Kelimeler arşivi içinde; başında "dük" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. dük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜKKANCILIK
DÜKENLEMEK
DÜKELCÜĞÜ
DÜKENMEK, DÜKETMEK, DÜKKANCI, DÜKÜSKEN
DÜKELİ, DÜKGEN, DÜKKAÇ, DÜKKAN, DÜKLEK, DÜKLÜK
DÜKÇE
DÜKE
DÜK
DÜK
Avrupa ülkelerinde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk unvanı.
DÜKELCÜĞÜ
Dükelisi, hepsi.
DÜKENLEMEK
Aramak, araştırmak, teftiş etmek, yoklamak.
DÜKELİ
Hep, cümle, hepsi, bütün, herkes.
DÜKLÜK
Dük olma durumu. Bir dükün yönetimindeki ülke.
DÜKENMEK
Tükenmek. Tükenmek, bitmek.
DÜKKAÇ
Tek çorap şişi.
DÜKLEK
Kavun ve karpuzun olmamışı, kelek.
DÜKETMEK
Tüketmek, bitirmek.
DÜKKANCI
Dükkân işleten kimse.
DÜKÜSKEN
İki üç yaşındaki sığır.
DÜKKANCILIK
Dükkâncının yaptığı iş.
DÜKÇE
Bir tutam, bir miktar, bir parça (yün, pamuk).
DÜKE
Boğaya gelmemiş iki üç yaşında dişi dana, düve. Sütleğen denilen otun çıkardığı beyaz ve kıvamlı, zehirleyici sıvı.
DÜKKAN
Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.
DÜKGEN
Dükkân.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BERBER
Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar. Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar.
AKLIK
Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
BAYİ
Belirli maddeleri satma izni olan kimse, dükkân veya kuruluş.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
BUTİK
Giyim ve süs eşyası satılan dükkân.
CAİZE
Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Yol yiyeceği, azık.
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
BOCURGAT
Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.
BÜFE
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
BAKKAL
Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse. Bu maddelerin satıldığı dükkân.
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
BOYACI
Boya satan kimse. Boya satılan dükkân. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.
BİLLURİYE
Billurdan yapılmış. Genellikle billurdan yapılmış eşya satan dükkân. Billurla ilgili.
CEHENNEM
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.