İçinde EKİM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ekim" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ekim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ZEKİMÜRENGÖBEĞİ, ÇEKİMLEYEBİLMEK, ÇEKİMLENEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇEKİMLENEBİLME, ÇEKİMLEYEBİLME

13 harfli kelimeler

ZEKİMÜRENDİŞİ

11 harfli kelimeler

BAŞHEKİMLİK, ÇEKİMSENMEK, ÇEKİMSERLİK, YERÇEKİMSEL, ÇEKİMSİZLİK, ÇEKİMLENMEK

10 harfli kelimeler

ÇEKİMLENME, ÇEKİMSERCE, ÇEKİMSENME, ÇEKİMLEYİŞ, ÇEKİMLEMEK, ÇEKİMÖLÇER, TIPKIÇEKİM

9 harfli kelimeler

SOYAÇEKİM, HEKİMBAŞI, YERÇEKİMİ, ÇEKİMLEME

8 harfli kelimeler

HEKİMDAĞ, EKİMOTİK, ÇEKİMSİZ, HEKİMHAN, HEKİMLİK, BAŞHEKİM, ÇEKİMSER, ADÇEKİMİ, HEKİMEVİ

7 harfli kelimeler

ÇEKİMLİ, YELEKİM, NETEKİM, NİTEKİM, GEREKİM, ÇEKİMCİ, BELEKİM

6 harfli kelimeler

EKİMOZ, HEKİMO, EKİMAY, ŞEKİME

5 harfli kelimeler

SEKİM, HEKİM, ÇEKİM, CEKİM

4 harfli kelimeler

EKİM

Bazı kelimelerin anlamları

EKİM

Ekme işi. Yılın onuncu ayı, teşrinievvel.

ÇEKİMLENEBİLMEK

Çekimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇEKİMLEYEBİLME

Çekimleyebilmek işi.

ÇEKİMLENEBİLME

Çekimlenebilmek işi.

ÇEKİMSİZLİK

Çekimsiz olma durumu.

BAŞHEKİMLİK

Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.

ÇEKİMSENMEK

Bir şeyi yapmaktan geri durmak, kaçınmak, el çekmek, istinkâf etmek.

ZEKİMÜRENDİŞİ

Örme fanilalarda görülen bir süs. (Yalvaç Isparta).

ÇEKİMSERCE

Çekimsere yakışır bir biçimde.

ÇEKİMLENMEK

Çekimleme işine konu olmak.

ZEKİMÜRENGÖBEĞİ

Kadın süeteri üzerine yapılan bir süs. (Yalvaç Isparta).

YERÇEKİMSEL

İki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı yerçekim kuvvetlerine ilişkin.

ÇEKİMSENME

Çekimsenmek işi.

ÇEKİMLENME

Çekimlenmek işi.

ÇEKİMLEYEBİLMEK

Çekimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇEKİMSERLİK

Çekimser davranma durumu.

  -   -   -  

Anlamında EKİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKONİTİN

Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

BİTİŞKEN

Kelime üretim ve çekiminde ekler getirilirken kökü veya gövdesi değişikliğe uğramayan, bitişimli, iltisaki.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

BAŞTABİPLİK

Başhekimlik.

AKHARDAL

Hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri (Sinapis alba).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ASLANKUYRUĞU

Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki, yer pırasası (Leonurus).

BAŞHEKİM

Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.

BAŞTABİP

Başhekim.

ASELBENT

Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir reçine türü.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

BİRİNCASIF

Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan bir bitki.

BAYTAR

Veteriner hekim.

BİNDİRİM

Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.

ATROPİN

Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

BULGU

Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.