Kelimeler arşivinde; içinde "doğa" olan, toplam 172 tane kelime bulunuyor. İçerisinde doğa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu doğa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında doğa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞÖRENDOĞANCILAR
DOĞANLIKARAHASAN
AŞAĞIDOĞANCILAR, DOĞANBEYPAYAMLI, YILDIRIMAYDOĞAN
DOĞALLAŞTIRMAK, BAYATDOĞANŞALI, DİRİLDOĞABİLİM, KOÇARDOĞANŞALI, YENİDOĞANCILAR
DOĞALLAŞTIRMA, DOĞAÜSTÜCÜLÜK, YERDOĞABİLİMİ
DOĞASEVERLİK, AKDOĞANTEKKE, BÜYÜKDOĞANCA, KÜÇÜKDOĞANCA, YENİDOĞANLAR
DOĞALLAŞMAK, DOĞANCIBAŞI, ESKİDOĞANLI, YENİDOĞANLI
ÇAKIRDOĞAN, DOĞAÇLAMAK, DOĞALLIKLA, DOĞANHİSAR, DOĞANŞEHİR, DOĞAÜSTÜCÜ, ERKENDOĞAN, BÜYÜKDOĞAN, ÇAKALDOĞAN, DOĞABİLMEK, DOĞAKAZIĞI, DOĞALCILIK, DOĞALLAŞMA, DOĞANALANI, DOĞANBEYLİ, DOĞANCILAR, DOĞANCILIK, DOĞANÇAYIR, DOĞANEVLER, DOĞANKAVAK, DOĞANKONAK, DOĞANPAZAR, DOĞANPINAR, DOĞANSARAY, DOĞANTARLA, DOĞANTİMUR, DOĞANYAYLA, DOĞANYURDU, DOĞARASLAN, DOĞAYAZMAK, Devamını Oku »»
DOĞACILIK, DOĞAÇLAMA, DOĞANKENT, DOĞANYURT, DOĞASEVER, DOĞAÖTESİ, YENİDOĞAN, DEREDOĞAN, DOĞABİLİM, DOĞABİLME, DOĞANALAN, DOĞANBABA, DOĞANBAĞI, DOĞANBİKE, DOĞANCALI, DOĞANCASI, DOĞANCILI, DOĞANÇALI, DOĞANDERE, DOĞANKAYA, DOĞANOĞLU, DOĞANOLUK, DOĞANÖREN, DOĞANTEPE, DOĞANYAZI, DOĞANYUVA, DOĞAYAZMA, EMİRDOĞAN, KARADOĞAN, SARIDOĞAN, Devamını Oku »»
BOZDOĞAN, DOĞAÇTAN, DOĞALLIK, DOĞANŞAR, DOĞANYOL, DOĞAÜSTÜ, SARDOĞAN, GÖKDOĞAN, GEÇDOĞAN, ALADOĞAN, BAŞDOĞAN, BAYDOĞAN, BEYDOĞAN, CANDOĞAN, ÇAYDOĞAN, DOĞANALP, DOĞANBAŞ, DOĞANBEY, DOĞANCIK, DOĞANCIL, DOĞANÇAL, DOĞANÇAM, DOĞANÇAY, DOĞANGİR, DOĞANGÜN, DOĞANHAN, DOĞANKAŞ, DOĞANKÖY, DOĞANKUŞ, DOĞANLAR, Devamını Oku »»
AKDOĞAN, DOĞALCI, DOĞANCI, ÖLÜDOĞA, ALDOĞAN, AYDOĞAN, DOĞALAR, DOĞANAĞ, DOĞANAH, DOĞANAK, DOĞANAY, DOĞANCA, DOĞANER, DOĞANLI, DOĞANSU, ERDOĞAN, ÖZDOĞAL, ÖZDOĞAN, ÜÇDOĞAN
DOĞACI, DOĞACA, DOĞAŞI, ÖZDOĞA
DOĞAÇ, DOĞAL, DOĞAN, DOĞAH, DOĞAR, DOĞAY
DOĞA
DOĞA
Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
YERDOĞABİLİMİ
Yerin, uçunyuvarını ve yeryuvarını da içine alarak, doğabilimsel özelliklerini inceleyen bilim dalı.
AKDOĞANTEKKE
Kastamonu şehrinde, Taşköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AŞAĞIDOĞANCILAR
Zonguldak şehri, Alaplı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DİRİLDOĞABİLİM
Canlı organizmalardaki doğabilimsel işlevleri inceleyen bilim dalı.
KOÇARDOĞANŞALI
Iğdır şehri, Taşburun nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAŞÖRENDOĞANCILAR
Zonguldak ilinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
DOĞANBEYPAYAMLI
İzmir kenti, Seferihisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BAYATDOĞANŞALI
Iğdır ilinde, Taşburun nahiyesine bağlı bir yer.
YILDIRIMAYDOĞAN
Ankara ili, Çubuk belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YENİDOĞANCILAR
Zonguldak ili, Ereğli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DOĞALLAŞTIRMA
Doğallaştırmak işi.
DOĞASEVERLİK
Doğasever olma durumu.
DOĞAÜSTÜCÜLÜK
Doğa yasalarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti, tabiatüstücülük, sürnatüralizm. Doğa yasalarıyle açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti. Özdekçi ve doğacı düşünürlere göre, önemsiz ya da bilimsel yöntemlerle ilişkisi olmayan herhangi bir tutum.
DOĞALLAŞTIRMAK
Doğal duruma getirmek, tabiileştirmek.
DOĞANLIKARAHASAN
Kahramanmaraş ili, Narlı nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKI
Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.
AKSUNGUR
Akdoğan.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
BAĞIŞIK
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ALTIZ
Altısı bir arada doğan (çocuk).
BAĞIŞIKLIK
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ANHİDRİT
Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat.
BAĞAN
Düşük. Ölü doğan kuzunun derisi.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
AKDOĞAN
Kartalgillerden bir tür doğan, aksungur.
BALABAN
İri, büyük. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. Nazik. Şişman, gürbüz (kimse, çocuk).
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
APATİT
Doğada bulunan, içinde flor veya klor olan doğal kalsiyum fosfat.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.