Kelimeler arşivinde; içinde "eken" olan, toplam 70 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eken bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eken ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eken olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAVŞANÇEKEN, BAYRAKÇEKEN, ÇEKENDEMİRİ
MÜŞTEREKEN, YENİCEKENT, YELEKENLİK, YEKENNEMEK, ŞİZEKENOSİ, PİRİNÇEKEN, KAYIŞÇEKEN
MEKENİZMA, TEMEKENLİ, HETEKENNİ, GÖKÇEKENT, DEMETEKEN, GORECEKEN, İLİKÇEKEN
HEPÇEKEN, HEKENGAZ, İLKÇEKEN, KALEKENT, RİZEKENT, YÖREKENT, KENEKENE, PEKENMEK, NALÇEKEN, KÜMEKENT, MEVLEKEN, TÖHMEKEN, TÖĞMEKEN, GELEKENE, TÖYMEKEN, ELEKENTİ, TÜHMEKEN, TEPEKENT, TAZEKENT, ÇEKENMEK, DEREKENT, SEKENDİZ
PEKENTİ, NÖREKEN, YELEKEN, TÖMEKEN, PİLEKEN, SUÇEKEN, SİLEKEN, KÜREKEN, KUREKEN, KÖVEKEN, KÖREKEN, KELEKEN, KEKENEK, BÖLEKEN, GÖREKEN, EKENDEN, ÇEKENEZ, ÇEKENEL, ÇEKENEK
EKENEK, SEKENE, PEKENT, MEKENE, EREKEN, EKENER, EKENEL, ÇEKENE
KEKEN, YEKEN, ÇEKEN
EKEN
EKEN
Erken. Toprakla uğraşan kimse.
ÇEKENDEMİRİ
Pullukta ok'un altında bulunan falakanın takıldığı demir. (Sarıköy Konya).
YENİCEKENT
Denizli şehrinde, Buldan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MÜŞTEREKEN
Ortaklaşa.
MEKENİZMA
Latince kökenli mechanisma: tüfek mekanizması.
YEKENNEMEK
Ele geçirmek.
ŞİZEKENOSİ
Kimi akarlarda bulunan atıkların elimine edildiği bir sistem.
YELEKENLİK
Esintili, yelli hava.
GÖKÇEKENT
Karaman ilinde, Kazancı nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun şehri, Bafra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas ili, Gökçekent nahiyesine bağlı bir yer.
TEMEKENLİ
Temelli, sürekli. Doğma büyüme o bölgede oturan, yerli.
YAVŞANÇEKEN
Eşek (kaba).
KAYIŞÇEKEN
Tırpanı ağaç sapa bağlayan halkaya sıkıştırmak için konulan, küçük ağaç parçası.
DEMETEKEN
Çabuk, acele: Şu işi demeteken yap.
HETEKENNİ
Kolay kolay: Bu iş hetekenni olmaz.
BAYRAKÇEKEN
Bir topluluğun işini bozan, kavgayı kızıştırmak için araya fesat sokan.
PİRİNÇEKEN
Hakkâri ili, Dağlıca bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
BOP
Poker oyununda, oyuna girmek için ortaya konması gereken en az miktar. İskambil oyunlarında ortadaki miktar kadar oyuna katıldığını belirten bir söz.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ARGO
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.
BESİ
Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
BOŞBOĞAZ
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.
AZIK
Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.
ARDİYE
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
AYAR
Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu. Değer, derece. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
BAYRAKÇI
Bayrak çeken kimse. Bayrak yapan, diken veya satan kimse.
BANLİYÖ
Yörekent.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
AVİSTO
Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.