Sonu DÜN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dün" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dün ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dün olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

SONDÖRDÜN, İLKDÖRDÜN

8 harfli kelimeler

TEMEDDÜN, GÜNDEDÜN

7 harfli kelimeler

İLKÜDÜN

6 harfli kelimeler

YÜĞDÜN, DÖRDÜN, SÜĞDÜN, MÜRDÜN, KÜRDÜN, GÖYDÜN, GÖKDÜN, GÖĞDÜN, FİDDÜN, DÜNDÜN, DENDÜN

5 harfli kelimeler

GÜDÜN, GADÜN, KÖDÜN, ÖĞDÜN, ÖNDÜN, ÜSDÜN, LEDÜN

4 harfli kelimeler

ÖDÜN

3 harfli kelimeler

DÜN

Bazı kelimelerin anlamları

DÜN

Bugünden bir önceki gün. Geçmiş. Bugünden bir önceki günde. Kısa bir süre önce. Düğün. Geceleri dün dün diye öten bir kuş. Gece.

GÖKDÜN

Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki.

MÜRDÜN

Kaldıraç, kaldıraç kolu. Sırık. Akarsulardaki kayıkları yürütmek, itmek için kullanılan sırık. Büyük ağaç küskü.

SONDÖRDÜN

Ay tekerinin sol yarısının aydınlık olduğu evre.

KÜRDÜN

Palan, semer.

DÖRDÜN

Ay vb. gök cisimlerine ait daire biçimindeki görünümlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarım ay, terbi.

İLKDÖRDÜN

Ay'ın yeniay evresinden bir hafta sonra yarım daire biçiminde göründüğü evre; Güneş'e göre açısal uzaklığı 90° olduğu andaki görünüşü.

GÖYDÜN

Haşhaş küspesi. Sivas kenti, Hafik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

FİDDÜN

Fidan.

DÜNDÜN

Dürbün.

YÜĞDÜN

Ot süpürge. (Yaykıl Gerze Sinop).

GÜNDEDÜN

Nostalji.

SÜĞDÜN

Saklambaç.

GÖĞDÜN

Yağı çıkarılmış tahıl posası, küspe.

İLKÜDÜN

İlk çocuk.

TEMEDDÜN

Uygarlaşma, medenileşme.

  -   -   -  

Anlamında DÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AY

Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.

AVRUPA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

AVUSTRALYA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

ATLAS

Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

AHRETLİK

Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.

BASTIRIM

Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.

BATMAK

Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.

ASYA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

ARİYET

Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

AHİRET

Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.

ACUN

Dünya.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

AMERİKA

Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

ARAÇÇILIK

Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.

ARİYETEN

Eğreti olarak, ödünç olarak.

AFRİKA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.