Kelimeler arşivinde; içinde "dük" olan, toplam 155 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OKSİDOREDÜKTAZLAR
FOTOREDÜKSİYON, OKSİDOREDÜKTAZ
REPRODÜKSİYON, TRANSDÜKSİYON
KONDÜKTÖRLÜK, PRODÜKTİVİTE, PRODÜKTÖRLÜK, BÜZDÜKLENMEK, SÜMDÜKLENMEK, SÜNDÜKLENMEK
GÜDÜKLEŞMEK, HÖDÜKLEŞMEK, PRODÜKSİYON, DÜKKANCILIK, DÜMBÜRDÜDÜK, GÖRDÜKLEYİN, GÜRDÜKLEMEK, HÜDÜKLENMEK, İNDÜKLEYİCİ, KONDÜKSİYON, REPRODÜKTİF
DEDÜKSİYON, DÜDÜKLEMEK, ENDÜKSİYON, HÖDÜKLEŞME, REDÜKSİYON, DÜDÜKÇÜLÜK, DÜKENLEMEK, DÜLLÜDÜDÜK, GÜDÜKLEŞME, HÖDÜKLEMEK, HÜDÜKLEMEK, İNDÜKLEMEK, İNDÜKSİYON, ÖĞRENMEDÜK, ÖNDÜKLEMEK, PÖDÜKLEMEK, SÜDÜKLEMEK
DÜDÜKLEME, İNDÜKLEME, KONDÜKTÖR, PRODÜKTÖR, ÇÖNDÜKMEK, DÜKELCÜĞÜ, EDÜKLEMEK, GORDÜKSÜZ, GÖRDÜKSÜZ, GÜDÜKLEME, GÜRDÜKMEK, GÜRDÜKMÜŞ, KÜRDÜKMEK, MÜRDÜKLER, ÖDÜKLEMEK, REDÜKDANT, SÜMDÜKLÜK, ÜDÜKLEMEK
GÜDÜKLÜK, HÖDÜKLÜK, İNDÜKLEÇ, KADÜKLÜK, ALAGÜDÜK, BÜNGÜDÜK, BÜYÜKDÜK, ÇEPÜRDÜK, ÇÖĞÜRDÜK, ÇÖPÜRDÜK, ÇÖVÜRDÜK, DEHDÜDÜK, DEVİRDÜK, DÜDÜKLÜK, DÜKENMEK, DÜKETMEK, DÜKKANCI, DÜKÜSKEN, GÖKGÜDÜK, İNDÜKTÖR, REDÜKTAZ, SEVDÜKLÜ, TESEDDÜK
ARŞİDÜK, DÜDÜKÇÜ, DÜDÜKLÜ, GRANDÜK, HÖDÜKÇE, VİYADÜK, GÜDÜKAY, GÜDÜKÇÜ, GÜDÜKLÜ, HÖBÜDÜK, KÜNDÜKÜ, ÖDÜKMEK, ÖĞÜNDÜK, ÖVÜNDÜK
DÜKLÜK, BÜLDÜK, BÜZDÜK, CÜRDÜK, ÇENDÜK, DELDÜK, DENDÜK, DERDÜK, DÖŞDÜK, DÜKELİ, DÜKGEN, DÜKKAÇ, DÜKKAN, DÜKLEK, DÜLDÜK, GÖLDÜK, GÜLDÜK, GÜNDÜK, GÜRDÜK, KÜMDÜK, KÜNDÜK, KÜRDÜK, MÜRDÜK, PÜNDÜK, SENDÜK, SEVDÜK, SINDÜK, SÜMDÜK, SÜNDÜK, SÜYDÜK, Devamını Oku »»
BEDÜK, DÜDÜK, GÜDÜK, HÖDÜK, KADÜK, AĞDÜK, BÖDÜK, BÜDÜK, DÜKÇE, EYDÜK, GEDÜK, GODÜK, GÖDÜK, GUDÜK, HEDÜK, HÜDÜK, KEDÜK, KÖDÜK, KUDÜK, KÜDÜK, LÖDÜK, SİDÜK, SÜDÜK, VADÜK
DÜKE, EDÜK, ÖDÜK, ÜDÜK
DÜK
DÜK
Avrupa ülkelerinde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk unvanı.
TRANSDÜKSİYON
Bir mikroorganizmadan diğerine bir bakteriyofaj ya da virüs aracılığı ile gen aktarılması. Genellikle, bir enerji biçiminin diğer bir enerji biçimine dönüşmesi. Bakteri yapısındaki genetik bilginin diğer bir bakteriye geçişi. Genellikle enerji veya bilginin bir biçimden başka bir biçime dönüşümü. Genlerin virüs veya bakteriyofajlar tarafından bir hücresinden diğer bir hücreye aktarılması.
SÜMDÜKLENMEK
Arsızlık, pisboğazlık etmek, bir yere istenmediği halde sokulmak. Gördüğü yiyecekten istemek, açgözlülük etmek.
BÜZDÜKLENMEK
Mızmızlaşmak, miskinleşmek, oyalanmak.
PRODÜKTÖRLÜK
Prodüktörün işi.
OKSİDOREDÜKTAZ
Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen dehidrojenaz, hidroksilaz, oksidaz, oksijenaz, peroksidaz ve redüktaz gibi enzimler, oksidasyon-redüksiyon enzimleri. Bir substrattan diğerine H atomu, O atomu veya elektronların transferini katalize eden enzim. Bu sınıfta dehidrojenazlar, hidroksilazlar, oksidazlar, oksijenazlar, peroksidazlar ve redüktazlar bulunur.
REPRODÜKSİYON
Çoğaltma.
KONDÜKTÖRLÜK
Kondüktör olma durumu. Kondüktörün görevi.
DÜKKANCILIK
Dükkâncının yaptığı iş.
PRODÜKTİVİTE
Üretkenlik.
PRODÜKSİYON
Yapım.
OKSİDOREDÜKTAZLAR
Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen herhangi bir enzim sınıfı. Dehidrojenazlar, katalazlar, oksidazlar, redüktazlar, peroksidazlar gibi. Oksidasyon redüksiyon enzimleri.
FOTOREDÜKSİYON
Fotosentetik hücrelerde bir elektron alıcısının ışık etkisinde indirgenmesi.
SÜNDÜKLENMEK
Uyuşuk uyuşuk gezmek.
HÖDÜKLEŞMEK
Hödükçe davranmak.
GÜDÜKLEŞMEK
Güdük duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
AKLIK
Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
BAKKAL
Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse. Bu maddelerin satıldığı dükkân.
BAYİ
Belirli maddeleri satma izni olan kimse, dükkân veya kuruluş.
BİLLURİYE
Billurdan yapılmış. Genellikle billurdan yapılmış eşya satan dükkân. Billurla ilgili.
BÜFE
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
BUTİK
Giyim ve süs eşyası satılan dükkân.
CAİZE
Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Yol yiyeceği, azık.
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
BERBER
Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar. Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.
BOCURGAT
Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.
CEHENNEM
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
BOYACI
Boya satan kimse. Boya satılan dükkân. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.