Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dük" olan, toplam 73 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÜMBÜRDÜDÜK
DÜLLÜDÜDÜK, ÖĞRENMEDÜK
DEHDÜDÜK, ÇÖVÜRDÜK, ÇÖPÜRDÜK, ÇÖĞÜRDÜK, ÇEPÜRDÜK, GÖKGÜDÜK, BÜYÜKDÜK, BÜNGÜDÜK, DEVİRDÜK, ALAGÜDÜK, TESEDDÜK
ÖĞÜNDÜK, HÖBÜDÜK, ARŞİDÜK, ÖVÜNDÜK, VİYADÜK, GRANDÜK
PÜNDÜK, SENDÜK, SEVDÜK, GÜLDÜK, GÖLDÜK, DENDÜK, GÜNDÜK, GÜRDÜK, MÜRDÜK, KÜRDÜK, KÜNDÜK, KÜMDÜK, BÜLDÜK, YERDÜK, TELDÜK, SÜYDÜK, SÜNDÜK, SÜMDÜK, SINDÜK, BÜZDÜK, CÜRDÜK, ÇENDÜK, DELDÜK, DERDÜK, DÖŞDÜK, DÜLDÜK
SİDÜK, SÜDÜK, GÖDÜK, LÖDÜK, VADÜK, KUDÜK, BEDÜK, DÜDÜK, GÜDÜK, HÖDÜK, KADÜK, AĞDÜK, BÖDÜK, BÜDÜK, EYDÜK, GEDÜK, GODÜK, GUDÜK, HEDÜK, HÜDÜK, KEDÜK, KÖDÜK, KÜDÜK
EDÜK, ÖDÜK, ÜDÜK
DÜK
DÜK
Avrupa ülkelerinde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk unvanı.
ÇÖPÜRDÜK
Pis.
ÇÖVÜRDÜK
Ekinler arasında yetişen, kökü yenilebilen bir çeşit kokulu ot.
ÖĞÜNDÜK
Şırnak şehrinde, Haberli bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DÜLLÜDÜDÜK
Oyuncak düdük ve kavala verilen ad. Söğütten yapılan düdük.
DÜMBÜRDÜDÜK
Dedikodu, yaygın söylenti.
DEHDÜDÜK
Şımarık, delişmen.
TESEDDÜK
Sadaka.
BÜYÜKDÜK
Özellikle Rus prenslerine verilen san.
DEVİRDÜK
Son sözünü hemen söyleyen kimse.
ÇEPÜRDÜK
Karışık, çetrefil.
BÜNGÜDÜK
Kaynak, pınar.
ÇÖĞÜRDÜK
Dikenli, güzel kokulu, turşu yapmakta kullanılan bir çeşit ot.
ÖĞRENMEDÜK
Bilinmeyen, iyice tanınmayan.
GÖKGÜDÜK
Mavi renkli küçük ve hareketli bir kuş.
ALAGÜDÜK
Bir cins köpek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
CEHENNEM
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.
BÜFE
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
BUTİK
Giyim ve süs eşyası satılan dükkân.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
CAİZE
Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Yol yiyeceği, azık.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
BOYACI
Boya satan kimse. Boya satılan dükkân. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
BİLLURİYE
Billurdan yapılmış. Genellikle billurdan yapılmış eşya satan dükkân. Billurla ilgili.
BERBER
Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar. Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar.
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
AKLIK
Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.
BAKKAL
Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse. Bu maddelerin satıldığı dükkân.
BAYİ
Belirli maddeleri satma izni olan kimse, dükkân veya kuruluş.
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
BOCURGAT
Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.