğukkanlı.

EKTOPARAZİTİSİT

Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.

EKTODERM

Dış deri.

EKTOTRİKS

Kıl veya saç gövdesinin iç kısmında gelişen, sporları zincirler hâlinde ve belirgin bir biçimde, kıl veya saçın dış yüzünde bulunan mantar.

EKTOPİYA

Ektopi.

EKTOPİK

Normal yerinden başka yerde bulunan, atopik.

EKTOBLAST

Dış deri.

EKTOPLAZMA

Dış plazma.

EKTOFAJ

Besin kaynağının dış tarafında beslenme.

EKTOTERM

Vücut ısısının dışarıya göre düzenlendiği balık, amfibyum, sürüngen gibi soğukkanlı hayvanlar için eskiden kullanılan bir terim. Soğukkanlı.

EKTOKOLON

Kalın bağırsak genişlemesi.

EKTODERMOZİS

Ektoderm kökenli yapıların kusurlu gelişiminden kaynaklanan yapılış bozukluğu.

  -   -   -  

Anlamında EKTO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKTO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTROSİT

Merkezi sinir sisteminde bulunan bir nöroglia hücresi tipi. Merkezi sinir sisteminde bulunan, sinir hücrelerinin, oligodendrositlerin ve damarların çevresinde yerleşen, kan ve sinir hücreleri arasında su ve mineral madde alışverişini sağlayan, ektodermal kökenli bir çeşit nörogliya hücresi, astrogliya.

GONADEKTOMİ

Gonadların çıkarılması. Erkeklerin ya da dişilerin kısırlaştırılması. Yaygın olarak pet hayvanlarında gonatların cerrahi yolla çıkarılmasıyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Erkeklerde bu işlem kastrasyon, dişilerde ise overyohisterektomi olarak da adlandırılır.

BENZOİN

Hindistan ve Siyam'da yetişen Styrax benzoin adlı ağacın kabuklarının çizilmesiyle elde edilen balzam nitelikli bir reçine. Antiseptik ve ekspektoran özelliktedir.

FOTONLAR

Kuvant olarak da bilinen, elektomagnetik ışın paketleri.

ELEKTROEPİLASYON

Tirişiazis, diştiazis ve ektopik silya gibi göz kapağında görülen fazla ve zararlı kirpiklerin kıl folükülleri içine girilip elektirik akımıyla yakılarak uzaklaştırılması.

FİLOPODYUM

Ektoplazmadan çıkan hiyalin manzarasında ve iplik biçiminde bazen dallanabilen ve yer yer birbirleriyle ince sitoplazmik köprülerle bağlanabilen Testacida türlerinde görülen uzantılar.

EMBRİYOBLAST

Ektoderm hücrelerinin oluşturduğu iç hücre kitlesi.

EKTOPİ

Bir organ veya oluşumun normal yeri dışında bulunması, ektopiya.

DİYALEKTOLOG

Diyalektoloji uzmanı.

HORST

Merdiven biçimli fay serisindeki iki tektonik çukur arasında veya bir tektonik çukurun iki yanında yükselen kısım.

DEVOKALİZASYON

Ses oluşumunda önemli payı olan ses tellerinin kesilerek bölgedeki anatomo-fizyolojik fonksiyon kompozisyonunun bozulmasıyla hayvanın çıkardığı sesin ton ve gücünün belirli oranda azaltılması, ventrikülo kordektomi.

EPİBLAST

Dış deri. İki yapraklı embriyoyu oluşturan embriyoblast hücrelerinin dış ektoderm katmanı.

DERMATOMİYOTOM

Somitin dorso-lateralinde dermatom ve miyotom olmak üzere iki kısmı bulunan ektoderm.

AMİLNİTRİT

Anjina pektorisin tedavisinde kullanılan uçucu ve hoş kokulu sıvı.

EPİBOLİ

Kurbağa embriyosunun gelişimindeki ektodermal genişleme. Vejetatif yarım hızlı gelişme göstererek giriş yüzeyi primitif ektodemle döşenir.

EUCOELOMATA

Endoderm ve ektoderm arasındaki boşluk tamamen mezodermle astarlanmış olan, gerçek sölom boşluğuna sahip canlılar, ösolamata.

DİPLOBLASTİK

Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması durumu, iki tabakalılık. Sölenterlerde ve süngerlerde olduğu gibi sadece iki embriyo tabakasına (ektoderm ve endoderm) sahip olma durumu.

ATOPİK

Alerjik. Ektopik.

GÖL

Oluşması genellikle tektonik, volkanik ve benzerleri olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü. Yapay su birikintisi. Ziraat yapılan büyük tarla. Yüksek yerden dökülen suyun oyduğu yer, çukur. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Samsun şehrinde, Beşpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

CUSHİNGSENDROMU

Böbrek üstü bezi kabuğundan aşırı miktarda kortizol salgılanmasıyla ortaya çıkan idrar çokluğu, susuzluk hissi idrarda fazla glikoz bulunması, kan glikoz düzeyinde artma, karın sarkması, kıl dökülmesi, hâlsizlik, kas atrofisi, zayıflık, karın sarkması, enfeksiyonlara duyarlılık artışı ve kıl dökülmesiyle belirgin bir grup klinik hastalık belirtisi. Adenohipofiz tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri veya hiperplazisi, aşırı dozlarda glikokortikosteroitlerin kullanımı ve ektopik ACTH üreten tümörlerden kaynaklanır. Köpeklerde, daha az oranda olarak yaşlı atlarda ve nadiren de diğer hayvan türlerinde görülür.