Kelimeler arşivinde; içinde "eke" olan, toplam 634 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BEREKETLENEBİLMEK
HAREKETLENDİRMEK, BEREKETLENDİRMEK, BEREKETLENEBİLME, BEREKETSİZLEŞMEK, MÜSTEMLEKELEŞMEK, ORTALIKTEKERLEĞİ
HAREKETLENDİRME, MÜSTEMLEKECİLİK, BEREKETLENDİRME, BEREKETSİZLEŞME, GÜNEYFALEKETTİN, KRALİÇEKELEBEĞİ, MÜSTEMLEKELEŞME, TONKİNESEKEDİSİ
ÇİFTTEKERCİLİK, MEMLEKETSİZLİK, ŞEKERLEMECİLİK, TEKELLEŞTİRMEK, ERKTEKELCİLİĞİ, ŞEKERLENDİRMEK, ŞEKERLEŞTİRMEK, TİFFANİEKEDİSİ
BEREKETLENMEK, BEREKETSİZLİK, HAREKETSİZLİK, MEMLEKETÇİLİK, ŞEKERCİBOYASI, TEKELLEŞTİRME, TEKERLEKÇİLİK, ÇİFTEKERCİLİK, EKECİKGÖDELER, EKECİKYENİKÖY, EKMEKÇEKECEĞİ, HAREKETLENMEK, ŞEKERLENDİRME, ŞEKERLEŞTİRME, TEKEBÖCEKLERİ, TEKELİIŞIKLAR
BEREKETLENME, BEREKETLİLİK, BOYNUZLUTEKE, ÇEKEMEMEZLİK, HAREKETLENME, HAREKETLİLİK, HATTIHAREKET, KEKEMELEŞMEK, MÜSTEMLEKECİ, EKSİÇEKERLİK, SEKESTRASYON, SOKOKEKEDİSİ, SÖYEKELENMEK, ŞEKERGÜBRESİ, TEKELPANCARI, TENEKECİÖRSÜ, YUKARIEKECİK
ÇİFTTEKERCİ, HAREKELEMEK, KEKEMELEŞME, KEŞMEKEŞLİK, ŞEKERLEMECİ, ŞEKERLENMEK, ŞEKERLEŞMEK, TEKELLEŞMEK, TEKERLENMEK, TENEKECİLİK, TENEKELEMEK, AŞAĞIEKECİK, BAYRAKÇEKEN, BELÇEKECEĞİ, ÇEKENDEMİRİ, ÇEKERKAYIŞI, ÇEKERKAZIĞI, ÇİFTEKERCİK, KELEMEKEŞİR, KUREKELEMEK, MEMLEKETSİZ, ORTABEREKET, PEKEŞTİRMEK, ŞEKERBÖREĞİ, ŞEKERHACILI, TEKELÇEKİCİ, TEKELLENMEK, TEKERELMASI, TEKERSAKALI, TEKERTOKMAK, Devamını Oku »»
ÇEKEMEZLİK, ÇİLEKEŞLİK, GÜLBEŞEKER, HAREKETSİZ, LEKELENMEK, LEKESİZLİK, MEMLEKETÇİ, MEMLEKETLİ, MÜSTEMLEKE, MÜŞTEREKEN, MÜTEKEBBİR, MÜTEKELLİM, ŞEKERCİLİK, ŞEKERLEMEK, ŞEKERLENME, ŞEKERLEŞME, TEKELCİLİK, TEKELLEŞME, TEKERLEKÇİ, TEKERLEKLİ, TEKERLEMEK, TEKERLENME, TEKESAKALI, TENEKELEME, KEYFEKEDER, AŞAĞIEKECE, BAŞBEREKET, BEREKETSİZ, BULUTÇEKER, ÇEKEBİLMEK, Devamını Oku »»
BEREKETLİ, ÇEKELEMEK, ÇEKEMEMEK, ÇİFTTEKER, HAREKESİZ, HAREKETLİ, KEKELEMEK, KEKELEYİŞ, KEKEMELİK, LEKECİLİK, LEKELEMEK, LEKELENME, MÜŞAREKET, ŞEKERLEME, ŞEKERPARE, ŞEKERRENK, TEKERLEME, TEKESEMEK, DÖRTÇEKER, DERNEKEVİ, ARTIÇEKER, ÇEKEBİLME, ÇEKECAYAH, ÇEKELEBÜZ, ÇEKELEVİZ, ÇEKELEVUZ, ÇEKELEVÜZ, ÇEKEROCAK, DEMETEKEN, DEREKEMAL, Devamını Oku »»
ÇEKELEME, ÇEKEMEME, ERKEKEVİ, HAREKELİ, KEKELEME, KEŞMEKEŞ, LEKELEME, MEMLEKET, MÜTAREKE, NEKESLİK, NEMÇEKER, SEKENDİZ, ŞEKERLİK, ŞEKERSİZ, TEKEBBÜR, TEKEFFÜL, TEKELLÜF, TEKELLÜM, TEKEMMÜL, TEKERCİK, TEKERLEK, TEKERRÜR, TEKESSÜR, TEKEVVÜN, TENEKECİ, TOPÇEKER, YÜKÇEKER, ÇİÇEKEVİ, YÖREKENT, AKŞEKERİ, Devamını Oku »»
BEREKET, ÇEKECEK, ÇEKELEZ, ÇEKEMEZ, ÇEKEREK, ÇİLEKEŞ, FEZLEKE, HAREKET, KEKELİK, LEKESİZ, ŞEKERCİ, ŞEKERLİ, TEKELCİ, TEKERLİ, ÜÇTEKER, YELEKEN, BEZZEKE, BÖLEKEN, CEKETLİ, CİMEKER, ÇEKEBİR, ÇEKELES, ÇEKELGE, ÇEKELİK, ÇEKELOS, ÇEKELOZ, ÇEKEMCİ, ÇEKENEK, ÇEKENEL, ÇEKENEZ, Devamını Oku »»
DEREKE, EKECEK, EKENEK, HAREKE, KEKEME, LEKECİ, LEKELİ, MELEKE, PEKENT, SEKENE, ŞEBEKE, TELEKE, TENEKE, TEREKE, BELEKE, CÜLEKE, ÇEKENE, ÇEKERE, ÇEKERK, ÇEKERT, ÇEREKE, ÇEZEKE, ÇÖLEKE, ÇÖNEKE, ÇÜLEKE, DÖLEKE, EKEBİR, EKECİK, EKELGE, EKEMEK, Devamını Oku »»
CEKET, ÇEKEK, ÇEKEL, ÇEKEM, ÇEKER, KEKEÇ, NEKES, ÖREKE, SEKEL, ŞEKER, TEKEL, TEKER, ZEKER, ÇEKEN, ÇEKET, EKEBE, EKECE, EKELE, EKEZE, ENEKE, FEKET, HEKEL, HEKET, KEKEC, KEKEL, KEKEN, KEKEŞ, KEKEY, KEKEZ, LEKES, Devamını Oku »»
FEKE, KEKE, LEKE, TEKE, YEKE, CEKE, ÇEKE, DEKE, EKEK, EKEN, HEKE, MEKE, PEKE, SEKE, ŞEKE, UEKE
EKE
EKE
Büyük, yetişkin, yaşlı, kart. Yaşı küçük olduğu hâlde sözleri ve davranışları büyükmüş gibi olan çocuk.
MÜSTEMLEKELEŞME
Sömürgeleşme.
BEREKETLENEBİLMEK
Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAREKETLENDİRME
Hareketlendirmek işi.
BEREKETSİZLEŞME
Bereketsizleşmek işi.
HAREKETLENDİRMEK
Hareketlenmesine yol açmak.
BEREKETSİZLEŞMEK
Bereketsiz duruma gelmek.
KRALİÇEKELEBEĞİ
Tırtıl çağında özellikle kayısılara zarar veren ve yurdumuzda rastlanan, ön kanatları sarı, arka kanatları beyaz kelebek.
BEREKETLENEBİLME
Bereketlenebilmek işi.
MÜSTEMLEKELEŞMEK
Sömürgeleşmek.
TONKİNESEKEDİSİ
Kuzey Amerika ve Asya'dan köken alan, 1960 yılında Siyam ve Burmese ırklarının birleştirilmesiyle geliştirilmiş, Siyam'ların vücut yapısı ve Burmese'lerin etkileyici güzelliklerinin birleşmesiyle oluşmuş, tüyleri ve gözlerinin parlaklığıyla inanılmaz bir güzelliğe sahip, rengi açık kahve tonları, krem ve şampanya rengi karışımı, uçuk mavi gri ve pembe tonları genelde bu renklerin karışımı kulak, yüz ve ayaklarda giderek koyulaşan, gözleri açık yeşil veya mavi renkli, güvenilir, meraklı, sahibine bağlı ve duygusal yapıda, kısa tüylü kedi ırkı.
BEREKETLENDİRME
Bereketlendirmek işi.
BEREKETLENDİRMEK
Bereketlenme işini yaptırmak.
ORTALIKTEKERLEĞİ
Çam ağacından tek parça olarak yapılmış, çevresi demir çemberli tekerlek.
GÜNEYFALEKETTİN
Bolu ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MÜSTEMLEKECİLİK
Sömürgecilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.