Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eke" olan, toplam 92 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eke ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eke olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOYNUZLUTEKE
SAKARIMEKE, MÜSTEMLEKE
EVKAFTEKE, KOKARMEKE, SAKARMEKE, GÖKTEREKE, GOKTEREKE, SINIRTEKE
MÜBAREKE, KARATEKE, SÜMALEKE, MÜTAREKE, SÜBANEKE
BEZZEKE, EREMEKE, KIRTEKE, FİLLEKE, KÖRTEKE, POSTEKE, FEZLEKE, ZEKTEKE
KEREKE, KEVEKE, KEFEKE, HÖREKE, HÖLEKE, KOREKE, HEREKE, KÖFEKE, HÖCEKE, PİNEKE, YEKEKE, ÜSFEKE, TİNEKE, ŞEVEKE, SÜREKE, SÜLEKE, SÖVEKE, SÖBEKE, KÖREKE, PİLEKE, PEREKE, NEREKE, NAREKE, MEZEKE, MEREKE, KÖVEKE, HEVEKE, DEREKE, HAREKE, MELEKE, Devamını Oku »»
ÖVEKE, ENEKE, ÖREKE
UEKE, FEKE, KEKE, ŞEKE, LEKE, SEKE, HEKE, TEKE, MEKE, YEKE, CEKE, ÇEKE, PEKE, DEKE
EKE
EKE
Büyük, yetişkin, yaşlı, kart. Yaşı küçük olduğu hâlde sözleri ve davranışları büyükmüş gibi olan çocuk.
GÖKTEREKE
Her çeşit yeşil, taze sebze.
KOKARMEKE
Yaban horozu.
MÜTAREKE
Ateşkes.
MÜBAREKE
Bereketli. Uğurlu, hayırlı, kutlu.
SÜMALEKE
Şimşek.
SÜBANEKE
Sübhaneke duası.
GOKTEREKE
Yeşillik, yeşerti, sebze (bitki hakkında).
BEZZEKE
Sümüklü böcek.
MÜSTEMLEKE
Sömürge.
SAKARIMEKE
Gagası ve ayakları sarı, sekerek yürüyen bir çeşit ördek.
SINIRTEKE
Aydın ili, İncirliova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EVKAFTEKE
Manisa şehrinde, Palamut nahiyesine bağlı bir yer.
KARATEKE
Denizli ilinde, Honaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir kenti, Tire ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehri, Söğütlü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SAKARMEKE
Alacalı yabankazı.
BOYNUZLUTEKE
Kın kanatlılardan, kurtçuğu meşe ağaçlarında yaşayan bir böcek (Carambyx).
Bu bölümde tanımı içerisinde EKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.