Kelimeler arşivinde; içinde "doğu" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde doğu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu doğu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında doğu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DOĞURGANLAŞTIRMAK
DOĞURGANLAŞTIRMA
DOĞULULAŞTIRMAK
DOĞURGANLAŞMAK, DOĞULULAŞTIRMA, KORUDOĞURLIYAN
DOĞURGANLAŞMA, DOĞUŞTANCILIK, MANTARDOĞURAN, DOĞUBELENÖREN, DOĞUKESMEKAYA, DOĞURTABİLMEK
DOĞULULAŞMAK, DOĞUÖRCÜNLER, DOĞURABİLMEK, DOĞURTABİLME, DOĞURTUCULUK, DOĞURUVERMEK
DOĞUBEYAZIT, DOĞURGANLIK, DOĞUAYRANCI, DOĞUBİLİMCİ, DOĞUÇANAKÇI, DOĞULULAŞMA, DOĞURABİLME, DOĞURUCULUK, DOĞURUVERME
DOĞURANLAR, ÇOKDOĞUŞLU, DOĞUSANDAL, DOĞUŞTANCI, DOĞUVERMEK, EYRENDOĞUM, İNSANDOĞUM, TANRIDOĞUM
DOĞUMHANE, DOĞURTMAK, GÜNEYDOĞU, KUZEYDOĞU, DOĞUBİLİM, DOĞUCULUK, DOĞULULUK, DOĞUNÇLUK, DOĞUNÇTAN, DOĞUPINAR, DOĞUVERME, GÜNDOĞUSU, KIŞDOĞUSU, YAKINDOĞU, YAZDOĞUSU
DOĞUMEVİ, DOĞUMSAL, DOĞURGAN, DOĞURMAK, DOĞURTMA, DOĞURUCU, DOĞUŞTAN, DOĞUKENT, DOĞULTAÇ, DOĞULUCA, DOĞUNMAK, DOĞURGEÇ, DOĞURŞAK, DOĞUŞLAR, DOĞUŞSUZ, DOĞUTEPE, DOĞUYELİ, DOĞUZLUH, DOĞUZLUK, KARADOĞU, UZAKDOĞU
DOĞUMLU, DOĞURGU, DOĞURMA, DOĞURUŞ, DOĞUCAK, DOĞUDAN, DOĞUGAÇ, DOĞUHAN, DOĞUKAN, DOĞULUG, DOĞULUK, DOĞUMAK, DOĞURUM, DOĞUŞLU, DOĞUZCU, GERDOĞU, İFDOĞUM, KIRDOĞU
AKDOĞU, DOĞUCA, DOĞUCU, DOĞUER, DOĞULU, DOĞUNÇ
DOĞUM, DOĞUŞ, DOĞUÇ, DOĞUL, DOĞUZ
DOĞU
DOĞU
Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Bu yönde olan, Şarki. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.
DOĞULULAŞMAK
Doğu yaşayışını benimsemek.
DOĞUBELENÖREN
Bilecik kenti, Yenipazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DOĞURGANLAŞMA
Doğurganlaşmak işi.
DOĞURTABİLMEK
Doğurtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOĞUKESMEKAYA
Şanlıurfa ili, Harran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DOĞURABİLMEK
Doğurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOĞURGANLAŞTIRMAK
Doğurgan duruma getirmek.
DOĞULULAŞTIRMA
Doğululaştırmak işi.
KORUDOĞURLIYAN
Kırılmış şişe ya da camdan yapılmış herhangi bir şeyi iyi onaran kimse.
DOĞURGANLAŞMAK
Doğurgan duruma gelmek.
DOĞUŞTANCILIK
Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.
DOĞURGANLAŞTIRMA
Doğurganlaştırmak işi.
MANTARDOĞURAN
Mantarlaşmış hücreler oluşturacak mantar tabakasını doğuran (büyütken doku).
DOĞUÖRCÜNLER
Kastamonu kenti, Devrekâni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DOĞULULAŞTIRMAK
Doğulu duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
BERİBERİ
Genellikle Afrika ve Uzak Doğu ülkelerinde B vitamini eksikliğinden ileri gelen bir hastalık.
ARAFAT
Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.
AVAR
Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.
ARAP
Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
BATMAN
7,692 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ADIYAMAN
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
BAHAİLİK
XIX. yüzyılda Babilik'ten doğup İran'dan başka Avrupa ve Amerika'da da yayılmış olan bir din.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
BATI
Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
ARDAHAN
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.