Kelimeler arşivi içinde; başında "eko" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. eko ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eko ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eko olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EKOKARDİYOGRAFİ
EKOKARDİYOGRAM
EKOFEMİNİZM, EKOVİRÜSLER
EKOPARAZİT, EKONOMETRİ
EKONOMİST, EKOSONDER, EKOSİSTEM, EKOSANDIR, EKOPRAKSİ, EKONOMİZM, EKOLOJİST, EKOLOJİZM
EKONOMİK, EKOGRAFİ, EKOLOJİK, EKOVİRÜS
EKOSFER, EKOYLUM, EKOLALİ, EKOLOJİ, EKONOMİ
EKOLOG, EKOTİP, EKOTON, EKOTOP
EKOSE
EKO
Yankı.
EKOKARDİYOGRAFİ
Kalp ultrasonografisi.
EKONOMİK
Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Kolay kullanılabilen.
EKOSONDER
Ekosandır.
EKOFEMİNİZM
Feminist ekoloji.
EKOSİSTEM
Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem. Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem. Doğadaki canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşim bağlarıyla oluşturdukları sistem. Bir alandaki canlı ve cansız varlıkların hepsinin birlikte oluşturduğu sistem.
EKOLOJİST
Ekolojizmi savunan kimse.
EKONOMİZM
Her şeyin ekonomik sebeplerle belirlendiği ve işçi sınıfı mücadelesinin yalnızca ekonomik bir mücadele olduğunu ileri süren düşünce akımı.
EKOLOJİZM
Olgulara bütünsel olarak ve doğa merkezli bakış açısıyla yaklaşan bir düşünce akımı.
EKOKARDİYOGRAM
Ekokardiyografi işleminden elde edilen grafik. Kalp ve damarlarının ultrasonografik görüntüsü.
EKOPRAKSİ
Yansıca.
EKONOMETRİ
Ekonomik olayların açıklanmasında çok sayıda değişkeni göz önüne alarak ve karşılıklı bağıntılar kurarak teorik çalışmaların deneylerle doğrulanmasını sağlayan matematiksel yöntem.
EKONOMİST
Ekonomi uzmanı, iktisatçı.
EKOPARAZİT
Sağlıklı bir konağı bulaştırabilen parazit. Ara konakçıda kendisine karşı bağışıklığın gelişmesini uyaran asalaklar.
EKOSANDIR
Gemiye takılan, su altını belirli açılarda dikey tarayıp su derinliğini ve balık sürülerinin görüntülerini ekrana yansıtan araç, ekosonder.
EKOVİRÜSLER
İnce bağırsakta ve solunum sisteminde enfeksiyon yapan, solunum hastalıkları ve menenjite sebep olan Picona virüs grubundan bir grup virüs.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
ÇÖKÜNTÜ
Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.
BEZEMELİ
Süslü, dekoratif.
BAŞDEKORCULUK
Başdekorcu olma durumu. Başdekorcunun yaptığı iş.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
ÇEKOSLOVAK
Çekoslovakya'da yaşayan kimse.
COĞRAFYA
Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü.
ÇÖZÜCÜ
Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey. Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
BÖLGE
Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ÇİNAKOP
çinekop.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
BEGONYA
Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia).
BAŞDEKORCU
Dekorcuların başı, dekor hazırlamada en üst sorumlu.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.